Zaman: 19. Kas 2017, 02:34

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 DHKC, Açıklama 453 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 659
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj DHKC, Açıklama 453
Tarih: 28 Temmuz 2015 / Açıklama: 453

GÜNAY ÖZARSLAN NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ?...

“TESLİM OLMAYACAĞIM DEDİ VE VURDULAR” diyorlar Günay için.
TESLİM OLMAYIN DİYOR GÜNAY ÖZARSLAN. ÖLEREK ÇAĞRI YAPIYOR HALKLARA...
KÜRT HALKINI, TÜRK HALKINI, LAZ, ERMENİ, SÜRYANİ, ÇERKEZLER’İ
FİLİSTİN, KÜBA, IRAK CEZAYİR… HALKLARINI... VE TÜM DÜNYA HALKLARINI TESLİM OLMAMAYA ÇAĞIRIYOR CEPHENİN YİĞİT KÜRT KADINI.

GÜNAY DİYOR Kİ; ADALETSİZLİĞE TESLİM OLMAYIN
SÖMÜRÜYE TESLİM OLMAYIN
EMPERYALİZME TESLİM OLMAYIN
FAŞİZME TESLİM OLMAYIN
ONURSUZLUĞA TESLİM OLMAYIN
SİLAHLARINIZI TESLİM ETMEYİN
ASIL YÜREĞİNİZİ BİLİNCİNİZİ TESLİM ETMEYİN DİYOR..
SESİNİ TAŞIYACAĞIZ DÜNYA HALKLARINA GÜNAY.
SENİ DOĞURAN ANA, BÜYÜTEN CEPHE, SARIP SARMALAYAN ANADOLU TOPRAKLARI SANA HAKKINI HELAL EDİYOR GÜNAY.
BİN KERE HELAL OLSUN. SEN DE BİZE ŞİMDİDEN HELAL ET. EMİN OL KATİLLERİNİ CEHENNEMİ ARAR HALE GETİRECEĞİZ.

Senin "teslim olmayın" çağrını, teslim olmayarak büyüteceğiz.

Halka Karşı Savaşa Halkın Savaşını Büyüterek Cevap Vereceğiz.

Günay’ın elinde silah var mıydı, ateş etti mi etmedi mi belirleyici olan bu değildir.

NATO, CIA, IMF, emperyalistler ve devasa silahlı güçleri karşısında tüm dünyada ve on bin polisi sokağa salıp devrimci avına çıkılan bir şehirde Günay’ın elinde bir silah var mıdır yok mudur, o tetiğe basmış mıdır basmamış mıdır bu tartışma belirleyici değildir.

Vietnam halkının önderlerinden Giap, Halk Savaşının Askeri Sanatı’nda gücü şöyle tanımlıyor: “Bizim askeri sanatımız, silahlı kuvvetleri teçhizat ve teknik bakımdan hala zayıf olan fakat maddi açıdan çok daha güçlü bulunan bir düşmana karşı savaşmak için ayaklanan küçük bir ulusun askeri sanatıdır. Bu niteliği, maddi gücü moral güçle yenmek, güçlü olanı güçsüz olanla yenmek, modern olanı ilkel olanla yenmek, saldırgan emperyalistlerin modern ordularını halkların yurtseverliği ve devrimi tam olarak gerçekleştirmek azmiyle yenmek olan bir askeri sanattır...”

İşte bu sanatın silahı vardır Günay’ın elinde.

Günay tarihe güzellikler resmeden ustalarımızdan öğrenmiştir savaşmayı ve teslim olmamayı.



ÖNEMLİ OLAN TESLİM ALINAMAMASIDIR. YÜREĞİNİN VE BEYNİNİN TESLİM ALINAMAMASIDIR.

Dünya halklarının direnme hakkını kurtuluş umudunu yok etmeyi amaçlayan politikalara teslim olmayacağız.

Bağımsızlık demokrasi sosyalizm düşüncemizden vazgeçmeyeceğiz.

Devrim ve sosyalizm umudunun yok edilmesi halkların çaresizliğe mahkum edilmesidir. Buna izin vermeyeceğiz. Sözlerimizi abartılı bulanlar tarih önünde şimdiden yeniktir.

ÇÜNKÜ BİZİM GÜNAYLARIMIZ VAR.

Zulmün önünde asla secdeye KAPANMADIK. Kapanmayacağız!

Asla düşüncelerimizden, halkımızı kurtuluşa götürecek ideallerimizden VAZGEÇMEDİK, VAZGEÇMEYECEĞİZ! ÇÜNKÜ BİZİM GÜNAYLARIMIZ VAR.

Faşizme karşı savaşarak yaşamayı öğreneceğiz.

Emperyalizme karşı bağımsızlık için savaşarak yaşamayı öğreneceğiz.

Açlık, yoksulluk olağan hale getirilmiş. Ülkemiz kan kokuyor... Bunun için savaşmak zorunlu hale gelmiştir. Savaşacağız...

Savaşarak yaşayacağız... Savaşarak ayakta kalacağız ve savaşarak zaferi kazanacağız.

Düşman bizi yoketmek istiyor. Biz de düşmanı...

ÖLÜMÜNE SÜREN BİR SAVAŞ BU.

KURTLA KUZUNUN BARIŞI OLUR MU?

OLMAZ.

HAYATTA KALMANIN DİRENMENİN SAVAŞMANIN VE KAZANMANIN TEK YOLU VARDIR... SİYASİ KARARLILIK.

Direnişte, savaşta ve zaferde siyasi kararlılık zorunludur.

KARARLI OLACAĞIZ.

Emperyalizm neden bizi yok etmek istiyor?

Emperyalizmin bölge hakimiyeti açısından STRATEJİK önemi olan bir ülkede devrim için yola çıkmış olmamızla ilgilidir bu...

Emperyalizm bizi siyasi kararlılığımız nedeniyle yok etmek istiyor.

Siyasi kararlılık emperyalizm tarafından DEVRİM İDDİASININ YOKEDİLDİĞİ koşullarda tüm dünya ve ülkemiz halklarına BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE armağan etme iddiamızdadır... Bu iddiamız nedeni ile yok etmek istiyor bizi.



Emperyalizm karşısında ideolojik olarak silahsızlanma... en büyük teslimiyet budur.

Tecritin hapishanelerle sınırlı olmayıp çok daha geniş bir saldırı olduğunu söylemiştik. VE BU BÜYÜK TASFİYE PLANINA karşı direnişi her cephede büyütmek gerektiğini söylemiştik ve yaptık. 122 kez ölerek yaptık. 7 sene tabut taşıyarak yaptık. İşte bu direnişin gücüyle savaşıyoruz.

Bu direniş olmasaydı GÜNAYLARIMIZ OLMAZDI.

HASAN SELİMLERİMİZ OLMAZDI. ŞAFAK BAHTİYAR ELİF OLMAZDI.

Kölece bir yaşamı kabul etmeyen, ulusal onuruna, emeğine, geleceğine sahip çıkan herkes savaşmak zorundadır. Hayatta kalmak için savaşmak zorundayız.

Bir Cepheli için her yer savaş alanıdır. Düşman her yerdedir. Teslim olmama, uzlaşmama ve her yerde düşmana biraz daha fazla vurma anlayışımızı geliştiriyoruz ve her yeri savaş alanına dönüştürüyoruz...

Cephenin savaşı yayma anlayışının son örneği Günay’dır...

Günay "savaşla soluk alıp veren" Cephelilerin sadece bir tanesidir...

O da şimdi uzlaşmayan, ölümüyle tüm dünya halklarına sesleniyor: “TESLİM OLMAYIN”

Tıpkı bundan 74 yıl önce Nazi faşizmine karşı anavatanını savunan Tanya’ nın seslenişi gibi haykırıyor Günay:

"SOLUK ALDIRMAYIN FAŞİSTLERE YAKIN, YIKIN, ÖLDÜRÜN"

Tıpkı 51 saat çatışan direnen Mahir Cevahir gibi

589 gün açlığa direnen Berkan gibi

Hiç kıpırdaman 7 dakika alevler içinde zafer işareti yapan Fidanlar’ın soyundan geliyor.

Bu siyasi kararlılığımız için bizi yok etmek istiyor düşman.

İşte emperyalizm bizi bunun için yoketmek istiyor... Böyle Günaylar yarattığımız için...

Savaş, sadece cephedeki askerler ve ileri silahlarla sürdürülmez. Devrimci savaş, her şeyden önce karşılıklı mevzilerde sürdürülen bir kararlılık savaşıdır. Düşmanın her hamlesine devrimciler de karşılık vermek, gerek fizik ve gerekse de ruhen düşmanı bozguna uğratmak zorundadırlar. GÜNAY bozguna uğratmıştır düşmanı. TEK BAŞINA teslim alamadılar onu. TEK BİR CEPHELİYİ TESLİM ALAMAYACAKLARINI ANLATTI GÜNAY.

Halkın kurtuluş savaşının savaşçıları da halktır. Milis, şehir veya kır gerillası olmak fark etmez. Hepsi aynı hedefe kilitlenmiştir.

ZAFER...zafer GÜNAYINDIR. ZAFER TESLİM OLMAYANLARINDIR.

Haksızlığa karşı olan herkes savaşabilir. Silahlar farklı farklıdır; taş, sopa, slogan, sapan, benzin, roketatar, kleş ya da halkın kurtuluşuna adanmış beyin ve yürek... Hepsi hedefi aynı kararlılıkla vurur... Günay’ın elinde silah var mıydı, ateş etti mi, etmedi mi... belirleyici olan bu değildir. ÖNEMLİ OLAN TESLİM ALINAMAMASIDIR. YÜREĞİNİN VE BEYNİNİN TESLİM ALINAMAMASIDIR.

Yaşlısından gencine, kadınından erkeğine herkes SAVAŞABİLİR... Direnebilir bir görev alabilir, adaleti uygulayabilir. İşçisi, işsizi, liselisi, esnafı, mühendisi, sanatçısı, memuru, emeklisi... bu halk savaşacak, hesap soracak! GÜNAY BUNU ANLATIYOR. En cesur mu olmak gerekiyor halkın savaşında ... değil asla değil HALKINI SEVMEK VATANINI SEVMEK YETERLİ... Şehitlerimiz en zor koşullarda öne çıkanlarımızdır. En cesur değillerdir ama bilinçleri, onur ve erdemleri, ahlakları, fedakarlıklarıyla en önde savaşıp ölürler. Bunun için en değerlilerimizdir. Onların

kavgasını unutmamak ve zafere taşımak bir Cephelinin onur ve vefa borcudur.

Savaşçı halkın adaleti, savaşçı halkın umududur.

Halkın mütevazi ve militan evlatları TESLİM OLMAMA ÇAĞRISI YAPIYOR. TEK BAŞLARINA KATİLLER SÜRESİNE KARŞI TEK BAŞINA BİR KADIN ZAFER KAZANIYOR TESLİM ALAMIYORLAR. GÜNAY’IN EN BÜYÜK SİLAHI TARİHSEL VE SİYASAL HAKLILIĞI KAZANACAĞINA OLAN İNANCIDIR.

Bilimin ve tarihin yasaları GÜNAY’DAN YANA. Meşru olan biziz, onurlu ve haklı olan biziz. BİZ KAZANACAĞIZ! GÜNAY’I VURANLARIN İSE HİÇ BİR ŞANSLARI YOKTUR. ÇÜRÜYEN VE YOZLAŞANLARDIR. TARİH ONLARI ÖLÜME MAHKUM ETMİŞTİR. BU ÇARESİZLİKLE VURUYORLAR SALDIRIYORLAR.

Katillerimizin tankı topu da olsa yenilecekler.

ÇÜNKÜ BİZ HALKIZ VE HAKLIYIZ VE HALK SAVAŞI VERİYORUZ!

"YALNIZ DEĞİLİZ TÜM DÜNYA HALKLARI BİZİMLE.

GÜÇSÜZ DEĞİLİZ, GÜCÜMÜZ İNANCIMIZDA VE TARİHSEL HAKLILIĞIMIZDADIR. BİZ KAZANACAĞIZ ÇÜNKÜ BİZ HALKIZ VE HAKLIYIZ" DİYEN VE TARİHE GÜZELLİKLER RESMEDEN USTAMIZIN ÖĞRENCİSİDİR GÜNAY.

Halk çocuklarının, halkın iktidarı için basit araçları silah haline getirmesi; bu hedefi gençlerimizin kafasında meşrulaştırmak; bu anlayışla hem örgütlenmeyi, hem de mücadeleyi daha nitelikli hale getirmek...

İŞTE GÜNAY’IN ÖNÜMÜZE KOYDUĞU HEDEF BUDUR.

HER FAALİYETİMİZ, KİTLELERE; KENDİNİ YÖNETMEYİ, SÖZ VE KARAR HAKKINI KULLANABİLMEYİ, ÖRGÜTLÜ YAŞAMAYI, KOLEKTİF ÜRETMEYİ, İLLEGALİTEYİ ÖĞRETMELİ; SİLAHLI HALK SAVAŞININ GÜÇLENMESİNE HİZMET ETMELİDİR.

GÜNAY BUNU YAPTI...

Halk savaşı veriyoruz, halk çocuklarıyız, halkın iktidarını kuracağız... Dayı bize bunu öğretti. Günay da bu halk çocuklarından birisi. O yaptıysa her halk çocuğu yapabilir.Çünkü halk savaşı askeri bir sanattır ve bu sanatın sanatçıları halk çocuklarıdır. Devrimciler düşmanlarını asla küçümsemezler. Küçümseme yenilgiye götürür. Stratejik olarak elbette küçümseriz, bizi yenemezler.

Biz HALK SAVAŞINI BİLİRİZ.

Halk savaşı bir sanattır.

-Maddi gücü moral güçle yenmek, güçlü olanı güçsüz olanla yenmek, modern olanı ilkel olanla yenmek,

-Saldırgan emperyalistlerin modern ordularını halkın yurtseverliği ile yenmek, DEVRİMCİLİĞİN SANATIDIR.

Bu sanat bizimdir. Ama hafife almayız. bedeli tutsaklık veya şehitliktir. Sonunda zafer bizimdir ama zafer için ciddiyet gereklidir. Bu ciddiyetle bu kararlıkla yürür halk çocukları bu savaşta.



Parti Cephe tarihi uzlaşmamanın tarihidir.

UZLAŞMADIK. KIZILDEREDEN BU YANA UZLAŞMADIK.

GÜNAY DA UZLAŞMADI.

Kendine güvenmeyenler düşmana güveniyordur.

Düzeni değiştirme iradesi ve güvenine sahip olmayanlar, değiştiremedikleriyle uzlaşırlar. Ya değiştireceğiz, ya uzlaşacağız.

Uzlaşmazlık, savaşma ve kazanma azmidir. ÖLÜM KARŞISINDA DA UZLAŞMADI GÜNAY.

Uzlaşmanın küçüğü büyüğü, önemlisi önemsizi yoktur. Küçük uzlaşmalar büyük uzlaşmalara, düzenin şu ya da bu parçasıyla uzlaşma düzenin kendisiyle uzlaşmaya, önemsiz bir uzlaşma vahim sonuçlara yol açan bir uzlaşmaya her an dönüşebilir. BU BİLİNÇLE UZLAŞMADI GÜNAY...

Uzlaşma, esasında ve nihayetinde teslimiyettir.

Emperyalistlerle barış içinde bir arada yaşama anlayışında ifadesini bulan Revizyonist-UZLAŞMACI politikalara karşı hep direndik.

Gerekirse cesetlerimizden barikat olmaya devam edeceğiz.

“Yumuşatılmış emperyalizm”, “belirsizleştirilmiş devlet”, “yumuşatılmış eleştiri”, “belirsizleştirilmiş devrimcilik”... Bunlara izin vermedik vermeyeceğiz. Günaylar bu anlayışa barikat oldular; oluyorlar.

Uzlaşmazlık; devrimcilik- dünyayı değiştirme iddiasıdır.

Bu iddia düşmanı yok edene kadar savaşı örgütlemeyi büyütmeyi gerekli kılar.

Bu iddia içinde yaşadığımız koşulların varolan durumun aşılmasıdır. AŞACAĞIZ. DİRENEN SAVAŞAN GÜNAYLARIMIZLA AŞACAĞIZ.

Yani hayatın her alanında ve her anında teslim olmama, direnme geleneğine sahip olmaktır. Devrimi istemek ve uzlaşmaz bir çizgiye sahip olmaktır.

Uzlaşmazlık Parti-Cephe çizgisinin ideolojik gücündedir.

Emperyalizm ve oligarşi ile uzlaşmaz mücadele çizgisi Parti-Cephe tarihini yaratmıştır. Parti-Cephe bu mücadele içinde eylem tarzı, halka yaklaşımı özgücüne güveni, örgüt anlayışı ve düzeni ifade eden herşeyden kopuşu ile DEVRİMCİ BİR TARZ oluşturmuştur. Bu teslim olmamaktır.

GÜNAY TESLİM OLMADI! Ölerek öldürerek vurarak çözülmenin çürümenin umutsuzlaşmanın önünde engel olacağız. GÜNAY BARİKAT OLDU.

Ölerek direnerek cenazelerimizi kaldırıp yeniden direnerek savaşarak ama hayatımızın hiçbir anında umudumuzu yitirmeden SAVAŞTIK DİRENDİK SAVAŞMAYA DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ.

ÇÜNKÜ BİZ KIZILDERE’DEN GELİYORUZ.

BİZ BUGÜN DİRENMEZSEK YARIN KİMSE DİRENMEZ!

BİZ BUGÜN TESLİM OLURSAK YARIN HALKIMIZI TESLİM ALIRLAR.

BUNUN İÇİN TESLİM OLMADI GÜNAY

Yeni dünya düzeni adı altında tüm dünyaya uzlaşmacılığın teslimiyetçiliğin dayatıldığı koşullarda devrimci değerlerin dejenere edilmeye çalışıldığı koşullarda savaşıyoruz.

Anadolu tarihini, geleneklerini, şehitlerimizi ancak silahın gücüyle, ancak fedayla koruyabileceğimizi biliyoruz.

Teslim olmaktansa ölürüz diyoruz... İşte Günay bunu söyledi.

GÜNAY DİYOR Kİ: Teslim olursak haksızlığa uğramış bütün insanların teslimiyetine zemin hazırlamış oluruz.

GÜNAY DİYOR Kİ: Öfke çözülürse yerini sindirilmişlik çaresizlik kadercilik ve teslimiyet alır. Teslim olmayın öfkeyi büyütün!

GÜNAY DİYOR Kİ: Dünyanın en alçak kelimesi teslimiyettir. Alçak olmayın.

Tüm yılgınlıklara teslimiyetlere rağmen CEPHE GÜNAYLARLA direnerek umudu hep ayakta tuttu.

CEPHE’NİN HARCINDA GÜNAYLAR’IN DİRENİŞLERİ VARDIR... YENİLMEZLİĞİMİZ BUNDADIR.

Herşey dejenere edilirken PARTİ CEPHE GÜNAYLAR’IYLA değerlerimizi ölüm pahasına korudu.

CEPHELİLER, çözümsüzlük kazanma azmine dönüşmelidir. Böyle olmuyorsa devrimci saflara gelinmiş, ama devrim düzen arasında tercih yapılmamış demektir. Uzlaşmacılığa, hatta teslimiyete açık kapılar var demektir. Sıkı sıkı kaapatmalıyız bu kapıları. Teslimiyete ve uzlaşmaya karşı cesetlerimizde barikat olduk bundan sonra da olmaya devam edeceğiz.

Statülerin varolmasına izin vermek bir birimi, alanı, teslimiyete bırakmak demektir.

Devletin silahı devreye soktuğu koşullarda silaha sarılmaktan başka yol yoktur. Silahı dayatan bir güç karşısında silaha sarılmamak ya teslimiyettir, ya da imha olmaktır.

TESLİM OLMAYACAĞIZ. DİRENECEK SAVAŞACAK VE KAZANACAĞIZ.



DİRENMEYENLER UZLAŞANLAR barış politikaları adına DİRENMEDİLER.

“Barış taktiği savunuldu” diyorlar. Hayır barış taktiği savunulmuyor. Emperyalizm ve oligarşi aklanıyor. Burjuva demokrasisi savunuluyor.

Barış süreci denilen politika ezilmiş, bu çerçevede üretilen taktikler tutmamış devlet bu taktiği kullanmış ve şimdi “BEN SENİ TÜMÜYLE ezeceğim, yok edeceğim” demiştir.

Ya tam teslim olursunuz ya da HİÇBİRŞEY olmaz.

Dayatılan budur.

Biz milliyetçiliğin tüm hakaret dolu saldırılarını hep belli bir siyasal değerlendirme sınırları içinde tutarak değerlendirdik – eleştirdik.

Siyaseti birilerine sırtını dayama birilerini kullanma olarak gören anlayış Kürtler arasındaki çatışmanında ana nedenidir. Talabani – Barzani ve PKK’nın yıllarca çatışma nedeni de budur...

Diyalogçuluk, sağduyu adına SİVİL TOPLUMCU bir tarzda düşman kavramını unutturan hep uzlaşma sınırlar içinde kalan bir tarz devrimci değildir dedik. Sonuç almaz dedik. Almadı.

Sol, tarihi de siyaseti de yanlış biliyor. Veya bildikleri halde çarpıtıyorlar.

Sol öylesine iradesizleşmiştir ki açık bir olumsuzluğu bile tartışamıyor... Tamamen milliyetçiliğin kuyruğuna takılıp kalmıştır.

İnançsızlık

Çürüme

Sağcılık

Teslimiyet teorileri...

Devrimcilik solculuk bu değildir.

İŞTE GÜNAY BUNUN İÇİN TESLİM OLMADI. BU ÇÜRÜMEYE SON VERMEK İÇİN TESLİM OLMADI.

Devrimcilik demokratlık adına emperyalizmin paylaşım savaşları desteklenmiştir. Bu devrimcilik değildir, devrimcilik adına parlamentoculuk yapılmış, devrimcilik adına emperyalizme karşı mücadele tatil edilmiş hatta işbirliği yapılmıştır.

Emperyalistler, devrimcilerin gelişmesini engellemek, halkları teslim almak için dünyanın hemen heryerinde devasa bir terör uygulamaktadır. Yüzmilyonları açlıkla, yoksullukla, önlenebilir hastalıklarla, uyuşturucuyla ve bunların yetmediği yerde halkları birbirine düşmanlaştırarak, çatıştırarak kırdırmaktadır. Sadece fiziki olarak yok etmekle de yetinmemekte, ideolojik olarak da teslimiyeti dayatmaktadır. Çünkü, emperyalist sömürü zincirinin halkalarının kırılması, ülkelerin bağımsızlığı, halkların özgürleşmesi demektir...

Teslimiyetin bir adım ötesi ihanettir... Savaşmalıyız.

Teslimiyet tasfiyedir.

Teslimiyet bataktır.

GÜNAY TESLİM OLMADI

TÜM DÜNYA HALKLARINA DA TESLİM OLMAYIN ÇAĞRISI YAPTI...

EN SAĞIR KULAKLARA TAŞIYACAĞIZ BU ÇAĞRINI EMİN OL GÜNAY.

Tarihi “öleceğiz ama faşizme teslim olmayacağız" diyenler yazar.

Oligarşi sağa da, sola da, dağda da, sokakta da icazet için tek bir şey dayatıyor: Tam teslimiyet... Aksi halde, teslimiyet derinleşecektir. Teslimiyet işbirliğine, işbirliği ise ihanete götürür savaşmalıyız.

‘Ya teslimiyet ya ölüm’ değil; ‘Ya zafer ya ölüm’diyor Günay



TÜRKİYE VE DÜNYA HALKLARI İÇİN TESLİM OLMAMANIN BUGÜN ADI, GÜCÜ, ŞANI, ONURU; GÜNAY'DIR!

GÜNAY TÜM TÜRKİYE HALKLARINI SAVAŞA ÇAĞIRIYOR.

GÜNAY DİYOR Kİ;

HALKIMIZ,

Kürt halkı, Türk halkı, Lazlar, Gürcüler, Çerkezler, Çingeneler, Aleviler, Sünniler, Ermeniler, Rumlar… her ulustan, her milliyetten, her inançtan Anadolu’nun yiğit halkları…

Emperyalizm ve onun işbirlikçisi AKP iktidarı bize teslimiyeti dayatıyor…

Cephe'nin Kürt kızı Günay Özarslan Cevap veriyor onlara; TESLİM OLMAYIN, DİRENİN!

Vatanınız için, Namusunuz için, Onurunuz için direnin!

Teslimiyet onursuzluktur! Vatanını, halkını satmaktır…

Kürt Halkımız; tarihsel bir dönemecin içindesin…

Emperyalizmin ve işbirlikçi faşizmin sana dayattığı onursuzluğa teslim olma. Binlerce oğlunu, kızını şehit verdin…

Kurtuluşumuz emperyalizmin, işbirlikçi oligarşinin uzlaşma masalarında değil… Emperyalizmle, işbirlikçi oligarşiyle uzlaşılmaz. Kürt sorunu bu düzen içinde asla çözülmez… Kürt sorunu KÜRT HALKININ KENDİ KADERİNİ TAYİN ETMESİ sorunudur. Kürt sorunu bağımsızlık sorunudur.

Emperyalizme ve işbirlikçi oligarşiye karşı savaşmadan Kürt sorunu çözülemez… Bağımsızlık kazanılamaz…

Kürt milliyetçi hareket, reformizm, oportünizm bugün “çözüm”, “barış” diye diye ulusal kurtuluşumuzu, bağımsızlık mücadelemizi düzen içine çekmektedir.

Faşist düzen ise bugün tüm Anadolu halklarına teslimiyeti dayatıyor.

Ben Cepheli Kürt kızı Günay Özarslan olarak diyorum ki, TESLİM OLMAYACAĞIM, OLMADIM!

Önderim, komutanım Kürt Kızı Sabahat Karataş’ın direniş bayrağını size emanet ediyorum…
Bu bayrak sosyalizmin kızıl bayrağıdır… Halklarımızın kurtuluşu sosyalizmdedir…
Anadolu’nun yiğit halkları… Sizi emperyalizme ve işbirlikçi oligarşiye karşı direnmeye, savaşmaya çağırıyorum…
AKP faşizmi bugün her alanda halka karşı savaş açmıştır. FAŞİZMİN HALKA KARŞI SAVAŞINA HALK SAVAŞINI BÜYÜTEREK CEVAP VERELİM! Halk savaşının karşısında emperyalizmin, faşizmin kazanma şansı yoktur... Faşizm biz savaşmazsak, direnmezsek kazanır. Bakın tarihe... Halkların direnişinin olduğu her yerde faşizm yenilgiye uğratılmıştır. Direnilen, savaşılan her yerde emperyalistler tasını tarağını toplayıp kaçmak zorunda kalmışlardır.

Emperyalizmin ve Faşizmin teslimiyet dayatmalarına karşı direnmeye, savaşı büyütmeye çağırıyoruz.

DÜŞMAN GÜNAY’IN CENAZESİ ENGELLEYEREK

HALKIN İRADESİNİ KIRMAK, ŞEHİTLERİMİZİN YARATTIĞI DEĞERLERE SALDIRMAK İSTEDİ...

Günay’ın cenazesini yoldaşları yeni bir direnişe dönüştürerek cevap verdiler...

OLİGARŞİ HER ZAMAN ÖLÜLERİMİZDEN AYRI, DİRİLERİMİZDEN AYRI KORKMUŞTUR.

BU KORKU İLE CENAZELERİMİZE VE ŞEHİTLERİMİZE SALDIRMIŞTIR.

Şehitlik bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde halkı, vatanı ve savunduğu devrimci sosyalist değerler uğruna ölmektir.

Sıradan bir insan için ölüm yok oluştur. Her şeyin sonudur.

Oysa ki bizim için ölümü anlamlı kılan ne için, ne uğruna yaşadığı ve öldüğüdür.

Sömürücü egemen sınıfların iktidarını yıkıp, sınıfsız, sömürüsüz, adaletli ve özgür bir ülke dünya kurmak için mücadele ediyoruz. Bu savaşta ölmek de bir ihtimaldir.

Bunun için, bu uğurda ölen nice şehitlerimiz “ölüm hoşgeldi sefa geldi” demiştir.



ZAFERİMİZİN GARANTİSİDİR ŞEHİTLERİMİZ...

BU NEDENLE ENGEL OLURLAR CENAZELERİMİZE.

Yaratılmış ne kadar değerlerimiz varsa, harcında, temelinde, tuğlasında şehitlerimizin emeği, alınteri, fedakarlığı vardır.

Evet şehitlerimiz ne dedilerse yaptılar, ne yaptılarsa arkalarında durdular. Direneceğiz dedeler direndiler, öleceğiz dediler öldüler. Zaferi ölülerimizle kazanacağız dediler kazandılar.

Hiç bir dönem halkımızın başını öne eğdirmediler. Onların öğrettikleriyle zafere bir adım daha yaklaştık. Şehitlerimiz bu kavgada herşeylerini sundu. Canlarını verdiler. Bunun için onlar en değerli evlatlarıdır halkımızın.

Bunun için ölümsüzdürler. Şehitlerimiz en zor koşullarda öne çıkanlarımızdır. En cesur değillerdi belki ama bilinçleri, feda ruhları vefaları ile en önde savaşıp öldüler. Bunun için en değerlilerimizdir. Onların kavgasını unutmamak ve zafere taşımak bir cephelinin onur ve vefa borcudur.

DÜŞMAN SADECE MEZARLARIMIZA VE CENAZELERİMİZE SALDIRMIYOR.... TÜM BU DEĞERLERE SALDIRIYOR...

Ömür boyu yüreklerimizde taşıyacağız onları. En karanlık gecelerde yanımızda şehitlerimiz vardır. Boranlarda fırtınalarda onlar vardır yanımızda. Kod ismimiz oldu onlar, kendi adlarımızı unuttuk. Onların mezarları cenazeleri bizim kimliğimiz oldu. Kim olduğumuz soyumuz sopumuz o mezar taşlarında yazılı bizim. O taşları biz kendi ellerimizle dikiyoruz şehitlerimizin başucuna.
Şehitlerimiz bizim geçmişimiz bizim tarihimizdir. Şehitlerimiz ile yeni bir dünyanın temelini kuruyoruz. Onlar bizim geleceğimizdir. Özverileriyle yarattıklarıyla yeni insana can kan taşıyorlar. Ölümleri ile yepyeni bir dünyanın temel taşı, harcı tuğlası oluyorlar.

Biz yeni bir dünya kuracağız, o dünyada yeni bir hayat kuracağız.

O hayatımızın gerçek sahipleri bu mütevazi halk çocukları, bu halkın en yiğit evlatları olacak... Ömrümüzü onlara borçlu olacağız. Bu borcu hiç unutmayacağız. Bu borç ömrümüz olacak. Yaşama nedenimiz olacak. Ömrümüz onların uğruna şehit oldukları dünyanın olacak. İşte bu nedenle şehitlerimizi ve mezarlarını engellemek istiyorlar.

***


GÜNAY ÖZARSLAN yoldaşımızın özgeçmişi:

1983 yılında Elazığ’da doğdu. Dersim’den Elazığ’a göçeden bir ailenin çocuğuydu.

Kürt milliyetindendir.

Çocukluğu devrimcilerin yanında geçti. Devrimcileri hapishane görüşlerinde ve tutsak olan abisi nedeniyle tanıdı, sevdi. Devrimcileri sevmesinin en önemli nedeni kendi anlatımıyla “cesaretleri, haksızlıklara karşı savaşmaları, insanları sevmeleri, insanların da devrimcileri sevmesi” ydi..

Devrimci olmak istiyordu ve oldu.

Örgütlü ilişkileri üniversiteye gittiği 2002 yılında Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nde başladı... Şehidimiz Mehmet Başbağ ile ilişki kurdu. Üniversitede, İstanbul mahallerinde, Karadeniz ve Kürdistan’da sorumluluklar yaptı... Tutsaklık yaşadı... Mücadele dışında bir yaşamı olmadı.

Mehmet Başbağ’ın şehit düşmesi Günay’ın emeğini, bağlılığını arttırdı; Günay’ı daha da güçlendirdi.

Günay için hareket “hayatın kendisi küçükken düşlerini süsleyen, örgütlendikten sonra sonsuz güven duyduğu, güç aldığı, milyonların hatta dünya halklarının tek kurtuluş umudu” idi.

Günay çocukluğunda düşlerini süsleyen devrimcilikten, bugünün kahramanı; yiğit bir Cepheli kadın olmaya ulaşan devrimci yaşamıyla ölümsüzleşti. Şimdi çocuklarımızın, gençlerimizin düşlerini Günay olmak süsleyecek...

Gençlerimiz çocuklarımız onun “teslim olmayın” çağrısıyla her yeri savaş alanına çevirmeye devam edecekler...

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


28. Tem 2015, 18:02
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker