Zaman: 21. Ağu 2017, 17:05

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 DHKC, Açıklama 459 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 657
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj DHKC, Açıklama 459
DHKC, Açıklama 459, 21 Şubat 2016


BU VATAN BİZİM
BU MAHALLE BU HALK BİZİM
BU VATANI HALKIMIZA CENNET HALK DÜŞMANI KATİLLERE CEHENNEM YAPACAĞIZ !
DEVLET KÜRDİSTAN’DA KATLİAM YAPTI
DEVLET KÜRDİSTAN’DA TAŞ ÜSTÜNDE TAŞ BIRAKMAMA HEDEFİ İLE YAKTI YIKTI KATLETTİ!
HALKIMIZI BODRUMLARDA SUSUZ BIRAKTI
BEBEKLERİMİZİ ÖLDÜRDÜ
ÇOCUKLARIMIZI KATLETTİ
BUNUN HESABINI SORMAK İÇİN YEDİ GÜNDÜR GAZİ’DE DİRENİYORUZ
HESAP SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ
YOKSULLUĞA SON VERECEK TEK GÜÇ YOKSULLARDIR
AÇLIĞA SON VERECEK TEK GÜÇ AÇLARDIR
ZALİMLERİ YENECEK TEK GÜÇ MAZLUMLARDIR
YOKSUL HALKI ÖRGÜTLEYECEK TEK GÜÇ CEPHE’DİR!
25 ŞEHİDİ İLE GAZİ CEPHEDİR!

Anadolu’nun, mahallelerimizin, Gazi Mahallesi’nin üstünde tüm yoksul mahallelerin üzerinde ‘bir hayalet dolaşıyor’. Sosyalizm düşü, sosyalizmin hayaleti dolaşıyor. Sosyalizm bu hayaletin, ete kemiğe dönüşecek halidir. Bu halinin adı ise; DEMOKRATİK HALK İKTİDARIDIR.

Burjuva medya ve devlet; siz istediğiniz kadar ötekiler berikiler değerlendirmesi yapın,
İstediğiniz kadar yoksayın,
Hayatın ve iktidarın gerçek sahibi yoksul halkımızdır.
Ve yoksullar onlardan çaldığınız her şeyi egemenlerden geri alacaktır.
Amerika raporlarında söylüyor: “Bir daha, ikinci bir Sovyetlere izin vermeyeceğiz” diyor.
Geçmişte dünyanın 6 da 1’ine hükmetmiş bir dünya düzeninin bugün temsilci olduğumuzu doğrudan kabul ediyor…
Ve bizi karşısındaki en büyük düşman olarak görüyor. “Bir daha kesinlikle yaşanmasına izin vermeyeceğiz” diyor. Amerika’nın baş düşmanıyız, onun ülkemizdeki işbirlikçi tekellerinin, faşist iktidarlarının baş düşmanıyız.
Düşmanlıkları; sosyalizm düşünün ülkemizde ete kemiğe dönüşecek hali olan DEMOKRATİK HALK İKTİDARI HEDEFİNEDİR.
DÜŞMANLIKLARI; Kendi sömürü ve talanlarının son bulması olan HALKIN KENDİ KENDİNİ YÖNETMESİNEDİR.
Bu yüzden, düşmanlıkları halkın kendi kendini yönetmeyi öğrenmesini ve uygulamasını sağlayan HALK MECLİSLERİ VE HALK MECLİSİNİ BUGÜN MAHALLELERDE SOMUTLAYAN CEPHE’YE YÖNELİKTİR.

EMPERYALİZMİN YENİ DÜNYA DÜZENİNE KARŞI, HALK ÖRGÜTLENMELERİNİ BÜYÜTECEĞİZ!
Dünya artık eski dünya değildir. Elbette emperyalizm de değişmemiştir, emperyalizme karşı silahlı mücadelenin zorunluluğu da değişmemiştir.

Yeni dünya düzeniyle, yeni sömürgeciliğin ülkemizdeki gelişimiyle, halk gün geçtikçe yoksullaşmaya devam etmekte işçi memur her kesim ama her kesim yoksullaşma ve işsizlikle başbaşa kalmıştır.
Bugün devrimi örgütlemek, mahalleleri örgütlemektir.
Mahalleleri örgütlemek yoksul mahalleleri örgütlemektir.
Yoksul mahalleleri örgütlemek, o mahallelerde yaşayan;
işsiziyle, işçisiyle, genciyle, memuruyla en yoksulları örgütlemektir…
Yoksul mahalleleri örgütlemek HALKI ÖRGÜTLEMEKTİR!

Cephe’nin geldiği aşama itibarıyla artık ’71’lerin genellikle öğrenci-aydın özelliklerini taşıyan bir tabana hitap eden ve bu taban içerisinde kadro ve savaşçı çıkartan durumu aşmış olup, geniş halk kitlelerine yayılmıştır.
Öğrenci ve çeşitli burjuva-aydın kesimler, savaşın gelişmesiyle ve dünyadaki çeşitli gelişmelerle birlikte dinamizmlerini yitirip gerileme sürecine girerlerken; yoksul emekçi, işçi, köylü, işsiz kesimlerden halkımız devrimci saflarda yoğunlaşmıştır. Bu, devrimci hareketin halk tabanına oturması demektir. Doğru yönlendirdiğimiz ve örgütlediğimiz takdirde, daha çok cüret, daha çok özveri, daha çok kararlılık ve yaratıcılık demektir.

YOKSULLUĞA SON VERECEK TEK GÜÇ YOKSULLARDIR!
AÇLIĞA SON VERECEK TEK GÜÇ AÇLARDIR!
ZALİMLERİ YENECEK TEK GÜÇ MAZLUMLARDIR!
YOKSUL HALKI ÖRGÜTLEYECEK TEK GÜÇ CEPHE’DİR!
GAZİ CEPHE’DİR!
GAZİ’NİN ZALİMİN ZULMÜNE İSYANI,
HALKIN BİRLİĞİYLE OLUŞMUŞ GÜCÜNÜN,
HALKIN KAN, CAN, ŞEHİTLİK, TUTSAKLIK BEDELİ YARATTIĞI DİRENME GELENEĞİNİN ADIDIR CEPHE!
CEPHE HALKTIR!
CEPHE GAZİ’DİR!

Bu umudu bugün İstanbul’un yoksul mahallelerine, Gazi sokaklarına taşıyan CEPHE’dir.
Anadolu’nun her karış toprağını, ülkemizin tüm mahallelerini halkımıza cennet, halk düşmanlarına ise cehenneme çevirme iddiasının adıdır CEPHE…

Bu cennetin adı ülkemizde demokratik halk iktidarıdır.
İşte bu cenneti de, cehennemi de bugün bu dünyada sağlayacak tek güç Cephe’dir.
Bunun kanıtı ise Gazi Mahallesi’nde bu iddiayı savunmamızdaki kararlılık ve ısrardır… Düşmanın, faşist iktidarının Gazi mahallesindeki halka yönelik yağdırdığı kurşunlar, halkı sokağa çıkamaz, en temel hakkı olan yürüyüş hakkını bile engelleyen işbirlikçi tekeller ve onların iktidarı faşist AKP’dir.

Bunun kanıtını isteyenler için;
Kanıt YEDİ GÜNDÜR, Gazi mahallesinde süren direniş karşısında düşmanın kuşatmaya son vermek zorunda kalmasıdır.
Amacımız demokratik muhalefet değil, radikal halk hareketini oluşturmaktır.
Sorun düzen içi iyileştirmeler değil, düzenin yıkılması sorunudur.
Öyleyse, nasıl bir demokratik hareket yaratacağız ki, bu, sistem sınırlarını zorlayacak, devrimci şiddetle bütünleşecek ve devrime varacağız?
Biz hiçbir zaman kurtarılmış üsleri savunmadık, savunmayız da… Ne ülkemiz gerçekliği açısından, ne de stratejimiz açısından… dün de savunmadık, bugün de savunmuyoruz… Böyle bir iddiayla da mahallelerimizi savunmuyoruz.
Evet direniyoruz.
Evet düşmanın mahallelerimizden tüm kurumlarıyla çekilmesini istiyoruz.
Evet mahallerimizde düşmanın siyasi, ideolojik üstünlüğüne, hegemonyasına son vermek istiyoruz.
Evet meclislerle burjuvazinin faşist devletine karşı halkın kendi kendini yöneteceği mekanizmalar yaratıyoruz, yaratacağız da…
ÇÜNKÜ BİZ DEVRİMİ İSTİYORUZ
ÇÜNKÜ BİZ İKTİDARI İSTİYORUZ
ÇÜNKÜ BİZ HALKIMIZDAN ÇALINAN HER ŞEYİ GERİ ALMAK İSTİYORUZ
Bunun için de mahallerimizde düşmanın hiçbir gücünün siyasi, askeri olarak ellerini kollarını sallayarak dolaşmasına izin vermeyeceğiz.
Bunun için de düşmanı mahallelerimizden kovacak, onları merkezlere hapsedeceğiz.
Bunun için de siyasi ve askeri olarak; meclislerle, milislerle düşmana soluk aldırmayacağız.
Onları kendi karargahlarına hapsedeceğiz…

TEK ŞANSINIZ HALKIN ADALETİNE TESLİM OLMAKTIR!
Hiçbir şansınız yoktur. Emeğiyle vareden, dünü kurmuş, yarını da bugün den yaratmaya devam eden halkın elleridir. Bu eller karşısında; yok olmamak gibi bir şansınız yoktur.
Halkın adaleti karşısında, bunca talan, bunca zulüm karşısında hiçbir şansınız yoktur.
Tarihin ve bilimin yasaları bizden yanadır.

DÜN NASIL KENDİMİZİ DE, MAHALLEMİZİ DE TÜM DEVLETİ DE YÖNETMEYİ ÖĞRENDİYSEK, BUGÜN DE ÖĞRENECEĞİZ!
DÜN BİZİMDİ, BUGÜN DE BİZİM OLACAK! VE BU BİLİNÇLE YARIN DA BİZİM OLACAK
Öğreneceğiz…
Cephe’den halka uzanan, halktan Cephe’ye uzanan bir eğitim seferberliğiyle öğreneceğiz.
Cephe halktır çünkü.
Cepheliler halk çocuklarıdır.
Cephe, Cepheliler halkın iktidarı için savaş veriyorlar.
Cephe halk iktidarı için savaş verirken de en büyük gücü yine bağrında doğup, yaşayıp, öldüğü HALKTIR. Halkla vardır Cephe, Halkın gücüyle de var olacaktır.
İşte bu gücü örgütlemek, bu güce yani halka, düşmanı bile şaşkına çeviren, çevirecek o büyük gücünü gösterecek olan bugün HALK OKULLARIDIR…

Halk Meclisleriyle başladıkları bu öğrenmeye, paralel bir şekilde halk okullarını oluşturmalıyız.
Halka gücünü ve birleştiğinde ortaya çıkan gücün yapabileceklerini göstermeliyiz.
Halka kendini yönetebilecek güveni, gücü vermeliyiz.
Halka kendi kendini yönetebilmesini öğretecek halk okullarını, meclisleriyle oluştururken, bunun yol ve yöntemlerini, nedenleriyle birlikte öğreteceğiz.
Halkın içinden halkın önderlerini çıkartacağız.
Hiçbir Cepheli unutmamalıdır ki; halktan herkes HALK ÖNDERİ OLABİLİR!
Hiçbir cepheli unutmamalıdır ki; hiçbirşey kendiliğinden olmaz… Halk kendiliğinden öğrenmez. Mutlaka ama mutlaka iradi olarak emperyalizm-faşizm politikalarını hayata geçiriyor, halkın beyinlerini düzene uygun bir şekilde şekillendiriyorsa; biz de yine kendileri için, yine kendi gelecekleri için öğretmeliyiz.
Öğretirken öğrenmeliyiz. Parti okullarından Halk okullarına uzanan bir eğitimle gücümüzü kalıcı, yıkılmaz, düşmanı ezecek bir balyoza dönüştürelim.

Bugüne kadar biz ezildik, halk ezildi, bugüne kadar biz halkın çocukları ezildik, horlandık, aşağılandık, işsiz kaldık, aç- açıkta kaldık, en temel haklarımız bile gaspedildi. Suyumuz çalındı, toprağımız talan edildi. Toprağımızı ekemez, suyumuzu içemez hale getirildik…

Faşizm, devrimcilerin ve halk kitlelerinin haklı mücadelesini engellemek için, her türlü şiddeti mubah görürken; devrimciler bunun karşısında eli kolu bağlı oturarak, faşizmin kendilerini daha çok katletmesini ve halkın daha çok sömürülmesini bekleyemezler. Beklemedik de; çünkü beklemek ve susmak halka karşı cinayet işlemektir.
Artık elleri, kolları bağlı beklemeyecek halkımız.
Faşizmin zulmünü elikolu bağlı seyretmeyecek halkımız.
Halkımızın elikolu bağlı değil.
Eli de, kolu da kendi öz evlatlarıdır.
Kendi öz evlatları; MİLİSLER’dir, CEPHELİLER’dir.
Bu yüzden Şeyh Bedreddin’den, Mahirler’e, Mahirler’den Gazi’ye, Gazi’den Haziran ayaklanmasına;
“Barış barış” diyerek, katliamlara karşı direnmeyip faşizmi daha da pervasızlaştıran, barış bayrağı diyerek, dünya halklarının baş düşmanı emperyalizmin bayrağını taşıyanlara karşı, halkın kendi çocukları; halk çocukları CEPHELİLER VAR!

DÜN ELİMİZDE TAŞ, SONRA MOLOTOF OLDU!
ŞİMDİ İSE ELLERİMİZDE SİLAHLARIMIZLA KENDİMİZİ HALKIMIZI HAKLARIMIZI SAVUNACAĞIZ!
BU HAKLARI ALMAK İÇİN BİZ KAN REVAN İÇİNDE KALDIK VE EN DEMOKRATİK HAKLARIMIZI DİRENME HAKKIMIZI YÜRÜYÜŞ HAKKIMIZI KULLANMAK İÇİN DİRENECEĞİZ

Devlet Kürdistan’da katliam yaptı.
Devlet Kürdistan’da taş üstünde taş bırakmama hedefi ile yaktı, yıktı, katletti.
Halkımızı bodrumlarda susuz bıraktı,
Bebeklerimizi öldürdü,
Çocuklarımızı katletti,
Bunun hesabını sormak için yedi gündür Gazi’de direniyoruz.
Hesap sormaya devam edeceğiz.
“Önce taş atıyorsunuz, sonra en önemli şeye sahip oluyorsunuz, devrimci bilinç ve kavga ruhu” Halkımıza devrimci bilinç ve kavga ruhunu aşılamalıyız.
Peki bu kavga ruhunu, bu ruhla şekillenmiş halk örgütlenmelerimizi nasıl yaratacağız. Faaliyetlerimizi hangi temelde şekillendireceğiz?
Sorun düzeniçi iyileştirmeler değil, düzenin yıkılmasıdır. Faaliyetlerimiz; etkileri altında tuttukları halkı ve potansiyel durumunda olan dışımızdaki insanları kendi somut sorunlarından hareketle biraraya getirmeli, onları devrimci eylemin pratiği içinde eğitmelidir.
Örgütlenirken halkı, kabul edilebilir ve ayrıca kendi gücüyle elde edebileceği somut kazanımlarla motive etmek elbette önemlidir ama asıl olan bu değildir.

Taleplerimiz, oligarşi açısından “kabul edilebilir, gerçekleştirilebilir” talepler değil tabii. Bunun için saldırıyor yedi gündür Gazi’de. Biz Kürdistan’daki halkımızın katillerini istiyoruz. Bu katliam emrini verenlerin cezalandırılmasını istiyoruz.
Biliyoruz, Düzenin sınırlarını sürekli zorlayan, bu mücadele sürecinde halkın nezdinde teşhir eden, sıkıştıran ve geri adım attıran bir hat izlemeliyiz. Sonuna kadar dayatıcı, direngen bir çizgide talepleri zorlamalı ve adım adım kazanımlar elde etmeliyiz.
Kendi özgücüyle kazanılan, büyük küçük her zafer, her hak, uğrunda ödenen bedeller nedeniyle daha vazgeçilmezdir. Ayrıca, böylesi bir durum, uğrunda yeni savaşımlara göğüs gerebilecek bir potansiyel, bir nitelik de yaratır.YARATACAĞIZ. Öle vura, vura öle yaratacağız.

Böylesi bir mücadele içinde düzeni tanıyan, dost veya düşman ayrımına varan halkımız, en demokratik, en mütevazı taleplerinin karşısında baskıyı, zulmü, polis terörünü, işkenceyi, tutuklanmaları ve hatta katliamları yaşadığında, düşmanını tanıyacak. Halkımız kendi öz deneyleriyle ellerinde bir gücün olması gerektiğinin bilincine varacaktır. Kendi kolluk güçlerini örgütleme gereği belleğine kazınacaktır halkımızın. Öz deneyimleriyle ihtiyaç duyar hale geldiği devrimci şiddeti tüm alan, birim ve bölgelere yayacağız.

SAVAŞI HALKLAŞTIRACAK HALKI SAVAŞTIRACAĞIZ
SON SÖZÜMÜZ ÖZGÜR VATAN!

Kolları bağlanmış… direnmek yasaktır bu halka.
Bugün buna karşı öfkemizin adı olan,
Bugün buna karşı tek çaremiz olan,
Bugün buna karşı tek umudumuz, direnişin adı olan CEPHE SAFLARINDA BİRLEŞELİM!
Gazi’den başlayan bu direnme gücümüzü,
Gazi’den başlayan bu ruh ve coşkuyu,
Gazi’den başlayan bu moral üstünlüğü tüm mahallelerimize yayalım.
Gazililer’in yüreği vatandır şimdi.
Gazililer’in yüreği halktır şimdi.
Hayır düşman saldırınca geri çekilmeyeceğiz.
Bu mahalle bizim, bu mahalleden çekilmesi gereken biz değiliz…
Bu mahalleden çekilmesi gereken polisi, akrebi, toması her türlü pisliğiyle faşist iktidardır.
Bu mahalleden çekilmesi gereken, en temel yürüyüş hakkımızı bile engelleyen, anayasalarında bile onayladıkları, direnme hakkımızı elimizden alan devlettir. Bu devleti şu anda yöneten AKP iktidarıdır.

HALK OKULLARIYLA, HALKIMIZI VE KENDİ KENDİMİZİ EĞİTECEK, HALK ÖNDERLERİNİ ÇIKARACAĞIZ!
HALK MECLİSLERİYLE POLİTİK OLARAK; MAHALLELERİMİZDE FAŞİZMİN POLİTİKALARINI DEĞİL, KENDİ POLİTİKALARIMIZI UYGULAYACAĞIZ… KENDİ İLKE VE KURALLARIMIZLA TÜM SORUNLARIMIZI ÇÖZECEĞİZ
MAHALLENİN ÇOCUKLARINDAN, HALK ÇOCUKLARINDAN OLUŞAN MİLİSLERİMİZLE DE DÜŞMANIN POLİTİKALARINI MAHALLELERİMİZDE UYGULATMAYACAĞIZ… ASKERİ OLARAK YAŞAYAMAZ HALE GETİRECEĞİZ…

TÜM CEPHELİLER;
HER YERİ GAZİ’YE DÖNÜŞTÜRELİM!
GAZİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, HALKIN DİRENME HAKKI İÇİN ÖLÜM DAHİL HERŞEYİ GÖZE ALAN BU CÜRETİ BÜYÜTELİM, BU CÜRETİ BÜYÜTMENİN YOLU EMEKTİR
EMEK İSE HALK MECLİSİ, HALK OKULLARIDIR

Halkın sıra neferleri olarak;
Kana, açlığa, talanla göç yollarına savrulan dünya halklarının, yoksul halkımızın, vatanımızın, kavgamızın geleceği var omuzumuzda.
Son sözü; ÖZGÜR VATAN olan biz CEPHELİLER’in omuzunda.
Biz Cepheliler de; kaderini kaderimize bağlamış olan halklarımıza karşı görevimizi yerine getireceğiz.
Biz cepheliler de; son nefesimize kadar halkı sevmek ve ondan öğrenmesini bilerek, halkla bütünleşmiş devrimci şiddetin yenilmezliğini emperyalizme ve faşizme göstereceğiz.
Halka kefen giydiren Amerika başta olmak üzere, tekellerin iktidarı olan AKP’yi, toprağa kefensiz gömeceğiz.

GAZİ HALKI; HAKKIMIZ OLANI ALMAK İÇİN GERİ ADIM ATMAYALIM…
DİRENME HAKKIMIZ YÜRÜYÜŞ YAPMA HAKKIMIZ EN TEMEL HAKKIMIZDIR
BİZ DÜŞMANI TANIYORUZ, BİZ FAŞİZMİ BİZZAT YAŞAYARAK ÖĞRENDİK
UĞUR KURT’U CEMEVİ ÖNÜNDE KATLETTİKLERİNDE GÖRDÜK
GAZİ AYAKLANMASINDA GÖRDÜK

Bugün bizim direnmek dışında başka hiçbir alternatifimiz yoktur. Direnmeliyiz… Yürüyüş hakkımızdan başlayarak direnmeliyiz. Yoksa, yarın değil yürüyüş faşizm bizi sokağa çıkamaz hale getirecek. Direnme hakkını koruyabilmenin yolu direnmek, direnebilmek ise sizin çocuklarınız olan, bu halkın çocukları olan Cepheliler’i sahiplenmek, Cepheliler’le birlikte faşizme karşı birleşmektir.

GENÇLERİMİZ DELİKANLI OLMAK, YİĞİT OLMAK MAHALLEMİZE SAHİP ÇIKMAKTIR. Elinde tespih çekerek, aylak aylak ortalıkta hiç bir iş yapmadan dolanmak, insanların eşlerine kızlarına sarkıntılık yapmak, hırsızlık yapmak DELİKANLILIK DEĞİLDİR.
Halkımız binlerce yıl boyunca yiğit evlatlarını sahiplenmiştir. YİĞİT OLALIM. Yiğitlik güçsüzü tekmelemekle, yoksul halkın evlerine girip hırsızlık yapmakla, çeteleşmekle, mafyalaşmakla olmaz. Halkımız böylelerini binlerce yıl boyunca lanetlemiştir. Çeteler ve mafyacıları, aylak serserileri sahiplenenler bizi sömürenler ve ezenler, bize yoksulluğu reva görenler olmuştur. Bu tür işler halkımızın evlatlarına değil MHP’li Faşistlere, halk düşmanı kafatasçılarına yakışır!

Bize yakışan YİGİT OLMAK, DELİKANLI OLMAKTIR. Bu sahiplenmektir. Mahallemizi ve halkımızı sahiplenmektir.
Delikanlı mı olmak istiyorsunuz? O zaman DEVRİMCİLERE BAKIN VE ONLARDAN ÖĞRENİN. Bakın Türkiye hapishanelerinde F Tipi Hücrelere karşı 2000 Ölüm Orucu direnişinde şehit düşen Doğan Tokmak’ın hayatını okuyun. O da sizin gibi mahalleliydi, o da sizin gibi gençti. Gidin Okmeydanı halkına sorun sizlere yiğit olmanın, delikanlı olmanın ne demek olduğunu Doğan Tokmak nezdinde anlatsınlar.
Gidin Gazi Mahallesine Sezgin Engin’i size anlatsınlar. Daha gencecik bir delikanlının, polis panzerinin üzerinde elinde bir çekiçle yaptığı kahramanlığı size anlatsınlar. Hatta kendi mahallenizin halkına sorun. Ailelerinize sorun sizlere devrimci gençlerin nasıl yiğit olduklarını anlatsınlar.

GENÇLİĞİMİZ KORKAK DEĞİLDİR
Mahallelileri korkak olarak görenler ve niteleyenler reformistlerdir. Reformistler mahallelileri küçük-burjuva ve korkak olarak nitelerler. Onlara göre mahallelilerden bir şey olmaz. Mahalleliler direnemez, devrime katılamaz. Mahalleliler zoru görünce kaçar çünkü onlar lümpendir… derler.

Oysa reformistlerin, “işçi sınıfı” kuyrukçuluğu yapan oportünizmin kabullenmediği bir gerçek vardır. Mahallelerde işçisiyle, memuruyla, esnafıyla, gençliğiyle halk yaşamaktadır. Ve bu mahalle halkı, oportünizmin ve reformizmin rüyalarında dahi göremeyecekleri direnişler yaratmışlardır. Gazi’de, Ümraniye’de, Okmeydanı’nda, Nurtepe’de, Gülsuyu’nda, Bir Mayıs’ta, Ümraniye’de ve daha onlarca mahallede onlarca yüzlerce direniş yaratılmış ve buralarda onlarca şehit verilmiştir.
Bugün mahalleler için sorun örgütsüzlüktür. Mahallelerimiz, gençlerimiz örgütsüzdür. Örgütsüzlük ve dağınıklık mahallelileri güçsüz kılmakta ve bu güçsüzlük zayıflık olarak kendini göstermektedir.

Ayrıca korkaklık ve yiğitlik ideolojik bir durumdur. Örgütlü olmayan kimse tek başına cesur olamaz, düzene baş kaldıramaz. Mahalle halkı, mahalle gençliği örgütlendiğinde ne gibi büyük direnişler yarattıklarını defalarca göstermişlerdir. Oportunizm ve reformizm örgütsüzlüğün ve dağınıklığın olduğu dönemlerde kaçtıkları ve hakaretler yağdırdıkları mahallelerde; devrimciler örgütlenmeye ve güç olmaya başlayınca mahalleleri keşfetmeye başlarlar. Mahallelerde düşmanın operasyonları ve çeşitli başka nedenlerden dolayı örgütsüzlük başladığında ise hemen yeniden işçi sınıfını keşfederler.

Esas korkak olan mahalleliler değil OPORTUNİZM VE REFORMİZMDİR. Korkaklıklarından dolayı mahallelerde bedel ödemek gerekliliği ortaya çıktığında adeta ortalıktan kaybolmaktadırlar. Hemen hemen hiçbir ciddi direnişin içinde olmamışlardır. Devrimciler mahallelerin kurulmasında ve yıkımlara karşı, faşist katillere karşı korunmasında canlarını verirlerken, oportünizm ve reformizm adeta ölü görünümüne bürünerek kendini korumaya çalışmıştır. Mahalleliler reformistlerin iddia ettiği gibi korkak değil örgütsüzdürler.
Sol, çalışma alanları, örgütleneceği bölgeler konusunda da fırsatçılık içindedir. Bu noktada asalaktır. Emek harcamadan, bir başkasının emeğinin üzerinden politika yapmaya çalışır. Bir mahallede faşistlere, çetelere, uyuşturucuya karşı mücadele yürütülürken ortada yoktur; ne zaman ki mahalle faşistlerden çetelerden temizlenir, ardından bir bakmışsınız oportunisti, reformisti sökün etmiş, bildiri, gazete dağıtmaya bile başlamışlardır. En iyi yaptıkları da budur zaten, başkası­nın emeği üzerinde gelişmeye çalışmak. Bu yüzden birden mahalleleri keşfediverirler. Reformistler ve oportunistler gecekondularda çalışmaktan bahsederler. Faşist saldırılar olduğunda, çeteler olduğunda ortada yokturlar. Halkın yol, su elektrik gibi sorunları olduğunda ortada yokturlar. Barlarla, pavyonlarla her türlü pisliğin mahallelere sokulmasına karşı mücadelelerde yokturlar. Ama orada on yılların mücadelesiyle oluşan devrimci potansiyeli kullanmaktan, istismar et­mekten geri kalmazlar. Üstelik bunu yaparken de kendilerinden önceki tüm emeği, verilen şehitleri, saygısızca yok sayarlar.
Reformizm seçimler için hatırlıyor gecekonduları. Oportünizm geçmiş­ten beri mahalleleri küçümseyen işçici teorilerinin iflası ve güçsüzlüğün sonucu gecekonduları keşfediyor. Nasıl olsa orada birileri bir şeyler yapmış, potansiyel oluşmuş, orada hazıra kon­ma imkanı varken, bu fırsatı kaçırmak olur mu?

Kısacası fırsatçılık emeği reddeder. Bol keseden atıp, tuttukları başkasının emeği üzerinde tepinmenin proleterlikle hiçbir ilgisi yoktur. Proletarya üretendir, yaratandır. Kendi emeğiyle geçinendir. Proletaryanın ideolojisi, kültürü, ahlakı hep bu üre­tim sürecinde, yoğun bir emek faaliyeti içinde gelişir. Burjuvazinin karşısında yerini alırken gücünün kaynağı buradan gelmektedir.
Oysa sol ne üretiyor, ne de emek harcıyor. Başkalarının sırtından, başkalarının emeğinden geçinmeye çalışıyor.
Bugün devrimcilerin çalışmaları da mahallelileri örgütlemeye yöneliktir. Ve bu konuda hemen hemen tek ciddi çalışma yürüten Cephelilerdir.

MAHALLELİLER! Biz Gazileri yaratmış bir halkız. Biz faşizmi dize getirmiş bir halkız
ÖRGÜTLENELİM VE DOSTA DÜŞMANA KİM OLDUĞUMUZU GÖSTERELİM
MAHALLENİN GENÇLERİ CEPHE SAFLARINA GELİN
Cepheliler VATANI SEVENLERDİR,
Amerika, işbirlikçi tekeller ve onların iktidarı AKP VATANI SOYANLARDIR!
Halkı bölen oligarşi, halkı birleştiren ise Cephelilerdir!

GAZİ’DE POLİS ARAÇLARINA ÇATILARDAN MOLOTOFLAR YAĞDIRILIYOR!
GAZİ MAHALLESİ CEPHE’DİR
GEÇER BARİKATIN ARDINA DİRENİR, MÜCADELE EDER
VAZGEÇMEYİZ GAZİ’DEN. GAZİ MAHALLESİ BİZİMDİR
KATİLLER MAHALLEDEN ÇEKİLDİLER
GÜNAY ÖZARSLAN DİRENİŞ SOKAĞI’NDAN HALAYLARIMIZI ÇEKİYOR, TÜRKÜLERİMİZİ SÖYLÜYORUZ
DÜŞMANIN ÜZERİNE YAĞMUR DEĞİL, ATEŞ TOPLARI YAĞIYOR!
CEPHELİLER GAZİ’Yİ HALK DÜŞMANLARINA DAR EDİYOR!
GAZİ FAŞİZME MEZAR OLACAK!
GAZİ MAHALLESİNDE YARALILARIN OLDUĞU, CEMEVİNDE MAHSUR KALDIĞIMIZ DOĞRU DEĞİLDİR! CEPHE KÜRDİSTAN’DA KATLEDİLEN HALKLARIN HESABINI SORUYOR!
CEPHE GAZİ’Yİ DÜŞMANA DAR EDİYOR. SELAM OLSUN KARANLIĞI ATEŞ TOPLARIYLA AYDINLATAN CEPHE MİLİSLERİNE…


DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


23. Şub 2016, 01:34
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker