Zaman: 21. Ağu 2017, 17:05

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 DHKC, Açıklama 463 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 657
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj DHKC, Açıklama 463
BİZ KAZANACAĞIZ

KENDİ BEDENİNİ SAVAŞ MEVZİSİ HALİNE GETİREN SAVAŞÇILARIMIZLA BİZ KAZANACAĞIZ.

Tonlarca Bomba İle Değil; İdeolojik Ve Siyasi Önderliğini Emperyalizmin Yaptığı Teslimiyet, Uzlaşma Ve Tasfiye Politikalarına Karşı Savaşarak Savaşı Büyüterek Kazanacağız.

İŞKENCECİ KATİLLERİ UYARIYORUZ:

Bir daha TOMA’nın kapısını açık bırakıp uyumayın! Bize ölüm, size uyku yok!

Kendinizi en güvende hissettiğiniz yerde anda zamanda yine geleceğiz.

Politik eylem mücadelenin bir diğer temel biçimidir. Silahlı savaşın geliştirilmesinin temeli ve aynı zamanda karşı bir saldırı biçimidir. Politik eylem halkı harekete geçirir örgütler ve onu en alt düzeyden en üst düzeye taşır. Düşmanın gerçek yüzünü açığa çıkarır. Onun politik entrikalarını bozar, silahlı güçlerini dağıtır ve kuvvetten düşürür. Halkın yaşamını ve işini korur. Devrimin politik doğrularını savunur.

Politik eylem silahlı savaş ile yakın ittifakını ve onun geliştirilmesini hedefler ve sağlar.

Politik güçlerle silahlı güçlerin politik eylemle silahlı savaşın, halk savaşının DEVRİMCİ ŞİDDETİN kullanılmasının genel biçimidir.

DEVRİMCİ ŞİDDET DHKC KIR GERİLLALARI ELİYLE DİYARBAKIR’DA HALK DÜŞMANLARINI VURDU!

5 Ekim 2016 tarihinde, Diyarbakır Valiliği önünde bekleyen TOMA’da nöbet tutan işkenceci katil polislere yönelik eylem düzenledik. Bir polisi cezalandırdığımız eylemimizin ardından gerillalarımız güvenli bir şekilde geri çekildiler.

Türkiye’de ilk karakol basma eylemini(*) yapmış olan örgütümüz bir ilki daha gerçekleştirdi. Diyarbakır’da yaptığımız bu eylemle, emperyalizm ve işbirlikçisi faşist AKP iktidarının Anadolu halklarını teslim alamayacağını ilan ediyoruz.

Emperyalizm, Türkiye halklarını teslim alamayacak. İstanbul’dan Diyarbakır’a kadar Anadolu’nun her karış toprağında kök salacağız. Cüretimizi tarihsel ve siyasal haklılığımızdan alıyoruz.

Diyarbakır’a gittik ve AKP’nin Diyarbakır’daki kalbi olan valilik binası önündeki polislere eylem düzenledik.

İŞKENCECİ KATİLLERİ UYARIYORUZ:

Bir daha TOMA’nın kapısını açık bırakıp uyumayın! Bize ölüm, size uyku yok!

Kendinizi en güvende hissettiğiniz yerde anda zamanda YİNE geleceğiz.

GERİLLA HALKTIR!

DOĞRU BUDUR, gerilla, her şart altında, ideal koşullar-olanaklar aramadan, elinde ne varsa onunla vurmalıdır. Tonlarca patlayıcımız olmayabilir; ama ondan daha büyük bir silaha sahibiz: İKTİDARI ALMA İDDİASINA!!!

Bunun için her şeyi bir silaha, bir olanağa dönüştürebiliriz. Düşmanımız bizden korkmalıdır. Bugün atılan tek bir kurşun, Anadolu halkının kurtuluş mücadelesinin önünü açmaya yetecektir.

İktidarı istiyoruz, alacağız!

Bizim güvencemiz halktır. Halkın olanaklarına, halkın bilgisine, bilgeliğine, halkın öfkesine, doğayı da kendimize dost ederek hareket ediyoruz.

Bizim gücümüz, halktır, ideolojimizdir, şehitlerimiz geleneklerimizdir.

YANLIŞTIR! Silaha ve güce tapmak yanlıştır. Çünkü biliyoruz ki, etkili olan silahların kendisi değil, o silaha yön veren ideolojidedir. Kendi gücüne güvenmeyenler büyük silahlara güvenecektir. Biz halka güveneceğiz, biz ideolojimize güveneceğiz.

DOĞRU OLAN GERİLLANIN DAR BİR ALANA HAPSOLMAMASIDIR. Dar bir alana hapsolmadık. Bir ilki yaratarak, Diyarkabır’ın kalbinde eylem yaptık. Gerilla cüretli olmalıdır, cüretimiz savaşma kararlılığımızdır.

“SAVAŞIN KAZANANI YOKTUR…” YANLIŞ!

DOĞRUSU; SAVAŞ bir kez başladığında bir tarafın teslim olmasına ya da yok edilmesine kadar sürer.

Savaşın kuralıdır. Bir kez başladığında -amaçlarından, sınıf çıkarlarından vazgeçmeksizin- kimse onu geriye döndüremez. Her iki taraf için de geçerli ve gerekli olan savaşın ihtiyaçlarına yanıt vermektir. Savaşın gereğini yerine getiremeyen taraf için bir tek sonuç mümkündür: YENİLGİ.

Savaş acımasızdır. Çünkü sınıf savaşının sonunda kaybedilecek ya da kazanılacak bir iktidar vardır. Bir sınıfın çöküşü, bir halkın kurtuluşu vardır. Savaş örgütünün kuralları da acımasız olmak zorundadır. Savaş hiçbir lükse izin vermez. Kurmaylığından askerlerine kadar tam bir savaşçı ruh halini gerektirir.

BARIŞIN KAYBEDİNİ YOKTUR… YANLIŞ!

DOĞRUSU; DÜNYANIN EN ALÇAK KELİMESİ TESLİMİYET, DÜNYANIN EN GÜZEL KELİMESİ BAĞIMSIZLIKTIR!

BARIŞ MÜCADELESİ, ANTİ-EMPERYALİST OLMAKLA BAŞLAR!

Katillerle, katliam rejimi ile uzlaşan bir barış ihanettir. Düzenle barışmak teslim olmak demektir. Adaletin olmadığı yerde barış olmaz. Emperyalizm ile barış halkların geleceğini düşmana teslim etmektir. KANLIMIZ, ZANLIMIZDIR!

Ulusal sorunun kaynağı emperyalizmdir. Kürt halkı özgürleşirse demokrasi gelir diyorlar. YALAN!.. Demokrasi bağımsızlık sorunudur. Bağımsızlık emperyalizme karşı savaşılarak kazanılır.

Kürt halkının kurtuluşu katilleri ile barışta değil, kurtuluşumuz bizi katledenlere, üzerimize bomba yağdıranlara, evlerimizi, köylerimizi yakanlara karşı savaşmaktadır.

Her ulusal hareket, kendiliğinden, otomatik olarak ilerici ve demokratik değildir. Onların ilerici ve demokratik niteliğini belirleyen emperyalizm ve faşizm karşısındaki tavırlarıdır.

Milliyetçilik çıkmazdır. Çünkü milliyetçilik burjuva ideolojisidir. Söylem ve niyetler ne olursa olsun milliyetçilik temelindeki örgütlenme ve mücadelenin sonuçta varacağı nokta egemen sınıflarla uzlaşma, ulusal hak ve taleplerin pazarlık konusu yapılmasıdır.

Ya düşünce değişikliği ya ölüm…

Emperyalizm teslim almak istediği, politikalarının önünde engel olmaktan çıkartmak istediği GÜÇLERİ önce tecrit edip yalnızlaştırmakta, sonra TERÖRİZM demagojilerini de kullanarak İMHA’ya yöneltmektedir.

Bu politikanın temelinde fiziki imhadan çok BEYİNLERİN İMHA EDİLMESİ; beyinlerin TESLİM ALINMASI ön plandadır.

Fiziki imha buna hizmet eden bir araçtır. Direnişi seçenler yenilseler de yok olmazlar. Yeniden ayağa kalkarlar. Bu nedenle düşüncelerin teslim alınması egemen sınıflar açısından belirleyicidir. DÜŞÜNCELERİMİZİ TESLİM ETMEDİK.

Biz sırtımızı tarihsel ve siyasal haklılığımıza dayadık. Buradan aldığımız güçle emperyalizme ve işbirlikçisi oligarşiye karşı savaşıyoruz.

Biz bir savaş örgütüyüz. Savaş örgütü, iktidarı alma stratejik hedefine sahip olmaktır. Elimizdeki olanaklarımız ne olursa olsun, gerekirse bir tek taş ile stratejik hedefimizi savunacağız. Halkın demokratik iktidarını kurmak için savaşıyoruz, savaşacağız.

MERMİSİ OLMAYAN TABANCA İLE DE SAVAŞACAĞIZ. MERMİSİ YOKSA KABZASI İLE SAVAŞACAĞIZ. MERMİSİ OLMAYAN TABANCAYI TAŞ SAYACAK DÜŞMANI TAŞLAYACAĞIZ.

Zorluklar karşısında geri adım atmadık atmayacağız. Tam tersine olanakları zorlayarak çözümsüzlükten kurtulacağız.

BİLİYORUZ, hiçbir şey kolay olmayacak; hiçbir şey birdenbire olmayacak. Bazen yavaş yavaş gelişecek, bazen de hızla gelişecek. Olanaksızlıklara teslim olmayacağız. YARATACAĞIZ!

Her şeyi kendimiz öğreneceğiz. Gerekçeleri gerekçe olmaktan çıkartacağız.

Biliyoruz ki: TEK BİR KIVILCIM, BÜTÜN BİR BOZKIRI TUTUŞTURABİLİR!!!

UMUT KAVGANIN ONURUNU YERE DÜŞÜRMEMEKTİR

EMPERYALİZM VE İŞBİRLİKÇİLERİ UMUDU YOKETMEK İSTİYOR; UMUDU BÜYÜTECEĞİZ!

UMUT Bir tomurcuk gibi patlayan öfkedir.
emzirir aşkı
emzirir sabrı
Ferhat’ın direncini
bin yılların sabır taşını çatlatır.
Açar binyılların kapısını


AÇACAĞIZ

Düşmanı dört bir yandan vuran mavzer gibidir umut

UMUDUN YOK EDİLMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ

İDEOLOJİK VE SİYASİ ÖNDERLİĞİNİ EMPERYALİZMİN YAPTIĞI
1- TESLİMİYET
2- UZLAŞMA
3- TASFİYE sürecinde en önemli nokta budur: UMUDU BÜYÜTMEK, BÜYÜTECEĞİZ!

Umudunu kaybeden insan UMUDUNU KAYBEDEN HALKLAR çok çabuk KANDIRILIR.

Az bilirsin çok bilirsin, az silah vardır çok silahın vardır ama yönün doğru ise yolunu bulursun. Önemli olan budur. Yaratır tetik ve parmak, en gürbüz çocuğunu tarihin.

Dünya halklarının direnme hakkını kurtuluş umudunu yok etmeyi amaçlayan politikalara teslim olmadık, olmayacağız. Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm düşüncemizden vazgeçmeyeceğiz.

Devrim ve sosyalizm umudunun yok edilmesine halkların çaresizliğe sürüklenmesine izin vermeyeceğiz. Bunu abartılı bulanlar tarih önünde yeniktir.

İşte Kolombiya, savaşan silahlı bir örgütü teslim almak, emperyalistler için ne kadar önemli ki apar topar Nobel Barış Ödülünü verdiler katil devlet başkanına.

HALKIMIZ

EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ

ÖLÜM TİMLERİ ŞEFLERİNDEN BARIŞ GÜVENCİNİ ÇIKMAZ

BARIŞ HER DALA KONAN SOYSUZ BİR GÜVERCİN DEĞİLDİR.

KURTLAR SOFRASINDA BARIŞ OLMAZ

O KURT KUZUYU YEMEDEN O SOFRADAN KALKMAZ.

Halkımız,

Unutmayalım, bizim düşmanımız ezilen halklar değildir, düşmanımız bir ve aynıdır. Düşmanımız başta ABD emperyalizmi olmak üzere onun işbirlikçisi iktidarlardır. Ülkemizde bugün iktidar AKP’nin elindedir. Yani düşmanımız AKP iktidarıdır.

Düşmanımız, Sabancılar, Koçlar, Zorlular, Albayraklar… gibi işbirlikçi tekellerdir. Düşmanımız ABD’nin ve AKP’nin bekçiliğini yapan ordusundan polisine, MİT’ten JİTEM’e, mahkemelerinden bürokrasisine kadar halkı sömüren soyan tüm devlet kurumlarıdır.

Bu kan emici katillere karşı savaşmak, savaşı büyütmek görevi tüm halkın ve halk çocuklarınındır.

Savaşmalıyız, çünkü; yüzyıllardır ezilen ve yok sayılanlarız.

Savaşmalıyız, çünkü; Kürdistan’da katledilen bizleriz. Cizre, Şırnak, Mardin, Diyarbakır, Hakkari, Sur… gibi Kürdistan’daki şehirlerde ve mahallelerde sokağa çıkma yasakları ile evlerimize hapsediliyoruz. Sokağa çıkma yasakları, güvenlikli bölge gerekçeleriyle köyümüzden, evimizden dışarı adım atamaz hale getiriliyoruz. Evlerimiz, sokaklarımız kurşun yağmuruna tutuldu, üzerimize bombalar atıldı. Mahallelerimiz, şehirlerimiz savaş alanı haline getirildi.

AKP faşizmi Kürdistan’da taş üstüne taş bırakmayarak, gözü dönmüş bir şekilde saldırıya geçmiş ve her geçen gün saldırılarını artırmanın hesabındadır.

Kürt halkımız;

Her gün bizi daha fazla katletmenin, yok etmenin hesabını yapan bu iktidarla barış olur mu? Bir halk, evlatlarını katledenlerle, geleceğini yok edenlerle barışabilir mi?

Onlar barış diyerek, çözüm diyerek bize teslimiyeti dayatıyorlar.

Barış adı altında katillerimizi affetmemizi istiyorlar.

Barış diyerek, dağlarda katledilen çocuklarımızı, cesetlerine bile işkence yapılan gerillalarımızı unutmamızı söylüyorlar. Barış diyerek, çocuklarımız Uğur Kaymaz, Medeni Yıldırım, Ceylan Önkol ve daha katledilen nice evladımızın katilleri ile aynı sofraya oturmamızı istiyorlar.

Roboski’de üzerimize kurşun, bomba yağdıranlarla el sıkışalım diyorlar. Hacı Lokman Birlik’in boynuna ip takıp sokak ortasında sürükleyenleri unutmamızı istiyorlar barış diyerek.

Kürt halkımız,

Tüm bu nedenlerden dolayı, yani katillerimizle aynı sofraya oturmamak, katledilen çocuklarımızı unutmamak için bize anlatılan “barış” hikâyelerine inanmayalım. Kurtla kuzunun aynı sofrada yeri yoktur, unutmayalım.

Emperyalizm var oldukça halkların acıları son bulmayacak.

KURTULUŞUMUZ SİLAHLI SAVAŞI BÜYÜTMEKTEN GEÇİYOR.

KURTULUŞUMUZUN YOLU, EMPERYALİZME VE İŞBİRLİKÇİLERİNE KARŞI İMHA OLMA PAHASINA SAVAŞMAKTIR.

ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ, DÜŞMANLARIMIZ BİZİM TESLİMİYET MASALARINA OTURDUĞUMUZU HAYAL ETMESİNE RAĞMEN ASLA GÖREMEYECEKLER.

HALK DÜŞMANLARINI YERYÜZÜNDEN SİLİNCEYE KADAR MÜCADELEMİZ SÜRECEK.

Halkımız;

Katillerimizden hesap sormak için, eşit, özgür, adil bir düzen için DHKC saflarında savaşalım, DHKC gerillalarına katılalım.

Gerilla savaşını destekleyelim büyütelim, halkın ordusunu kuralım. Bunun için tüm halk düşmanlarının, katillerin yerini DHKC gerillalarına bildirin, gerillaya silah, cephane getirin.

Analar, babalar, kadınlar, gençler; DHKC gerillalarına katılın, çocuklarınızı gerillaya yollayın.

Çocuklarınızı yoz, kirli, sömürüye dayalı bu düzene değil; devrimcilere emanet edin.

DHKC SAFLARINDA SAVAŞI BÜYÜTELİM.

KURTULUŞA KADAR SAVAŞ!

YAŞASIN ÖNDERİMİZ DURSUN KARATAŞ!

YAŞASIN DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ!

(*) Devrimci Sol, 1980 yılında Kürt halkına saldırıların arttığı bir dönemde “Kürdistan’da Milli Baskıya Karşı Mücadele Kampanyası” sloganıyla bir kampanya düzenledi. Kampanya kapsamında faşist, muhbir ve halk düşmanlarının cezalandırılmasından yasal-yasadışı gösterilere, bildiri, afiş, yazı, pankart vd. eylem biçimlerine kadar değişik yöntemlerle mücadeleyi yükseltti. Kampanya etkinlikleri Elazığ, Tunceli, Malatya, Gaziantep, Diyarbakır, Van ve çevresinde, köylerde yoğun bir biçimde sürdürüldü. Oligarşinin ırkçı-şoven yüzü teşhir edilerek, Kürt ulusunun kendi kaderini tayin hakkının savunuculuğu yapıldı.

Kürt halkı arasında büyük bir sempati yaratan ve bir hafta boyunca yürütülen bu kampanyanın son aşamasında, Dersim Pertek Jandarma Karakolu, Devrimci Sol tarafından basılarak silahsızlandırıldı. 1938’den sonra, ilk defa oligarşinin karakollarına yönelik bir eylem olması nedeniyle oligarşiye vurulan anlamlı, önemli bir darbeydi.

DHKP Genel Sekreteri Dursun Karataş bu süreci şöyle ifade eder:

“Şehirlerde giderek ivme kazanan silahlı mücadelemize, kırlarda da bir atılımla eşlik edilmeliydi. Kırsal alanlarda bir başlangıç olarak ele aldığımız silahlı birliklerimizin ateş gücünü yükseltmeli ve oligarşinin güçlerinin zayıflığını, kararlı olduğumuzda yapamayacağımız şey olmadığını göstermeliydik. Dersim’de Pertek Dere Nahiyesi Karakolu’nu oldukça zayıf silahlarla donanmış bir gerilla birliğimiz basarak, karakol komutanı başçavuşla birlikte 10 eri silahsızlandırarak silahları kamulaştırdık. Savaşçılarımız aldıkları eğitim gereği, direnmekte ısrar eden ve teslim olmak istemeyen bir eri cezalandırarak geri çekildiler. Bu baskın ve silahsızlandırma hareketi, bugünkü koşullarda küçük bir eylem gibi görülebilir. O günkü koşullarda ise gerek oligarşi, gerekse halk kesimlerinde büyük yankılar uyandıran ve hareketimize büyük dersler kazandıran önemli bir eylem olmuştur. Çünkü bu eylem 1938 Dersim Kürt İsyanı’ndan sonra gerçekleştirilen ilk jandarma karakolu baskınıdır. Bu yanıyla, Kürt Halkının isyan ve özgürlük bayrağının yeniden kaldırılmasının mesajı olmuştur.”


DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ

KIR GERİLLA BİRLİKLERİ KOMUTANLIĞI

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


13. Eki 2016, 03:04
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker