Zaman: 19. Eyl 2017, 16:36

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 Psikolojik Baski Ve Iskence 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 658
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Psikolojik Baski Ve Iskence
Fiziki işkence yöntemlerinin hepsi sonuçta kişinin direnme gücünü, iradesini kırmaya yöneliktir. Acıyı bu amaç için kullanırlar. Ancak çoğu kez tek başına bu yöntem düşmanın istediği sonucu vermez. Bu nedenle düşman psikolojik işkence yöntemlerini giderek daha da geliştirmiş ve etkin olarak kullanmaya başlamıştır. Esas olarak her iki yöntem iç içe birlikte kullanılır. çoğu kez hangisinin nerede başlayıp hangisinin nerede bittiğini ayırt etmek güç olur. Ancak kişinin tavrına bağlı olarak veya dönemsel olarak psikolojik işkence ve etkileme yöntemleri fizik işkence yöntemlerine göre çok daha öne çıkabilmekte, fiziki yöntemler onu destekleyici bir işlev haline gelebilmektedir. Kontrgerilla devletinin, bir yandan işkence yapmakta tüm pervasızlığını sürdürürken öte yandan işkenceci yüzünün giderek daha çok teşhir olması, onu psikolojik işkence yöntemlerini geliştirmeye ve daha çok uygulamaya zorlayan bir etken de olmaktadır. En yaygın olarak kullandığı yöntemlerin belli başlılarını şöyle sıralayabiliriz.

- Aşağılayıcı duygular yaratmak, kişinin gururunu, onurunu kırmak için kendisine veya değer verdiği insanlara, yakınlarına saldırmak, küfür ve hakaretlerde bulunmak;
- Kişinin ulusal ve mezhepsel kökenini aşağılamak;
- Soymak, bedeniyle ilgili yorumlarda bulunmak, küçültücü, aşağılayıcı sözler söylemek;
- Tecavüz tehdidinde bulunmak, tecavüz edecekmiş gibi yapmak;
- Devletin güçlülüğünü ve yıkılmazlığını, herşeyi bildiğini işlemek.
- Sosyalizmin bittiğine dönük inançsızlık aşılamak,
- Örgütün önderliğine ve önder kadrolarına yönelik spekülasyon ve karalamalarda bulunmak. Önderliğimize ve önder yoldaşlarımıza yönelik saldırılar kontrgerillacıların hiçbir dönem vazgeçmedikleri taktiklerin başında gelir. Özellikle yaşadığımız darbecilik süreciyle birlikte "örgütün bölündüğü, artık bittiği" teranelerini de kullanarak önderliğimize yönelik saldırılarını daha da artırmışlardır.
- Devrimcilerin arkasında halk desteği olmadığını işlemek;
- Örgütün dağıldığına, bittiğine inandırmaya çalışmak;
- Devrimci değerlere saldırmak;
- İşkence görenin tanıdığı, bildiği insanlar hakkında spekülasyon yapmak;
- Çözülen kişilerin ifadelerini okutmak, seslerini dinletmek, yüzleştirmek;
- Öğrenilen kişisel zaafları kullanmak;
- Kadın erkek ilişkilerinde yaşanılan olumsuz örnekleri kullanmak;
- İnfaz, kaybetme tehditlerine ve senaryolarına başvurmak;
- Yeniden fiziki işkenceye almakla tehdit etmek;
- Aile bireylerini işkenceye getirme ya da onlara zarar vermekle tehdit etmek;
- Ailenin maddi ve siyasal durumunu kullanmak;
- İşkence seslerini dinletme, başkasına yapılan işkenceyi seyrettirmek;.
- Video bant izletmek, belgeler göstermek;
- Sürekli yüksek sesli müzik dinletme. (Arabesk, pop, mehter marşı gibi), gürültülü ortamlarda tutmak.


DÜŞMAN NASIL ÇALIŞIYOR?

Emperyalizm ve işbirlikçileri yüzyıllardır uygulanan işkence deneyimlerini, sorgu yöntemlerini yeni biçimlerle geliştirerek işkencecileri çeşitli biçimlerde eğitmektedir. Bu konuda özellikle emperyalist devletler uzmanlık alanları oluşturmuştur. Tabii bu işin başını da öncelikle ABD ve diğer büyük emperyalist devletler çekmektedir. Aşağıdaki alıntılar emperyalizmin sorgu uzmanları tarafından yazılan "Suçlu Sorgulamaları ve İtiraflar" adlı kitaptan alınmıştır. Kitapta elbette işkence yöntemlerinden açıkça sözetmiyor, ağırlıklı olarak emperyalizmin hukukuna göre sorgulamada dikkat edilmesi gereken yanlar ele alınmış. Yine de düşmanın yöntemleri, hedefleri konusunda çarpıcı bölümler var.

Mesela kitapta sorgulama yeri için dikkat edilmesi gerekenler şöyle ifade edilmiş:
"Biraz hususiyet koksun. Oda sessiz olmalı ve her zamanki polis eşyalarından hiçbirisi veya sanığın dikkatini dağıtacak herhangi bir eşya olmamalıdır. (Eğer imkan varsa bu iş için özel bir oda tahsis edilmelidir) Oda, dışarıdaki gürültü ve seslerden mümkün olduğu kadar arındırılmalı ve herkesin sık sık gelip geçtiği, yol üzerinde bir yer olmamalıdır. Bu sadece izolasyonu sağlamaz aynı zamanda etraf ne kadar az polis denetimini yansıtırsa gerçekten suçlu olan sanık suçunu açıklamakta o kadar az zorluk çeker...

Dikkati dağıtabilecek herşeyi çıkarın. Sorgulama odaları sade renkli olmalı, duvarlarında resim, takvim benzeri konuşulan şahsın dikkatini dağıtacak herhangi birşey olmamalıdır. Hatta kalem, ataç gibi ufacık şeyler dahi şahsın erişebileceği mesafede olmamalıdır. Böylece bu nesneleri alıp sorgulama sırasında başka birşeyle ilgilenemez. Bu tür gerilimi azaltan hareketler, sorgulamanın etkinliğini azaltabilir, özellikle suçlu bir insanın itiraftan ümitsizce kaçmaya çalışması, itiraf hissini bastırmaya çalışması safhasında. Eğer odada resim benzeri şeyler asılıyorsa sanığın arkasındaki duvara asılmalıdır. Yine aynı şekilde, odada pencere varsa sanığın arkasına gelmelidir.

Uygun aydınlatma seçin. Aydınlatma mekanizması, sanığın yüzünü iyi aydınlatacak fakat aşırı ışık vermeyip, gözlerini kamaştırmayacak şekilde düzenlenmelidir. Sorgulama yapan şahsın sanığın yüz ifadelerini ve mimiklerini tam olarak görmesini engelleyecek bir ışıklandırmadan kesin olarak kaçınılmalıdır.

Gürültüyü (sesi) en aza indirin. Sorgulama odasında kesinlikle telefon bulunmamalıdır. Diğer mahzurları dışında telefon sesi veya kullanımı ciddi bir dikkat kaybına sebep olur.
Sandalyeleri uygun olarak yerleştirin. Sorgulama yapan şahsın ve sanığın sandalyeleri 120-150 cm. birbirinden uzak olmalı, ikisi arasında masa, sandalye veya başka birşey bulunmamalı ve iki şahsın yüzleri direkt olarak birbirine bakmalıdır...

Hem sorgulama yapan şahsın, hem de sanık için arkası düz sandalyeler kullanılmalıdır. Diğer tür sandalye ve koltuklar otururken gevşemeye, arkaya doğru yayılmaya sebep olabilir ve bu durum psikolojik olarak sorgunun ruhuna uygun değildir. çok fazla gevşeyen bir sanık, sorgulama arasında dikkatini sorguya veremeyebilir ve bu gereksiz bir engeldir. Yine aynı şekilde sorgu, sorgulama yapan şahsın da gevşeyeceği bir ortam değildir. Onun da tam olarak dikkatini sorguya vermesi çok önemlidir. Oda şartları uygunsa, sorgulama yapan şahıs ve sanık aynı göz seviyesinde olmalıdır."

***

Düşman sorguladığı kişinin dikkatini sorguya yoğunlaştırmak, onu kendi etkisi altına alabilmek için bunlar gibi pek çok yöntemleri uygulayacak, yeni biçimler geliştirmeye çalışacaktır. Ancak direnen bir devrimci için bunların hiçbirinin önemi yoktur. Düşmanın etki sahasına girmedikten sonra bu yöntemlerin hiçbiri düşmanın işine yaramaz. Etki sahasına girmemek ise onun dediklerini, istediklerini yapmamak, söylediklerinin hiçbirine önem vermemek, dilimize sahip olmak, hiçbir kuşku ve kaygıya kapılmadan direnmektir.

Direnmeye yoğunlaşıp düşmanın yöntemlerini karşı yöntemlerle altedebiliriz. Bizi sorguya mı yoğunlaştırmaya çalışıyor, biz sorularını, söylediklerini kaale almayarak o yöntemin önüne geçmiş oluruz zaten.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


4. Kas 2012, 05:54
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker