Zaman: 19. Eyl 2017, 16:32

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
 Sorumluluk 
YazarMesaj
Mesaj Sorumluluk
Sorumluluk bir adım öne çıkmak, daha büyük sorumlulukları, görevleri istemek ve üstlenmektir



Sevgili Devrimci Okul Okurları Merhaba;

Devrimcilik öz olarak büyük bir sorumluluk bilinci ve duygusudur. Dünyanın neresinde olursa olsun "haksız yere atılan bir tokadın acısını yüzünde hissetmek"; yalnız ülkemizdeki sömürü düzenini değil tüm dünya üzerindeki sömürüyü ve zulmü ortadan kaldırma inancını, iddiasını taşımak sorumlulukların en büyüğüdür.

Devrimi, her şeyi dünya ölçeğinde düşünendir.

Yaptığımız her eylem, her iş sadece kendi ülkemizde devrim yolundaki engelleri parçalamak, devrim yolunu temizlemek olarak kalmaz. Dünya proletaryasının kölelik zincirlerinden de bir halka koparır.

Bizim sorumluluğumuz tarihe karşı sorumluluktur, halklara karşı sorumluluktur. Tarihin tekerleğini ileriye doğru çevirenlere, maddi-manevi tüm değerleri yaratanlara, bu uğurda emeğini, canını esirgemeyenlere karşı sorumluluktur. Ve elbette, alternatif olmanın, geleceği temsil etmenin, sorulara cevap, sorunlara çare, yorulanlara inanç, yalnız ve örgütsüz milyonlara umut olmanın sorumluluğun taşıyoruz.

Elbetteki sorumluluğumuz büyük. Milyarlarca insanın aç, yoksul, bilgisiz, iradesiz bırakıldığı bir dünyada umut olma iddiası taşıyoruz.

Halkların öncüsü olarak emperyalistlere ve işbirlikçilerine karşı kavga bayrağını açmış savaşıyoruz.

–Devrimci Faaliyet İçinde Sorumluluk

Devrimci faaliyet içinde sorumluluk, örgütlü olduğunu ve hedeflerini unutmadan yaşamak ve mücadele etmektir.

Sorumluluğumuz her şeyden önce örgütlülüğümüzü ve hedeflerimizi sahiplenmektir. Bu sorumluluğun ve sahiplenmenin içi örgütlenmenin ideolojisini, ilke ve kurallarını, maddi-manevi tüm değerlerini, kararlarını, hedeflerini sahiplenerek doldurulabilir. "Ben" değil, "biz" diyerek; "benim" değil, "bizim" diyerek doldurulur. Devrimcinin sorumluluk bilinci, vatanı ve halkı için, örgütü ve yoldaşları için her türlü fedakarlığı gönüllü olarak üstlenme üzerine kuruludur. Bunu örgütlenmeyle, mücadeleyle bütünleşerek, dava insanı olarak gösterir. Beyniyle, yüreğiyle, her şeyiyle devrimi ve sosyalizmi sahiplenir.

Sorumluluk bilinci "Ben varsam örgüt de, vardır" inancı ve iddiasıdır. Nerde ve hangi durumda olursak olalım bu sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmeye çalışırız. Örgütlülüğü temsil ettiğimizi, devrimin, geleceğin bizim yaşamımızda, pratiğimizde somutlandığını asla unutmayız.

–Devrimci Faaliyet İçinde Sorumluluk, Politika Üretimine Katılmaktır

Bunun için de öncelikle örgüt işleyişini, kolektivizmi sahiplenmemiz; eğitim, öğretimi, düşünce üretimini sürekli kılmamız gerekir. Politika üretimine katılmak örgütlenmeyle bütünleşmenin temel halkasıdır. Her şeyi "yukardan" beklemenin, memur zihniyetinin geliştiği zemin bu bütünleşmenin yaratılamamasıdır. Sahiplenme de her şey gibi beyinde başlar. Bu nedenle sorumluluğumuz öncelikle örgütlenmenin, mücadelemizin ihtiyaçlarına kafa yormaktır. Elbette sorumluluk aynı zamanda her ağzına geleni söylememektir. Sözlerimizin, düşüncelerimizin de sorumluluğunu en ciddi şekilde hissetmeliyiz. Gerek örgütlenme içindeki ilişkilerimiz de, gerek halkla ilişkilerimizde, gerekse de düşman karşısındaki her sözümüzün Biz'i, devrimi temsil ettiğini unutmamalıyız. Sözlerimiz; inancımızın, değerlerimizin sonucudur.

Sorumluluk aynı zamanda sözlerin gereğini yapmaktır. Özümüz ve sözümüz bir olmalıdır. Bir görev üstlenmeyi, söz vermişsek bu sözü namusumuz, onurumuz olarak görmek bizim sorumluluk anlayışımızdır. "Söylediğini yapan, yaptığını savunan" bir geleneği kendi yaşamımızda, ilişkilerimizde ve pratiğimizde somutlamalıyız. Örnek olmalıyız.

–Devrimci Faaliyet İçinde Sorumluluk; Yanlış, Zaaf ve Eksiklere Müdahale Etmektir

Sorumluluğun pratikteki en önemli karşılığının bir yanı örgütlenmeyi, ilke ve kuralları sahiplenmekse, diğer yanı yanlışlarla, zaaflarla, olumsuzluklarla mücadele etmektir. Mücadele içinde yanlışların, eksiklerin kaçınılmaz olduğunu bilince çıkararak bunlara tavır almanın, müdahale etmenin ve çözüm üretmenin sorumluluğuyla hareket etmeliyiz. Tersten somutlarsak; yanlışı, zaafları görmezden gelmek, müdahale etmemek, "kaçak dövüşmek" SORUMSUZLUKTUR. Bizim sorumluluğumuz, disiplinimizi, denetimimizi, eleştiri-özeleştiriyi sahiplenmek ve uygulanmasını sağlamaktır. Kendi yaşamımızla, ilişkilerimizle, pratiğimizle örnek olmaktır.

Örnek olmak da sorumluluğun bir başka somutlanma göstergesidir. Yaşamımızla, giyim-kuşamımızla, davranışlarımızla, ilke ve kurallarımıza uymamızla, emekçiliğimizle, feda bilincimizle insanlarımıza örnek olmalıyız. Halkın içinde devrimi, sosyalizmi temsil ettiğimizi, halkın bizi örnek alacağını uuntmamalıyız. Örnek olmak, aynı zamanda bir adım öne çıkmak, daha büyük sorumlulukları, görevleri istemek ve üstlenmektir.

–Sorumluluk; Savaş Gerçekliğiyle, Düşmanını Tanıma Bilinciyle Hareket Etmektir

Emperyalizmin ve oligarşinin, yani düşmanlarımızın bizi yok etmek istediğini, kendi deyimleriyle "yola getirmek" istediğini biliyoruz. O halde bu sahiplenme bilinciyle örgütlenmemize, ilke ve kurallarımıza sımsıkı sarılmalıyız. Bizim yenilmezliğimiz ideolojimizdir, ideolojimizi bedeli ne olursa olsun sahiplenmemizdir. Kültürümüzü, geleneklerimizi büyük bir inançla, bağlılıkla yaşatmak, düşman karşısında, saldırılar karşısında gücümüz, güvenimizdir.

Savaş gerçekliğini görmek için şehitlerimize, tutsaklarımıza bakmak yeterlidir. Düşmanın "elinden geleni arkasına koymadığı", sınıf kiniyle, pervasızlığıyla saldırdığı bir süreçte sorumluluk, örgütlenmemizi, mevzilerimizi, yoldaşlarımızı sahiplenmektir.

İlke ve kurallarımızın önemini daha çok anlamak; örgütü büyütmenin ilke ve kurallara göre beynimize yeniden şekil vermek demek olduğunu bilmektir.

Sorumluluk almak; daha çok çalışmak; daha çok yük omuzlamak, düşman saldırılarına karşı direnmek demektir.

–En büyük sorumluluğumuz şehitlerimize karşı olandır.

Onların gözlerinin üzerimizde olduğunu, bugünümüzü yaratanın onlar olduğunu unutmamalıyız.

Her mevzimizde onların emeği ve kanı vardır.

Attığımız her sloganın, sahip olduğumuz hakların, sürdürdüğümüz her mücadele biçiminin bedelini onlar ödemişler ve yolumuzu açmışlardır.

Bugün "düşman bize boyun eğdiremez" diyorsak, şehitlerimiz bu sözü zaten doğruladıkları içindir.

O halde şehitlerimizden öğrenmek en büyük sorumluluklarımızdandır.

Büyümeyi, büyütmeyi, dava adamı olmayı, sahiplenmeyi şehitlerimizden öğrenmeliyiz.

Sevgili okurlar, haftaya başka bir konuda görüşmek üzere hoşçakalın.
*
Bizim sorumluluğumuz tarihe karşı sorumluluktur, halklara karşı sorumluluktur. Tarihin tekerleğini ileriye doğru çevirenlere, maddi-manevi tüm değerleri yaratanlara, bu uğurda emeğini, canını esirgemeyenlere karşı sorumluluktur. Ve elbette, alternatif olmanın, geleceği temsil etmenin, sorulara cevap, sorunlara çare, yorulanlara inanç, yalnız ve örgütsüz milyonlara umut olmanın sorumluluğun taşıyoruz.


--------------------------------------------------------------------------------



Yönetici Bulunduğu Alana Her Yönüyle Vakıf Olmalıdır

Her yönetici, çalıştığı birimde, alanda tarihsel koşulları ve varolan durumu düşünerek çalışmasının ana hedefine PASS'ne uygun örgütlenmeler ve PASS'ni hayata geçirebilecek kadrolar yetiştirmeyi hedeflemelidir. Çalışmalarının ağırlık merkezini bu oluşturmalıdır. Yapılan her faaliyette bu hedef amaçlanmalıdır. Yönetici önce biriminde çalışacağı insanları tanıyacak. Sonra birimdeki durumun abartıya kaçmadan, yüzeyselliğe düşmeden gerçekçi bir analizini yapacak. Önüne gerçekçi hedefler koyacak. Örneğin alanında çalışan her insan için bir programı bir hedefi olmalıdır. Bu hedef elbette alanın ve bütün olarak örgütümüzün ihtiyaçlarıdır. Kişiler için çıkartacağımız eğitim programları da örgütümüzün ihtiyacı olan kadro tipini yaratmaya hizmet edecek programlar olmalıdır. Hedeflerimiz iddialı ve cüretli olmalıdır. Örneğin ilk işimiz kendi alternatifimiz olacak bir komiteyi oluşturmak olmalıdır. Bunun için alanımızdaki örgütlülüğümüz ne kadar geri olursa olsun, alternatif bir komite oluşturulamaz, diye bakamayız. Yöneticinin görevi buna uygun insanları bulmak eğitmek ve komiteyi oluşturmaktır.

Bunun dışında alandaki faaliyetlere göre esnaf, kadın komitesi, aile komitesi, kültür sanat komitesi, gençlik komitesi, çocuk komitesi, mali komite ve benzeri çok çeşitli komitelerin oluşturulması hedeflenmelidir. Komiteler örgütlenmek demektir. Tüm faaliyetlerin kolektif bir şekilde örgütlenmesi demektir. Kendiliğindencilikten çıkıp iradi olmak demektir.

Tüm faaliyetlerimiz stratejik hedefimize hizmet edecek şekilde olmalıdır. Stratejik hedefin gözden kaçırıldığı yerde örgütlenme olmaz. Örgütlülüğün ihtiyacı olan kadrolar yetişmez.

Sonuç almak için, planlı programlı, ısrarcı olmalı, denetim mekanizmasını oluşturmalı, mutlaka kolektivizmi işletmelidir. Günlük pratik koşturmaca içinde boğulup asıl hedefi gözden kaçırılmamalıdır.

Stratejimize uygun örgütlenmeleri, kurumlaşmaları yaratan ve stratejimizi hayata geçirecek kadrolar yetiştiren yönetici görevini yapıyordur.

Örgütlülüğün Gelişmesinde Yöneticilik Misyonu Çok Önemlidir.

Biz devrimciler, yürüttüğümüz mücadeleyi belirli bir ideolojiye göre sürdürmeliyiz. Bizi devrime götürecek belli bir stratejimiz vardır. Bu stratejik hedefimiz doğrultusunda pratik faaliyetlerimizi örgütlemeli, bu stratejiye göre hareket etmeliyiz.

Bizim asıl görevimiz: kavganın gelişimini sağlamaktır. Örgütlülüğü geliştirip, yaygınlaştırmaktır.

Örgütlülüğün gelişmesini sağlamak, işlerimizi iyi bir şekilde yürütmekten-yönetmekten geçmektedir.

Faaliyetlerimizin iyi bir şekilde yürütülmesinde o alanda, birimde bulunan yönetici kadronun belirleyiciliği en büyük etkendir. Bir yönetici ilk önce bulunduğu alana ve oradaki ilişkilere vakıf olmalıdır. Bununla birlikte mevcut koşulları iyi bir şekilde tahlil edip, ona göre plan-program çıkarmalıdır. Ve çıkarılan plan-programın pratikte nasıl şekillendiğini takip etmelidir. Bu konuda ısrarlı ve kararlı olmalıdır.

Devrimci mücadelede ciddiyet, iddia ve kararlılık olmazsa olmaz. Bir yöneticinin kavgada ciddi, kararlı ve ısrarlı olması çok önemlidir. Bunların yanı sıra, bir yöneticide, devrimci ruh ve coşku, moral ve motivasyon mutlaka olmalıdır. Bu nitelikleri ile yönetici, çevresindeki kitleye de aynı duygu ve düşünceleri taşımalıdır. Öyle anlar oluyor ki, önümüzde yapmamız gereken bir çok iş vardır. İlk başta her şey karmaşık gibi görünebilir. Kimi zaman, "Bu kadar işi nasıl hallederiz" diye düşündüğümüz anlar olur. Hatta paniklediğimiz, bocaladığımız, işlerin çokluğu karşısında yıldığımız olur. Bir türlü işe başlayamayız. Oysa işler ne kadar çok olursa olsun; işe başlamak işi bitirmenin yarısıdır. Çünkü işe başlamak o işi yapma kararlılığıdır. Hiçbir iş gözümüzü korkutmamalıdır.

Sakin olma, iradi davranmak önemlidir. Bir yöneticinin iyi bir karar ve sonuç alması için her şeyi kontrolü altında tutması ve yönlendirmesi gerekmektedir. En başta da, kendini kontrol altında tutması gerekmektedir.

Yönetici neyi, nasıl, neden, ne zaman, nerede konuşacağını, yapacağını bilmelidir. Bu nedenle ortaya çıkabilecek ya da çıkan hiçbir gelişmeye yüzeysel bakmamalıdır. Her şeyi ayrıntılarıyla incelemeli, değerlendirmeli ve bir sonuca bağlamalıdır. Ancak bu şekilde pratik faaliyetleri örgütleyebilir, olumlu sonuçlar alabilir. En önemlisi de politika üretebilir.

Evet, politika üretmek… Bu özellik bir yöneticide mutlaka olmalıdır. Gelişen olaylara karşı ve olgulara göre, politika belirlemek, yönetici kadronun ayırt edici temel özelliklerinden biridir. Politika üretebilmek için geneli görmek gerekir. Nedir geneli görmek? Özünde objektif bir şekilde gelişmeleri analiz etmektir. Böyle yaptığımızda başarılı oluruz.

Bir yönetici, bulunduğu alanda görevlerini başarıyla yönetmek için ilk önce yapılması gereken işlerin nasıl yapılacağını netleştirmesi gerekir. Yani ilk önce, kendisinin kavraması, kafasında somutlaması gerekiyor. Ancak bundan sonra, başkalarına kavratabilir. Diğer türlü kafasında hiçbir plan-program olmayan bir yöneticinin kişileri, işleri yönetmesi mümkün olmaz.

2012.07.08
YÜRÜYÜŞ


2. Eyl 2012, 22:47
Mesaj Re: Sorumluluk
ğretmenimizİnanç, coşku ve morali örgütleyeceğiz. “Kadro ve yöneticiler... Stratejik hedeftenuzaklaştığı noktada geçici olarak bazıbaşarılar elde etse de tıkanmaya,kısırlaşmaya mahkumdur. Bürokratizmin,liberalizmin, sekterliğin, tıkanıklıkların,verimsizliğin, moral düşüklüğünün,olmazların ve yokların temel nedenleriniöncelikle burada aramak zorundayız.”İnsanlarımızın gelişiminin yavaşlamasının,pratiğin tıkanmasının, günlük sorunlarıniçinde boğulup üretemez hale gelinmesinin,moral bozukluklarının kaynağında stratejikhedeften uzaklaşma vardır.


10. Ağu 2014, 16:17
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker