Zaman: 20. Eki 2017, 17:03

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 DEVRİMCİ YAŞAM KURALLARI 
YazarMesaj
Mesaj DEVRİMCİ YAŞAM KURALLARI
DEVRİMCİ YAŞAM KURALLARI

45 yıllık bir savaş, direniş ve zafer geleneğine sahibiz. Bu gelenek, düşünceden davranışlara, oturup kalkmadan giyinmeye, konuşmadan tartışmaya bir ahlakı ve kültür birikimini ifade ediyor. THKP C’liler, Devrimci Solcular, Parti Cepheliler denildiğinde sadece eylemler, direnişler veya kitle gösterileri akla gelmez. Bununla birlikte Mahirlerden bu yana görünümü, erdemleri, ahlakı ve kültürüyle bir insan tipi canlanır.

Savaşma kültürünün, kaynağını aldığı halkı tanımanın ve mücadele içinde halkın en ileri değerlerini bedeller pahasına savunmanın, sosyalist kültürü sahiplenmenin yarattığı bu kişiliğin sahip olduğu devrimci kültür ve ahlakın halka yansımasıdır bu.

Parti Cephe kişiliği, devrimci niteliğini hal, hareket, tavır ve davranışlarında, üslubunda, ilişkilerinde kendini gösterir. Bu kişiliğe yön veren Parti Cephe’nin ideolojisi, ahlakı ve kültürüdür. Bu kişilik, halka verdiği güvenle, özveri, feda kültürü ve cüretiyle devrimimizin teminatıdır. Çünkü devrime ancak böyle kişiliklerle varılır.

Devrim için savaşmak esastır. Savaşın asli unsuru ise insandır. Bu nedenle devrimci savaş sadece silahlı cephede değil, esas olarak burjuvaziye karşı hayatın her alanında sürmektedir. Emperyalizm ve işbirlikçileri bu gerçeklikten hareketle, genel olarak kitlelere, buna bağlı olarakta tek tek her insana yönelik ideolojik ve kültürel saldırılarını sürdürmektedir. Amaçları kitleleri, kişilikleri teslim almak, bir diğer ifade ile halkın kendisine ait olmayan dejenere, yoz bir kültürü hakim kılmaktır.

Bu kültür, halka uzak ve yabancıdır.

Bu kültür ahlaksızlıkları, düşkünlükleri barındıran yoz, soysuz bir kültürdür.
İdeolojik ve kültürel saldırılar, emperyalizm ve işbirlikçileri için hayati önemdedir. Halk gerçeğine ve kendisine yabancılaşmış kişilikler, pompalanan yozluk batağına battıkça burjuvazi iktidarını daha bir sağlamlaştırmış oluyor.

Devlet yürüttüğü politikalarla halkların en olumlu gelenek ve değerlerini büyük oranda parçalayarak dejenere etmektedir. Yeni kuşaklar, bu saldırılardan etkilendikleri oranda giyimden kuşama, konuşmadan oturup kalkmaya pek çok çarpıklığı da taşımaktadır. Ayrıca burjuvazinin ideolojik ve kültürel saldırılarından etkilenen her türden oportünizm ve reformizmin, bu çarpıklıkları devrimcilik, solculuk, özgürlük adına meşrulaştırmaya çalıştığı düşünülürse bu konuda daha bir dikkatli olunmalıdır.

Savaşın halklaştığı, halkın savaşa daha aktif katılmaya başladığı bir süreçteyiz. Halklaşmak iktidarın yakınlaşmasını somutluyor. Saflarımıza hemen her gün değişik milliyet ve sınıfsal kökenden daha fazla insan katılıyor. Ancak halklaşmanın her kesimden insanı daha hızlı saflarımıza taşıdığı da düşünülürse, düzenin kitlelerde yarattığı olumsuz, yoz, çarpıklaşmış pek çok özellik ve alışkanlık da aynı hızla saflarımıza yansıyor. Bu türden alışkanlık, zaaf ve çarpıklıklar ister istemez saflarımıza katılan her insanın üzerinde şu ya da bu ölçüde etkili oluyor ve olacaktır. Önemli olan bu türden çarpıklıklara karşı yürütülecek savaştır. Bu savaşı kazanmanın yolu, hayatın her alanında devrimci ahlak ve kültürü hakim kılmaktır.
Bu nedenle insanlarımızın oturmaları, kalkmaları, konuşmaları, herşey eğitime tabi tutulmalıdır. Ve bir standarda kavuşmalıdır. Serseriler nasıl oturur, biz nasıl otururuz. Dinlemesini bilmek ne demektir gibi birçok konuda davranış biçimleri yeniden gözden geçirilerek çarpıklıklar yokedilmeli, devrimci tarz hakim kılınmalıdır. Alan, bölge ve en küçük birimlerdeki tüm yöneticiler, kendilerinden başlamak üzere bunu sürekli bir eğitim ve eylem ciddiyetiyle ele alarak oturtmalıdırlar.

Sonuç olarak; iktidar yolu kitlelerin devrim saflarında yeralmasıyla kısalacaktır. Kitleleri kazanmak güven vermekten, güven vermek ise güvenilir olmaktan geçmektedir. Kitlelere güveni onların içinde çalışan birebir kadro, savaşçı, yönetici, sempatizan, taraftarlarımızın örnek yaşamları, örnek kişilikleri, örnek davranışları, örnek kültürleri kazandıracaktır.

Bu nedenle saflarımıza öyle veya böyle taşınan çarpıklıklardan hızla arınmalı, insanlarımıza PARTİ CEPHE’li olma bilincini, PARTİ CEPHE’li yaşama bilincini, PARTİ CEPHE’li düşünme ve davranma bilincini kazandırmalıyız. PARTİ CEPHE’li kişiliği içselleştirmeli, öğrenmeli ve öğretmeliyiz...


15. Ağu 2014, 16:00
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker