Zaman: 20. Eki 2017, 17:16

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 DHKP-C Yeni Yıl Mesajı 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 659
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj DHKP-C Yeni Yıl Mesajı
BİZ CEPHELİLER SEVDADAN FEDAYA, EKMEKTEN AŞKA KADAR YENİ BİR HAYAT KURACAĞIZ!

Devrimcilik Fedadan İşgale, Kendi Araçları ile Meşruluğunu Kabul Ettirdi!

Meşruluk kendi yolunu yapmaktır.
Kendi yolunu yapmayanlar, faşizmin bataklığında boğulmaya, devrim mücadelesinin fırtınalı denizlerinde kaybolmaya mahkumdurlar.
Hiçbir zaman düzeniçi olmadık.
Hiçbir zaman yasallığa teslim olmadık ya da düşmanın icazet sınırlarını tanımadık.
Bugünse uzlaşmaz çizgimiz bir ALTERNATİF olarak tüm berraklığıyla halklarımızın karşısında duruyor.
Devrimcilik bir kimliktir. Devrimcilik örgütlemektir; nesnelliğe teslim olmamak, değiştirmek ve dönüştürmektir.

Cephe tarzı, bu kimliğin ülkemizdeki karşılığı olmuştur.
Cephe tarzı, devrimciliğin tanımını tahrip etmeye; onu dejenere etmeye çalışanları boşa çıkarmıştır.
Biz barikatları aşan önderliğimizle hep yolumuzu kendimiz açtık.
Statükolar, sınırlar hiçbir zaman bizi inançsızlığın, umutsuzluğun karanlığına götüremedi. Hiçbir zaman çözümsüz kalmadık.
İşte bu devrimciliğin meşruluğudur. Haklılık ve meşruluğumuzla yarattığımız mücadele, tarihin akışında tüm berraklığıyla ortadadır.
Halklarımız bu aynanın canlı tanıklarıdır.

Sınıf mücadelesinin evrensel gerçeğidir:
Kendi yolunu yapmayanlar, düşmanın açtığı yoldan yürümek zorunda kalırlar. Bunu en iyi bilenlerdeniz. Neden mi?
Çünkü kendi tarihimizden, pratiğimizden biliyoruz. Doğrularımızı dökülen kanlarımızla öğreniyoruz. Sonra değerlerimiz, düşüncelerimiz önümüze düşüyor, yolumuzu açıyor.

Tarih şahidimizdir ki, düşüncelerimiz hiçbir zaman yolumuzu şaşırtmamış, bizi sonuç almadan vazgeçenlerden, bedel ödememek için emperyalizmin tanımını, savaştan kaçmak için devrimciliğin gereklerini değiştirenlerden; “akıllı solculardan”, “makul devrimcilerden” yapmamıştır.

Alişanların bir mermi gibi Amerika’nın zulüm kalelerini hedefleyen yürüyüşlerinden biliyoruz. O yolların taşlarını dünya halklarının açlığı, acıları, Amerikalı katillerin zulümleri döşemiştir. Alişanlara ve feda ruhuyla savaşan tüm Cephelilere hesap sormanın meşruluğu kalmıştır.

Muharrem gibi, sevdadan fedaya giden yolu yapanlardan biliyoruz.

Ustalarımızdan biliyoruz. Stalin’in...

“Yalnızca iki sınıf vardır. İşзi sınıfı ve burjuvazi ve her kim bunlardan birinden yana değilse, цtekinden yanadır” sözündeki bilimsel doğrudan öğreniyoruz.

Düşmanla aramızdaki duvarı kalınlaştırarak kendi yolumuzda yürümenin, kendi haklılığımız ve meşruluğumuzdan güç almanın dışında bir kurtuluş yolu olmadığına inanıyoruz.

Açık düşmanı ve yasallık sınırlarına hapsolanların bağrında taşıdığı düşmanı daha iyi görüyoruz.

Oportünizm, reformizm ve Kürt milliyetçileri öncülüğünde sonuç alınan ve demokrasi mücadelesine katkı sağlamış tek bir hak alma eylemi yoktur.

Kendini tekrar eden, hak alma yerine “protestocu” bir anlayışla yapılıp bitirilen eylemlerin kitlelerde moral bozukluğu ve inançsızlık yaymak dışında bir etkisi yoktur.

Hatta düşmanlarımızın gücünü abartan, “kazanmanın mümkün olmadığına” inandıran, kitlenin öfkesini eriterek düzen için “tehlikesiz” hale getiren bir anlayıştır bu...

Kendi uzlaşmacı, icazetçi anlayışlarını bugün kitlelere dayatıyorlar. Kendini meşru görmeyenlerin, oligarşi ile savaşı geriye çekenlerin ya da barışmayı esas alanların amacı düşmanla barış içinde bir arada yaşamayı örgütleyebilmektir.

Bu anlayış halkın açığa çıkan öfkesini, taleplerini meşruluk çerçevesinde örgütlemez... Kinini düzene karşı yöneltmez.

Tam tersine artık gelinen noktada bu anlayışın sahipleri, halkın öfkesini ve mücadelesini dindirmeye; onu düzen için “tehlikesiz” hale getirmeye çalışıyor.

Onlar mücadeleyi yasallıkla boğmaya kalkıyor, biz meşru mücadele hattımızı büyütüyoruz.

Onlar kitleleri düzeniçi sınırlara hapsetmeye çalıştıkça bizim ihtilalci ruhumuz Haziran Ayaklanması’nda, işçi direnişlerinde, gençliğin, gecekonduluların mücadelesinde açığa çıkıyor.

Ayrım derinleşerek devam edecektir.

Öz gücümüze ve meşruluğumuza güvenin kaynağında iktidar iddiamız ve ideolojik netliğimiz vardır.

Demokratik alanda örgütlü ve fiili tüm yasal olanakları sonuna kadar kullanarak, meşru temelde hak ve özgürlükler mücadelesini sürdürmek bizim çizgimizdir.

Silahlı mücadeledeki ısrarımız ve feda ruhuyla devam eden savaşımız aynı meşruluk inancımızla var olmuştur.

Devrimcilik kendi araçları ile meşruluğunu kabul ettirir.

Birincisi; sonuç alana kadar ısrar ve her yolu deneme, kararlılık mücadeleyi meşrulaştırır.

İkincisi; devrimci talepler haklıdır... Haklılık, meşruluğu da yaratır.

Mahir Çayan “halka anlatamayacağınız hiзbir eylemi yapmayın” demiştir.

Bugün halkımızın ve vatanımızın şah damarı savaş diye atıyor.

O damarın her geçen gün artan bir hızla seğirmesine neden olan emperyalizm ve sömürü gerçeğidir...

Bakın dünyaya, ülkemize... İş cinayetlerinde, göçüklerde, patlamalarda, sellerde, kasırgalarda, depremlerde ya da kurşunlarla, bombalarla katledilenlere bakın...

Her on saniyede bir, sadece temiz su bulamadığı için ölen çocuklarımıza bakın...

İşte onların her biri savaş diye atan damarlarımızdır...

Devrimciğimizin HAKLILIĞINI besleyen işte bu damarlardır.

Dişe diş, kanımızla ve tırnaklarımızla kazıyarak elde ettiğimiz MEŞRULUĞUMUZ demokratik, silahlı, hayatın her alanında Parti-Cephe’yi bir alternatif haline getiriyor.

Yoldaşlar;

Düzenin yasallığını değil, devrimci meşruluğu esas almalıyız.

Her zaman protestocu değil, demokratik mevzileri geliştiren ve hak alan olduk. Kendi haklılığımızın gücüyle hareket ettik. Meşruluğumuz da haklılığımızdaydı.

Sonuç alan tarzımızı, radikal ve hesap soran mücadele anlayışı ile yarattık. Bizi yasallığın sınırlarında boğamadılar.

Demokratik mevzileri almak yetmiyordu, hep bir adım ileri taşıdık... Kazandıklarımızı koruduk.

Sonuç alan tarzımız; hak alan, hesap soran ve düzenin yasalarıyla sınırlanmadan, devrimci meşruluğun gereklerini yerine getiren anlayışımızın sonucudur.

Devrimci meşruluğun kendine ait yasaları vardır.

Bu yasalar sonuç alana kadar her yolu denemeyi, dişe diş, gerektiğinde bedel ödeyen bir mücadele anlayışını emrediyor.

Kazova işçilerinin fabrika işgalinden gençliğin DTCF İşgali’ne;

DTCF işgali’nden tutuklananların tahliyesinden, BELTAŞ işçilerinin direnişine, gençliğin parasız eğitim talebinin geniş kitlelerce kabul görmesine;

Engin Çeber’in katillerinin düzenin mahkemelerince cezalandırılmasından Güler Zere’nin tahliyesine; mahallelerde çetelere, yozlaşmaya karşı kendi örgütlülüklerimizi kurmaktan, 550 bin kişilik halk konserlerine kadar her yerde devrimci meşruluğun yasalarını ve kurallarını uyguladık.

Haklar sadece ve sadece düşmanı kuşatarak, her saldırısında bedel ödeyeceğinin korkusunu yaşatarak alınır.

Bunun için kendine güvenli ve hesap soran mücadele programı ile haklarımızı almaya devam etmeliyiz.

Kararlı ve radikal bir mücadele hattı bizi güçlendirir, düşmanı ise güçsüz bırakır.

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki bu birikim halk kitleleri nezdinde, devrimci bir gücün varlığına; sorunlarının çözümü için hesap soran anlayışa güveni; devrimci iradenin tüm iradelerden üstün olduğuna olan inancı büyütecektir.

Tarih biziz. Gelecek bizim ellerimizde şekillenecek.

Yoldaşlar;

En büyük silahımız ideolojimiz ve yüksek moral değerlerimizdir. Birbirimize ve halkımıza duyduğumuz sevgi, umut, vefa, bağlılık temel değerlerimizdir.

Dünyanın neresinde olursa olsun bir Cepheli direnmeye başlamışsa tüm Cepheliler her yerde direnmeye başlar. Bir gözümüz bir yere bakarken diğer gözümüz başka bir hedefe bakamaz.

Yunanistan’da Özgür Tutsakların direnişinde “birimiz hepimiz için” geleneğimize bağlı kaldık.

Halkımız için düşünü kurduğumuz geleceğin değerlerini, bugün kendimizden başlayarak yaratmak ve yaymak zorunda olduğumuzu biliyoruz.

Halka her yönden örnek olmak, eğitmek, örgütlenmek, “ya kazanacağız, ya öleceğiz” geleneğine sahip çıkmak...

Biz buyuz... Sevdadan fedaya böyle yaşıyor, böyle savaşıyoruz... Savaşı hayatımızın kopmaz bir parçası haline getirdik.

Aldığımız soluk, düşündüğümüz eylem, yarattığımız gelenek savaşımızla birlikte yaşamımıza sindi... Giyimimiz, oturmamız kalkmamız, yememiz içmemiz, sevmemiz... Her şeyimiz savaş içindir.

Halk sevgimizin ateşlediği bu ruh yenilmez. Bu devrimci ruhla düşmanın karargahlarında korkularını büyütüyoruz.

Her Cepheli savaşçıdır. Kadın ya da erkek, liseli ya da torun sahibi, genç ya da yaşlı fark etmez.

Her Cephelinin sevdadan fedaya uzanan yolculuğunda savaşı bir sanat haline getirme çabası vardır.

Her Cepheli savaşın hem öğrencisi hem öğretmenidir.

Tarihsel birikimin sonucuyuz: Büyük Direniş’te devrimcilik yeniden tanımlandı, “direnmeyen çürür” demiştik.

Sonra “savaşmak insanlığın şah damarıdır, savaşmayan ölür” dedik.

Şimdi ise, sevdadan fedaya savaşı hayatımızın her anında solumaktan söz ediyoruz. Zafer bizimdir. Çünkü savaşıyoruz.

Bir kez daha ilan ediyoruz: Türkiye halklarına karşı işlenen tüm suçların hesabı sorulacaktır.

Elini devrimci kanına bulayan katiller yerin yedi kat dibine de girseler devrimci adalet onları bulacak.

Yüreğimizin koru, bileğimizin gücü ile kanımızın son damlasına kadar savaşacağız.

Demokratik ya da silahlı alandaki tüm Cepheliler aynı hesap sorma bilinci ile yaşamalı ve savaşmalıdırlar.

Hesap sorma bilinci, sınıf bilincinden ve kinden beslenir. Biz kinini gemleyenlerden değiliz. Kinimiz de sevgimiz kadar büyük olmalıdır.

Hesap sorma bilincimiz, en küçük hak arama eyleminden en kapsamlı, en örgütlü işlerimize kadar ruhunu o işe vermelidir.

Faşizm gerçeğinde yaşamanın ve kazanmanın başka yolu yoktur.

Yoldaşlar;

Anti-emperyalist olmadan sosyalist ya da devrimci olunamaz. Ülkemiz solu emperyalizme karşı mücadeleyi, devrimci olmanın temel “görevini unutmuştur”.

Sol, üç yıldır emperyalizmin “Arap Baharı” adıyla tezgahladığı emperyalist saldırganlığa karşı aldığı tavırdan, ABD ya da AB emperyalizminin politikalarını meşru görmeye kadar uzanan bir çarpıklık içindedir.

Emperyalizme tek bir taş bile atmadan sosyalistlik, devrimcilik iddiası korunamaz.

Emperyalist işgal meşru görülerek yurtseverlikten söz edilemez.

Bugün emperyalistler Suriye’yi açıktan işgal edememişlerse, defalarca politika değişiklikleri yapmak zorunda kalmışlarsa bunun nedeni Suriye halkının direnişidir.

Halkların emperyalist saldırganlığa boyun eğmemeleri, işgallere karşı direnmeleri emperyalistlerin politikalarını alt-üst etmiştir...

Amerika Afganistan’ı işgal ettiğinde Afgan halkını küçümsüyordu... 13 yıldır direniyor Afgan halkı... Bütün emperyalistlere kök söktürüyor...

Emperyalistler ne Irak’ta ne de Mısır’da, ne Libya’da ne de Suriye’de istedikleri politikaları hayata geçiremediler... Bugün emperyalizmin Ortadoğu politikaları iflas etmiştir...

Emperyalizme karşı bizim tavrımız hep net oldu... Tereddütsüz emperyalizme karşı direnenlerin yanında yer aldık... Emperyalizme karşı dünyanın neresinde bir direniş varsa orda da direnen halkların yanında olacağız. Halklara yaşattığı acıların, sömürünün zulmün hasabını sorduk, sormaya devam edeceğiz...

Emperyalizme karşı tavrımızın netliğinden dolayı başta Amerika olmak üzere tüm emperyalistlerin öncelikli hedeflerinden birisiyiz... Bütün dünyada bize saldırıyorlar... Asla geri adım atmayacağız...

Emperyalizme karşı kazanılan her zafer bizim için de zaferdir. Dünyanın herhangi bir ülkesinde emperyalizmin bozgunu bizim kazancımızdır.

Biz emperyalizme karşı birleşmeye, ezilenlerin ortak düşman emperyalizme karşı birlikte mücadelesine inanırız.

Bu inancı taşımadan, yüreğinde bu ateşi duymadan sosyalistlikten söz edilemez.

Yoldaşlar, Halkımız;

Savaşmak ve kazanmak için devrimci meşruluğumuzla hareket etmek zorundayız.

Devrimcilik kendi araçları ile meşruluğunu kabul ettirir.

Cephe tarzı; hesap sorma bilinci, sonuç alana kadar ısrar, tırnaklarıyla kazıma pahasına yoğun bir emek, yüreğinde büyük bir halk sevgisi, savaşçı bir kimlik... bu araçların hepsine sahiptir.

Hepsinin kaynağında iktidar iddiamız vardır. İktidar iddiası aynı zamanda büyümektir. Umudu büyütmektir. Yani örgütlenmektir, eğitimdir, silahlanmaktır... Ev ev, kişi kişi örgütlenmektir.

Gecekondularda, en yoksulların yanında, iş yerlerinde, fabrikalarda, okullarda, sokaklarda, köylerde örgütlenmek için en küçük bir olanağı bile bir savaşçı titizliğiyle ve militanlığıyla değerlendirmektir.

İktidar iddiası savaşı, silah silah büyütmektir. Silahla, sopayla, sapanla, benzinle, iple, roketle... Ne varsa onunla silahlanmaktır.

Umut biziz... Umut devrimdir... Rüzgar bizden yana esiyor... Dünya halklarının tek kurtuluşu devrimdedir... Gerek dünyada, gerek ülkemizdeki gelişmelerin kanıtladığı tek gerçek budur... Halkların devrimden başka kurtuluş yolu yoktur...

Oligarşinin yönetememe krizi her geçen gün derinleşiyor... AKP iktidarının halka daha çok baskı ve terörden başka verebileceği hiçbir şeyi yoktur... Artık halkımız AKP’nin yalanlarına da kanmıyor...

İşte Haziran Ayaklanması 80 ilde üç buçuk milyon kişi alanlarda hesap sordu faşizimden.. Halkımız korku duvarlarını aşmıştır...

Dün bizim hapishanelerde bedenlerimizle kurduğumuz barikatlar, F tiplerine karşı 7 yıl süren Büyük Direnişimiz bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca halkın direniş silahı olmuştur...

Emperyalizmin ve oligarşinin Anadolu topraklarında devrim umudunu silmek için yaptıkları F tipleri direnişimiz karşısında iflas etti... Erdallar, Hasan Selimler, İbrahimler, Alişanlar, Muharremler bunun en somut kanıtıdır...

Şimdi fedadan işgallere... Haziran Ayaklanması’yla ortaya çıkan halkın öfkesini örgütlemek Cepheliler’in görevidir...

Oligarşinin yönetememe krizi de, halkımızın öfkesi de büyüyor...

Her Cepheli sevdadan fedaya giden yolda ustalaşmalı; tüm yaşamını savaşa göre şekillendirmelidir.

Savaş moralle yürür; eğitimle ustalaşılır.

Eğitimle büyüyeceğimizi unutmayacağız. Kitaplardan, hayattan ve pratiğimizden öğreneceğiz.

Devrimin bilgisine sahip olmayı istemek, iktidarı istemektir.

Bilgi olmaksızın iktidarı istemek mümkün değildir. Tanımlamak, ayırt etmek, üretmek, direniş biçimleri geliştirmek için bilmek zorundayız.

Devrimcilerin kendi farkını üretmesi, düzene alternatif olabilmesi için bilgi sahibi olması gerekir.

Devrimci meşruluğumuzla kendi yolumuzda ilerlemek; öz gücümüze güvenmek; devrimciliğin uzlaşmazlık ve vazgeçmemek olduğunu asla aklımızdan çıkarmamalıyız.

Militan devrimcilik tüm engelleri aşmanın anahtarıdır.

Militanlık doğru düşünmeyi öğrenmekle başlar.

Doğru düşünme tarzıyla, bilgiyle, silahla militanlığımızı büyütelim..

Yoldaşlar, halkımız;

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki emperyalistlerin ve işbirlikçilerinin korkularını daha da büyüteceğiz...

Şehitler verdik... Alişanlarla, Muharremlerle geleneklerimize yeni halkalar ekledik...

Onlar feda ruhunun önünde engellerin bir hükmünün olmadığının kanıtıdırlar. Onların kahramanlıkları zulmün kalelerini yerle bir etmiştir.

Devrimci meşruluğumuz ve haklılığımızla; feda ruhumuzla, halkımızın ekmek, adalet ve özgürlük mücadelesinde yeni mevziler kazanmaya devam edeceğiz. Zaferi mutlaka kazanacağız.

Tüm halkımızın, yoldaşlarımızın, dostlarımızın yeni yılını kutluyoruz.


ONLAR BİR AVUÇ BİZ MİLYONLARIZ!
HALKIN İKTİDARINI SAVAŞARAK KURACAĞIZ!
YAŞASIN BAĞIMSIZ TÜRKİYE!
KAHRAMANLAR ÖLMEZ HALK YENİLMEZ!
YAŞASIN ÖNDERİMİZ DURSUN KARATAŞ!

YAŞASIN DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ PARTİSİ-CEPHESİ

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


2. Oca 2014, 04:43
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker