Zaman: 22. Eyl 2018, 06:23

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 Devrimci Yaşam ve Davranış Kuralları 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 667
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Devrimci Yaşam ve Davranış Kuralları
Kirk yıllık bir savaş, direniş ve zafer geleneğine sahibiz. Bu gelenek, düşünceden davranışlara, oturup kalkmadan giyinmeye, konuşmadan tartışmaya bir ahlakı ve kültür birikimini ifade ediyor. THKP C’liler, Devrimci Solcular, Parti Cepheliler denildiğinde sadece eylemler, direnişler veya kitle gösterileri akla gelmez. Bununla birlikte Mahirlerden bu yana görünümü, erdemleri, ahlakı ve kültürüyle bir insan tipi canlanır.

Savaşma kültürünün, kaynağını aldığı halkı tanımanın ve mücadele içinde halkın en ileri değerlerini bedeller pahasına savunmanın, sosyalist kültürü sahiplenmenin yarattığı bu kişiliğin sahip olduğu devrimci kültür ve ahlakın halka yansımasıdır bu.

Parti Cephe kişiliği, devrimci niteliğini hal, hareket, tavır ve davranışlarında, üslubunda, ilişkilerinde kendini gösterir. Bu kişiliğe yön veren Parti Cephe’nin ideolojisi, ahlakı ve kültürüdür. Bu kişilik, halka verdiği güvenle, özveri, feda kültürü ve cüretiyle devrimimizin teminatıdır. Çünkü devrime ancak böyle kişiliklerle varılır.

Devrim için savaşmak esastır. Savaşın asli unsuru ise insandır. Bu nedenle devrimci savaş sadece silahlı cephede değil, esas olarak burjuvaziye karşı hayatın her alanında sürmektedir. Emperyalizm ve işbirlikçileri bu gerçeklikten hareketle, genel olarak kitlelere, buna bağlı olarakta tek tek her insana yönelik ideolojik ve kültürel saldırılarını sürdürmektedir. Amaçları kitleleri, kişilikleri teslim almak, bir diğer ifade ile halkın kendisine ait olmayan dejenere, yoz bir kültürü hakim kılmaktır.

Bu kültür, halka uzak ve yabancıdır.

Bu kültür ahlaksızlıkları, düşkünlükleri barındıran yoz, soysuz bir kültürdür.

İdeolojik ve kültürel saldırılar, emperyalizm ve işbirlikçileri için hayati önemdedir. Halk gerçeğine ve kendisine yabancılaşmış kişilikler, pompalanan yozluk batağına battıkça burjuvazi iktidarını daha bir sağlamlaştırmış oluyor.

Devlet yürüttüğü politikalarla halkların en olumlu gelenek ve değerlerini büyük oranda parçalayarak dejenere etmektedir. Yeni kuşaklar, bu saldırılardan etkilendikleri oranda giyimden kuşama, konuşmadan oturup kalkmaya pek çok çarpıklığı da taşımaktadır. Ayrıca burjuvazinin ideolojik ve kültürel saldırılarından etkilenen her türden oportünizm ve reformizmin, bu çarpıklıkları devrimcilik, solculuk, özgürlük adına meşrulaştırmaya çalıştığı düşünülürse bu konuda daha bir dikkatli olunmalıdır.

Savaşın halklaştığı, halkın savaşa daha aktif katılmaya başladığı bir süreçteyiz. Halklaşmak iktidarın yakınlaşmasını somutluyor. Saflarımıza hemen her gün değişik milliyet ve sınıfsal kökenden daha fazla insan katılıyor. Ancak halklaşmanın her kesimden insanı daha hızlı saflarımıza taşıdığı da düşünülürse, düzenin kitlelerde yarattığı olumsuz, yoz, çarpıklaşmış pek çok özellik ve alışkanlık da aynı hızla saflarımıza yansıyor. Bu türden alışkanlık, zaaf ve çarpıklıklar ister istemez saflarımıza katılan her insanın üzerinde şu ya da bu ölçüde etkili oluyor ve olacaktır. Önemli olan bu türden çarpıklıklara karşı yürütülecek savaştır. Bu savaşı kazanmanın yolu, hayatın her alanında devrimci ahlak ve kültürü hakim kılmaktır.

Bu nedenle insanlarımızın oturmaları, kalkmaları, konuşmaları, herşey eğitime tabi tutulmalıdır. Ve bir standarda kavuşmalıdır. Serseriler nasıl oturur, biz nasıl otururuz. Dinlemesini bilmek ne demektir gibi birçok konuda davranış biçimleri yeniden gözden geçirilerek çarpıklıklar yokedilmeli, devrimci tarz hakim kılınmalıdır. Alan, bölge ve en küçük birimlerdeki tüm yöneticiler, kendilerinden başlamak üzere bunu sürekli bir eğitim ve eylem ciddiyetiyle ele alarak oturtmalıdırlar.

Sonuç olarak; iktidar yolu kitlelerin devrim saflarında yeralmasıyla kısalacaktır. Kitleleri kazanmak güven vermekten, güven vermek ise güvenilir olmaktan geçmektedir. Kitlelere güveni onların içinde çalışan birebir kadro, savaşçı, yönetici, sempatizan, taraftarlarımızın örnek yaşamları, örnek kişilikleri, örnek davranışları, örnek kültürleri kazandıracaktır.

Bu nedenle saflarımıza öyle veya böyle taşınan çarpıklıklardan hızla arınmalı, insanlarımıza PARTİ CEPHE’li olma bilincini, PARTİ CEPHE’li yaşama bilincini, PARTİ CEPHE’li düşünme ve davranma bilincini kazandırmalıyız. PARTİ CEPHE’li kişiliği içselleştirmeli, öğrenmeli ve öğretmeliyiz...


1. Bölüm

Kalınan Evlerde, Halk İlişkilerinde Uyulacak Kurallar

1- Kalınan evlere özel ve acil bir iş olunmadıkça çok geç saatlerde gidilmeyecektir. Erkekler en geç saat 23.00 bayanlar en geç saat 21.00’de kaldıkları eve dönmüş olacaktır. Bayanlar bu konuda daha titiz davranacaktır. Geç gidilecekse bu önceden ev sahibine haber verilmelidir.

Evlere kadın ve erkekler toplu olarak giderken de davranışlara, ilişkilerine, çevre halkının değer yargılarına dikkat edilecek, geliş gidişlerin ciddiyet ve olgunluğu içinde olunacaktır.

Eve geç saatlerde gelip gitmek, komşuların dikkatini çekip, özellikle bayanlar hakkında dedikodular çıkmasına yol açar. Ayrıca güvenlik gereği de geç saatlerde sokakta kalmak risklidir. Gece arama ve operasyonlara denk gelinmekte, olmadık nedenlerle polisiye durumlara zemin oluşturmaktadır.

2- Kalınan evlere ev sahibinin haberi ve izni olmadan, ilişkilerimiz iyidir, idare ederler mantığıyla kalabalık gruplar halinde gidilemez. Ev sahiplerinin de kendilerine göre bir programları olabileceği hesap edilmelidir.

Gidilen her yerde insanların işe gideceği hesaplanarak gece geç saatlere sarkan, gereksiz sohbetlerden uzak durulmalıdır. Gece geç saatlere kadar televizyon izlemek, geç yatıp geç kalkmak bir devrimcinin tarzı olamaz. Kitap okuma, rapor yazma vb. örgütsel durumlarda ise ailenin yaşam düzenini bozmayacak şekilde hareket edilmelidir.

Eğer toplantı, eylem hazırlığı vb. gibi somut işler için gidilmişse evdekilerin yaşam düzenlerini alt üst etmeden ayrı bir odada, sessizce yapılmalıdır. Herhangi bir konuda ortak bir çalışma varsa kullanılan odanın kapısı tamamen kapatılmadan ev sakinlerinin duymamasına dikkat ederek ama içeride ne oluyor merakına kapıldığında kaygılarını giderecek şekilde kısmen aralık bırakılmalıdır. Zira dedikodu yapma alışkanlığının ne kadar yaygın olduğu bir an bile akıldan çıkarılmamalıdır.

Ahlaki dejenerasyonun ileri boyutta olduğunu unutmadan hiçbir söylentiye fırsat vermeyecek, örnek bir tavır sergilenmelidir ki halk, hiç çekinmeden kızlarını, oğullarını devrimcilere teslim edip, evlerini bize açabilsinler.

Ev halkı gerek günlük sıradan davranışlarla, gerekse özel olarak ilgi duyup vakit ayırarak eğitilmelidir. İlk intibanın önemini iyi kavrayıp daha ilk günden güven veren bir kişiliğe sahip olunduğu mutlaka hissettirilmelidir.

3- Acil ve özel bir işi olmadıkça, erkekler kaldıkları evlerde evin erkeği evde yokken eve girmeyeceklerdir. Aynı şekilde bayanlar da evin hanımı evde yoksa eve girmeyeceklerdir. Mahalle halkının dedikodu yapmasına ortam doğar. Evin erkeği veya hanımı rahatsız olabilir.

Erkekler, dul kadınların ya da yalnız yaşayan kadınların evlerinde kalmayacak, kadınlar ise yalnız yaşayan veya dul erkeklerin evlerinde kalmayacaklardır.

4- Kalmak için ya da ziyaret için evlere gidildiğinde temizliğe azami dikkat edilecektir.

Günlük giysilerin temizliğine özen gösterilmeli, sık sık yıkanmalı, kirli kirli dolaşılmamalıdır. Çoraplar kirli ise, koku yapıyorsa çıkartılmalı, ev sahibinden izin alınıp yıkanmalıdır. Tuvaletler temiz kullanılmalıdır, tuvalet kullanıldıktan sonra görünürde olan kirlilik temizlenmelidir. Bayanlar muayyen günlerinde temiz olmalıdırlar ve aynı ortamda bulunduğu insanlara durumlarını belli edecek hareketlerde bulunmamalıdırlar.

Ne kadar yoğun olunursa olsun temizlik önemlidir. Ortak bir ev yaşamında kirlilik rahatsız edicidir, ciddi tartışmalara yol açar.

5- Sürekli kalınan evlerde banyo yapılırken izin alınmalı, günlük kalınan evlerde sürekli ilişkimiz değilse, sadece zaman zaman uğruyorsak zorunlu kalınmadıkça banyo yapılmamalı, mutlak bir ihtiyaç halini almışsa evin sahibinin izni alınmalı, ev ortamının uygun olup olmadığına dikkat edilmelidir.

Erkek ve bayanlar havlu ve bornozla banyo dışında dolaşmamalı, üzerlerini banyoda değişip giyinmelidirler. Banyo sonrası saçlar kurutulmalı, evin erkeklerinin ya da hanımlarının yanında ıslak saçlarla dolaşılmamalıdır.

Erkekler banyodayken evin hanımından, kadınlar banyodayken evin erkeğinden havlu, şampuan, sabun vb. istememelidir. Banyodan sonra banyo temiz bırakılmalı, yerlerde saç, kıl vb. olmamalıdır.

Banyo sonrası üstten çıkarılan kirli çamaşırlar banyoda bırakılmamalı, özellikle kirli iç çamaşırları hemen ve kişinin kendisi tarafından yıkanmalı, evin hanımına ya da kızlarına bırakılmamalıdır.

6- Sürekli veya geçici kalınan evlerde yıkanan iç çamaşırları uluorta asılmamalıdır. Asıldığı zaman, çamaşırlar görünmesin diye üzerlerine tülbent, havlu türü birşey serilmelidir.

İç çamaşırlarını başkasının görmesi hoş değildir. Namahrem kabul edilir, bu nedenle dikkat edilmelidir.

7- Kalınan evlerde uygunsuz kıyafetlerle erkekler; pijama, eşofmanla, atletle veya üstü çıplak, bayanlar; ise tayt, gecelik vb. ile ortalıkta dolaşılmayacak, yatılacak ana kadar düzenli ve derli toplu olunacaktır.

8- Sürekli ya da kısa süreli ne tür bir ilişki olursa olsun kalınan hiçbir evden izinsiz ve gereksiz olarak kitap, eşya, giysi veya herhangi birşey alınmayacaktır. İnsanların bu tür konulardaki hassasiyetleri gözönünde bulundurulmalı, ihtiyaç varsa ev sahibine sorarak izni dahilinde alınmalı, alınanlar özenli ve titiz kullanılmalıdır. Böyle alınan eşyalar kullanılırken emaneti sakınma perspektifiyle hareket edilmeli, ihtiyaçlar karşılandıktan sonra alındığı şekilde geri iade edilmelidir. Emanete hıyanet, güvenilirlik önemli bir değer ölçüsüdür. Küçük dikkatsizlikler ya da duyarsızlıklarla değerler zedelenmemelidir.

9- Kalınılan evlerde ev halkından biri gibi ne gerekiyorsa o yapılacaktır. Bunun için ev işlerine yardımcı olunmalı, sabahları evdekilerle birlikte kalkılmalı, kalkar kalkmaz yatak toplanmalı, üst hemen değiştirilmeli, evdekilerin yanına dağınık, hırpani bir görüntüyle çıkılmamalıdır. Kullanılan her ev temiz tutulmalı, evin düzenine uyum sağlanmalı, ev sahibinin izni olmadan evin düzeninde değişiklik yapılmamalıdır.

10- Ev sahipleri erkenden kalkıp işlerinin başına giderken uyumaya devam edilemez. Erkekler evin erkeğiyle birlikte evden çıkacak, evin hanımı çalışıyor ve evden erkeklerden önce çıkıyorsa bayanlar da evin hanımıyla birlikte evden çıkacaktır.

Kalınan ev çalışma, yaşama vb. koşulları dolayısıyla gündüzleri kalmaya müsaitse kalan insan evde kaldığı zamanları yatakta ya da boş oturarak geçirmemeli, boşluğu fırsat bilen tembel, dağınık, savruk bir insan görüntüsü çizmemelidir. Ailenin yaşam temposu dikkate alınarak bir düzen kurulmalıdır. Mümkün olduğunca yatış kalkış saatleri düzenli olmalı, örgütsel işler olmadığı durumlarda da yaşam programına uygun hareket edilmelidir.

11- Kalınan evlerde kadın ya da erkek evde kalan insan, ailelerin yatak odalarına izinsiz girmeyecektir. Yatak odaları halkın değerlerine göre mahremiyeti ifade eder. Pek çok evde evin yetişkin kız ve oğulları bile annelerinden-babalarından habersiz ve zorunlu kalmadıkça yatak odalarına girmezler.

Kalınan her evde ailelerin bu tür alışkanlık ve değerlerine saygı gösterilmeli, mahremiyetleri gözetilmelidir. Mutlaka girmek gerekiyorsa izin alınmalı, haber verilmeli, ondan sonra girilmelidir.

12- Kalınan evlerde kalan erkekse evin hanımına, bayansa evin erkeğine gereksiz, abartılı bir ilgi gösterilmemelidir. Diğer eşin ilgisini çekip kıskançlığına yol açacak fısıltılı konuşmalar, samimi tavırlar olmayacaktır.

Yine aile kavgalarının konusu ve tarafı olunmamalı, karı koca ilişkilerine gereksiz müdahalelerde bulunulmamalıdır. Bu tür durumlarda karı koca eninde sonunda anlaşmaya varır ve arada bizim ilişkilerimiz yıpranarak saygınlığı zedelenir. Bu nedenle tatışmalara müdahale edilmemeli, taraf tutulmamalı, sorun ciddi boyutlara ulaşacak gibi görünüyorsa ortam sakinleştirilmelidir.

Devrimciler çocuklara da değer verirler. Bu nedenle evin çocukları ile iyi ilişkiler kurulmalı, çocuklar küçükse iyi davranmalı, ilgilenmeli, çocukların ablası, abisi olmalıdırlar. Aileler çocukları konusunda hassastırlar, çocuklara yaklaşım ilişkileri zedeleyip tıkayabileceği gibi olumlu bir yaklaşım yeni bir ilişkiyi daha çabuk olgunlaştırabilir.

Evde yetişkin kız ve erkek çocuklar varsa onlarla saygılı, seviyeli bir ilişki tarzı yakalanmalı, eğitici olunmalıdır. Örgütleme adına çarpık ilişkiler geliştirilemez. Uzun süreli kalınan evlerde evin her bireyini eğitme perspektifiyle hareket edilmelidir. Ancak bu, kaba bir şekilde ve sürekli bildik ajitasyon cümleleriyle olmaz. İlgilenilen kişinin gerçekliği gözönüne alınmadan yapılmaya çalışılan ilgilenme sözkonusu kişiyi eğitmez. Bu nedenle, onlara yönelik programlar oluşturulmalı, zaman ayırılmalı, ilişkilere özen gösterilmelidir.

13- Oturup kalkmaya, davranışlara dikkat edilecektir. Devrimci insan oturuşundan kalkışına kadar örnektir, saygılıdır. Karşımızdaki kim olursa olsun yayılarak, ciddiyetsiz bir şekilde oturulamaz.

Eğer yaşlılar varsa bacak bacak üstüne atılmayacak, bacak uzatılmayacaktır, bu durum yaşlı insanlara saygının, değer vermenin bir gereğidir. Yaşlı insanların elleri öpülmeli ve hürmet gösterilmelidir. Bayanlar ve erkekler yaşlıların yanında sigara içmemelidir. Törelere uygun davranmak, el öpmek aşağılatıcı bir iş değil, tam tersine saygının ifadesidir. Bayanlar etek giymişse etek açılmayacak biçimde uygun oturulacaktır.

Eve girer girmez özellikle bayanların ilk işi sigara içmek olamaz. Sigara belli ölçüde içilmeli, ev halkını rahatsız edecek şekilde arka arkaya içilmemeli, kültablası dolu ve pis bırakılmamalı, sık sık boşaltılıp temizlenmelidir. Sigara içmeden önce evdekilerden izin alınmalı, özellikle kadınlar üst üste sürekli sigara içmemelidir.

14- Aile ilişkilerinde din, mezhep, milliyet tartışmalarına girilmemeli, solculuk, devrimcilik adına dinsizlik propagandası yapılmamalıdır. Bu çeşitli grupların devrimcilikle ilgisi olmayan davranış şeklidir.

15- Evlerde yemek seçme, yer beğenmeme gibi mütevazılıktan uzak, kibirli olarak algılanılabilecek tavırlara girilemez. Ailelerin gelir durumları, olanakları hesap edilerek davranılmalı, rencide edilmemelidir. Ne ikram ediliyorsa onunla yetinilecek, özel taleplerde bulunulmayacak, evdekiler ne yiyorsa, ondan yenilecektir.

16- Evlerde kalırken de derli toplu, düzenli, temiz çalışılacak, yapılan işlerden sonra ortalık toparlanacak ve dağınık bırakılmayacaktır. Çalışma konusu ile ilgili eşyalar, notlar, raporlar, aletler, araç gereçler sağda solda bırakılamaz, unutulamaz. Her defasında bir kişi arkamızı toplayacaksa, bu önce bize sonra giderek temsil ettiğimiz yapıya bir güvensizlik yaratacaktır.

Eğer kaldığımız evlerde silah, patlayıcı vb. gibi güvenlik olarak tehlike yaratabilecek malzemeler varsa bunlar kesinlikle ortalıkta bırakılmayacaktır. Mutlaka kapalı ve zulalı tutulacaktır. Evde bu tür bilgileri paylaştığımız biri varsa, ki sürekli kalınan evlerde insanlardan en az biri bu konuda eğitilmeli ve bilgilendirilmelidir. Bu tür eşyaların bulunduğu dolap, zula vb.’ni denetlemesi, kontrol etmesi, gerekli durumlarda alabileceği önlemler öğretilmelidir.

17- Kadın ve erkek yoldaşlar aynı ailenin yanında birlikte kalıyorlarsa aralarındaki ilişkiler dengeli, olgun ve seviyeli olmalıdır. El kol hareketleri, aşırı samimi davranışlar olmayacaktır. Kadın erkek, kadın kadın, erkek erkek yoldaşlar arasında el şakaları, bağrışmalar, yanlış anlaşılmaya müsait özel şakalar, ilişkileri laçkalaştıracak hareketler yapılamaz.

Yine kadınlar evin erkeğinin veya yetişkin erkek çocuğunun bulunduğu mekanlarda, erkekler de evin kadını ve yetişkin kızlarının odalarında yatmayacaklardır.

Devrimci ahlakı yaratırken halkımızın ahlak anlayışını bir kenara bırakacağımız gibi geri ve sığ bir düşünceye kapılınmamalıdır. Bağımsızlık, özgürlük, devrimcilik adı altında ahlak dışı hareket etmek devrimcilik olarak kabul edilemez. Saygılı, titiz, ölçülü olunacaktır.

18- Kadın devrimciler kaldıkları evlerde evin hanımıyla dedikodu, moda, magazin vb. içerikli ilişkiler kurmaya müsaittir. Buna dikkat edilecektir. Toplumumuzdaki kadınlar elbette sistemin tüketim kültüründen etkilenmekte, geri özellikler taşımaktadır. Doğal olarak çoğunlukla ilgi alanları bu konular olmaktadır.

Özellikle gençlik dışındaki alan ilişkilerinde kadınlarla sadece sorunlardan yola çıkan politik ilişkiler kurmak mümkün değildir ve gerektiğinde bu tür konulardan yararlanılarak da ilişki geliştirilecektir. Ancak özellikle sürekli ya da uzun süreli kalınan, yanında kalan insanın niteliğini bilip, kabul eden ilişkilerde kadınlara bu tarz yaklaşım onların geliştirilme ve dönüştürülme olanaklarının önünü tıkadığı gibi devrimci kadını da sıradanlaştırır. İlişki kurarken ve geliştirirken buna dikkat edilmeli, kurumlaşılan ilişkilerde bu sıradan yaklaşımdan kaçınılmalıdır. Bu tarz bir ilişki başlangıçta kurulmuşsa bile bir süre sonra politik bir içerikte sürdürmenin önü açılmalıdır. İlişki geliştirmek adına apolitik eğilimler sergilenmemelidir.

19- Kalınan evlerde içki içilmeyecek, kağıt vs. oyunlar oynanmayacaktır. Özellikle mahallelerde, işçi ve memur kesimlerde bu alışkanlıklar yaygındır. İçki ikram etmek, sofrada içki bulundurmak kimi çevrelerde misafire gösterilen saygının da bir ifadesidir. Bu tür bir durumla karşılaşıldığında o an için aşırıya kaçılmadan içilebilir. Ancak bu tür durumlar sürekli hale getirilemez. Ayrıca ilişkinin gelişimine paralel bu tür alışkanlıkları olumlamadığımızı da anlatmak gerekir.

Yine aynı biçimde pek çok mahallede erkeklerin kahveye gitme, kağıt oynama alışkanlığı vardır ve bu alışkanlıklarını evlere de taşırlar. Gidilen pek çok ilişkide içki, kağıt oynama gibi tekliflerle karşılaşılmaktadır. İlke olarak bu teklifleri reddetmek, bu tür alışkanlıkları onaylamadığımızı da anlatmak gerekir.

20- Devrimciler hiçbir evi otel gibi kullanmaz, insanları hizmetçileri gibi görmezler. Devletin en dejenere kurumlarında bile bir disiplin varken devrimciliğin daha büyük bir disiplin gerektirdiği bilinciyle hareket eder ve ona göre yaşarlar. Hiç unutulmasın ki, kaldıkları evlerde kendilerini kabul ettiremeyen, kalmayı başaramayanlar bencil, kendini dayatan, devrimci çalışma yapmayan asalak kişiliklerdir.

21- Düşmanla gelişebilecek bir çatışmada halkı korumak esastır. Gelişebilecek bu tür durumlarda örgütün güvenliğiyle birlikte öncelikle halkın, evdeki insanların güvenliği alınmalıdır. Evdeki insanlar çatışma alanının dışına çıkarılmalıdır. Parti Cephe savaşçıları halka zarar vermeme anlamında onyıllara uzanan örnek bir tavır ve gelenek yaratmışlardır. Bu noktada yaratılan gelenek titizlikle korunmalıdır.

22- Mücadele içinde tutsaklıklar kaçınılmazdır. Tutsak düşen, polisin eline geçen bir devrimci halk ilişkilerini mutlak suretle korumalıdır. Halk için savaşanlar buna uygun davranırlar. Hiç unutulmasın ki, ekmek yediği, yattığı, kaldığı evi polise verenler, devrimci olmadığı gibi sıradan bir ahlaka dahi sahip değildir. Böylelerinin namus ve ahlakı yoktur.

2. Bölüm

Kadın-Erkek Devrimciler Arasındaki Ahlaki Kurallar

Kadın ve erkek devrimciler arasındaki ilişkiler, yoldaşlık ilişkileri ve devrimci ahlak kurallarına göre biçimlenir. Devrimciler halkın ahlaki değerlerine önem verdikleri gibi kendi aralarındaki ilişkilerde de bu değerleri yansıtma ve halka örnek olma anlayışıyla davranırlar.

Buna göre;

1- Kadın ve erkek devrimciler bu konuda bir talimat almadıkları sürece birlikte ev tutmayacaktır. Esas olarak halk içinde yaşamayı başarmalıdırlar.

2- Gidilen yerlerde bayan ve erkekler aynı yatakta yatamazlar. Çok zorunlu kalmadıkça aynı odada da yatılmayacaktır.

Ayrı odalarda yatılacak, odalar arasında kapı varsa kapatılacaktır. Bayan ve erkekler birbirlerinin odasına kapıyı çalmadan giremezler. Kapıyı çalmalı ve seslenmelidirler.

Birbirlerini uyandırırken yatağın başına giderek veya dokunarak uyandırmamalı, seslenerek uyandırmayı tercih etmelidirler. Birbirlerinin üstünü örtmemelidirler.

3- Bayan ve erkekler sadece halk ilişkilerinin yanında değil birbirlerinin yanında da rahatlık ve samimiyete sığınılıp uzanarak oturamazlar. Erkek ya da kadın yoldaşlarımız yanlarında halktan insanlar olmadığı, sadece yoldaşlarla birlikte olunduğu koşullarda da lümpen insanlar gibi yayılarak, yatar vaziyette oturulmamalı, uzanmamalıdır. Bu vaziyette konuşma, tartışma vb. de yürütülemez. Bu tarz gayrı ciddi, lakayt karşısındakine ve yaptığı işe saygısız bir davranıştır.

Aynı şekilde bizbizeyiz nasılsa düşüncesi ile sadece yoldaşlarla birlikte olunduğu durumlarda da laubali, ilişkileri laçkalaştıracak el şakaları, boğuşma vb. davranışlardan kaçınılacaktır. Bu tarz bir ilişkinin devrimci bir tarz değil, çarpık, doyumsuz, arayış içeren davranışlar olduğu görülmelidir.

Erkek ya da kadın yoldaşlar çok zorunlu kalmadıkça ve çok önemli olmadıkça birbirlerinin kulaklarına fısıltı ile birşey söylememelidir.

Genel olarak ve özellikle halk ilişkilerinin yanında öpüşerek vedalaşılmamalıdır.

4- Samimiyet, yoldaşlık adına kadın erkek yoldaşlar birbirlerinin yanında giysi değiştirmeyecek, birbirlerinin kıyafetlerini giymeyeceklerdir. Erkekler kadın yoldaşlarının çantalarını, kadınlar erkek yoldaşlarının pantolon ve ceket ceplerini karıştıramaz. Denetim amaçlı sorumlu yoldaşın yaptığı kontroller bunun dışındadır.

5- Nişanlı ya da evli yoldaşlar; Gerek halk ilişkilerinin yanında, gerekse diğer yoldaşların yanında daha dikkatli, özenli olmak, ilişkilerde örneklik yaratmak misyonuyla hareket etmelidirler.

Nasıl olsa evli ya da nişanlıyız görüntüsünün ardına sığınarak kuralları esnetemezler.

Aynı şekilde halk ilişkilerinin evlerinde kalırken ya da yoldaşların toplu bulundukları yerlerde aynı odalarda yatamazlar.

Bulunulan ilişkiler içerisinde evlilik ya da nişanlılık gibi özel durumlarını öne çıkaracak davranışlarda bulunmaktan kaçınmalıdırlar.

6- İnsanlarımız, televizyonda ya da videoda seyredilen filmlerde ahlaki değer yargılarımıza aykırı sahneleri seyretmemeli, kasedi ileri almalı ya da kanal değiştirmelidir. Bu tür durumlarda ne olacak, biz kendimizden eminiz tarzı bir yaklaşım, bir zaafın beslenmesine hizmet etmek, çürümüşlük ve dejenerasyonu körüklemektir.

7- Bayan ve erkekler arasında ahlaksız, kuralsız ilişkiler geliştirilemez. Partinin bilgisi ve onayı dahilinde başlamayan her ilişki, ahlaksız ilişki kapsamındadır. Ahlaksızlığın adı sevgi olamaz. Namuslu ve edepli olunmalı, kalınan halk ilişkilerinde de buna dikkat edilmelidir. Karşı tarafı tahrik edici hareketler yapılmamalı, ilkeli olunmalıdır.

Artan kitleselleşmeyle birlikte çarpık eğilimlerin zemin bulacağı düşünülerek karşı cinsle ilişkilere dikkat edildiği kadar, hemcinsler arasındaki ilişkilerde de çarpıklıklara dikkat edilmelidir.

8- Hasta veya yaralı yoldaşlara özen gösterilmelidir.

Yoldaşların sağlık sorunlarıyla ilgilenilmeli, hasta ve yaralı durumdaki yoldaşların her tür ihtiyaçları çamaşır, yemek, temizlik vb. sağlanmalıdır. Ancak bakım ve bakımdaki yakınlık hastalığın ağırlığı, hastanın durumuyla doğru orantılı olmalı, gereksiz, abartılı, hastayı veya yaralıyı moral ve fizik olarak güçsüzlüğe, kendi başına hareket edemeyecek şekile getirecek abartılı yaklaşımlardan kaçınılmalıdır. Kadın ya da erkek yoldaşlarımız, birbirlerine hayati bir durum sözkonusu olmadıkça masaj yapmamalı, yine hasta kendi başına hiçbir iş yapamayacak güçsüz vb. değilse çamaşırlarını vb. kendisi değiştirmeli, üstünü başını değiştirme işini karşı cinsten olan yoldaşına bırakmamalıdır. Elbette hasta veya yaralının çamaşırları yıkanacak, yemekleri yapılacak, kendi başına karşılayamadığı bütün ihtiyaçları karşılanacaktır.

3. Bölüm

Giyim Kuşam Konusunda Uyulması Gereken Kurallar

Devrimci insanın kafasının içi gibi dışı da, giyimi kuşamı ile temiz, özenli ve devrimciliğine yakışan biçimde olmalıdır.

Bu nedenle;

1- Yöneticiler dahil bütün alanlardaki kadınlar giyimlerine dikkat edeceklerdir. Vücut hatlarını ortaya çıkartacak giysilerden uzak durulmalıdır. Elbette pantolon da, etek de normal ölçüler içerisinde giyilecektir ama bunların hiçbiri serseri işi olamaz. Kadınlar kısa, diz kapaklarının üstünde etek, şort, bermuda vb. giymeyeceklerdir. Elbette kısa giymemek adına çuval gibi şekilsiz, yerleri süpüren kılık kıyafetler de kullanılmamalı bir ortalama yakalanmalıdır . Yine üste dar, vücudu saran, badi, tişört, triko gibi ve moda adı altında göbeği açıkta bırakan büstiyer gibi giysiler, kolsuz bluzlar kullanılmayacaktır. Sıcak vb. gerekçesiyle ince, içi gösteren giysiler giyilmeyecek ve ince giysilerin altına mutlaka vücudu toplayan, hatları kapatan iç çamaşırlar fanila gibi giyilecektir. Bu, sağlık açısından da görünüm açısından da gereklidir.

2- Yöneticiler dahil bütün alanlardaki erkekler de kılık kıyafetlerine dikkat etmeli, özen göstermelidir. Dar, vücuda yapışan türdeki kot ve kadife vb. pantolonlar giyilmeyecektir. Gömleklerin düğmeleri göbeğe kadar açılmamalı, içe atlet, fanila giyilmeli, pantalon paçaları yerlere sürünmemelidir. Paçaları yırtık, düğmeli vb. gibi pantolonlar giyilmemelidir.

3- Giysiler temiz, ayakkabılar boyalı veya silinmiş olmalıdır. Yırtık, sökük varsa dikilmeli, paspal, dağınık, kirli, özensiz, pis bir görüntü içinde olunmayacaktır. Kıyafetler ütülenmeli, ütüsüz kırış kırış giysilerle dolaşılmamalıdır. Erkek ve bayanlar topuklu ayakkabı giymemelidir. Markalı kıyafetler özel olarak alınmamalı, alış veriş yapılırken ihtiyaç ve olanaklar gözetilmeli, marka vb. eğilimler geliştirmekten kaçınılmalıdır.

4- Erkekler, düzenli sakal traşı olmalı polisiye durumlar veya sakal bıraktırmayı gerektirecek durumlar bunun dışındadır, sakal bırakılmamalıdır. Erkekler saç uzatmamalıdırlar. Saçlar düzenli olarak kesilmelidir. Ancak biçimsiz bir görüntüsü olmamalı, düzenli olarak taranmalıdır.

Bayanların saçları derli toplu olmalı, gerekmedikçe röfle, meç gibi abartıya kaçan süslenmelerden kaçınılmalıdır. Saçlar boyanıyorsa bile kendi doğal renklerine boyanmalıdır.

Jöle, sprey vb. şeyler kullanılmamalıdır.

5- Erkek ve bayanlar tırnak uzatmamalılar, tırnaklar düzenli olarak kesilmelidir. Bayanlar tırnaklarına oje, parlatıcı, tırnak güçlendirici sürmemelidir.

6- Bayanlar takı takabilirler. Ancak abartılı, büyük takılar takılmamalıdır. Sade takılar kullanılmalı, tek kulağa küpe, aynı kulağa birden fazla küpe takma gibi lümpence bir tarz olmamalıdır. Erkekler zincir, bileklik, küpe takmamalı, dövme yaptırmamalıdır. Bunlar özentidir ve bizim kültürümüzle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.

4. Bölüm

Sokakta Uyulacak Davranış Kuralları

1- Bayan yoldaşlarımız sokak kadınları gibi sokakta, takside sigara içemezler.

2- İllegal görünüm altında sokakta uygunsuz ve gereksiz davranışlar olamaz. El ele tutuşmak, sarılmak, her durumda ve yerde kol kola yürümek gibi davranış biçimleri illegaliteyle açıklanamaz. Kuşkusuz kimi özgün durumlarda, polisiye anlarda bu tür yöntemler kullanılabilecektir ama bunlar istisnai durumlardır genelleştirilemezler.

3- Bayan ve erkekler sokakta sakız çiğnememelidir.

4- Bayanlar erkeksi hareketlerde, erkekler kadınsı hareketlerde bulunmamalıdır.

5- Taşıma araçlarında yaşlılara, sakatlara, çocuklu bayanlara vb. yer verilmelidir.

5. Bölüm

Dil ve Üslup Kuralları

1- Argo, bitirim sokak dili ve küfür kullanılmayacaktır. Günlük konuşma dili anlaşılır ve sade olmalıdır. Allahsız, Ablası, Gözüm, Abisi gibi yozlaşmış, aslına yabancılaşmış kelimeler kullanılamaz. Herkese karşı saygı ilişkisi çerçevesinde hitap edilmelidir. Dildeki yabancı kökenli kelimelerden, ne olduğu, neyi tanımladığı belli olmayan terim ve nitelemelerden entellektüel abartılı süslü kelimelerden kaçınılmalıdır.

2- Bayanlar, erkeklerin kullandığı, erkeklik özentisini açığa vuran, argovari ifadeleri kullanmamalı, erkekler de daha çok bayanların kullandığı kelimeleri ve ifade tarzlarını kullanmamalıdır.

3- İtici, aşağılayıcı, rencide edici ifadelerden kaçınılacaktır. İlişkilerde dilde sevgi, saygı temel olmalıdır. Sıcaklık, samimiyet adına laubali, ciddiyetsiz olunamaz. Herkese bir lakap takma, bazı fiziksel özelliklerle hitap etme gibi aşağılayıcı, rencide edici hitaplar kullanılmayacaktır.

6. Bölüm

Dernek, Kurum, Kuruluşlarda Uyulacak Kurallar

Demokratik alandaki kurumlarımız halkımız, oportünizm ve düşman nezdinde aynamız ve kültürümüzün doğrudan yansıdığı yerlerdir. Kurumlarımızın kullanımı, buradaki davranış ve yaşam biçimimiz Parti Cephe kültürünü temsil edecek nitelikte olmalıdır.

Bu nedenle;

1- Kurumlarımız temiz ve disiplinli bir görünüme sahip olmalı ve BİZ’i yansıtmalıdır. Olanaklarımız çerçevesinde, mütevazı ve kurumumuzun amacına uygun tarzda dernek, dergi, büro, sendika vb. döşenmelidir.

2- Kurumlara gelen insanlar sıcaklıkla karşılanmalı, ilgilenilmeli, yalnız bırakılmamalıdır. Gelen insan kendisini yabancı hissetmemelidir. Ziyaret nedeninin gerekleri hızla yerine getirilmeli ve misafirperver davranılmalıdır.

3- Kurumlarımızın sabah açılış saati belli olacak ve sabah belirlenen saatte düzenli açılacaktır. Mutlaka gece kapanana kadar nöbetçi olmalı, gündüz kapalı olmamalı, gelen insan kapıdan dönmemelidir.

4- Kurumların kullanımına dikkat edilmelidir. Kurumları riske atacak şekilde veya çalışmaları engelleyecek şekilde davranılmamalıdır. Kurumlarımızı riske edecek, kapatılmalarına neden olacak davranışlara izin verilemez. Örneğin randevu yapmak için, pankart yazmak için, boş zaman geçirmek için yapılan kullanımlar, örgütsel not vb.’nin kurumlarımızda bulundurulması, saklanması bu tür ilkesiz davranışlardır. Ve suç kapsamına girer.

5- Kurumlarımızın kirası, elektrik, su parası, telefon parası zamanında ödenmeli, bina sahibi ve komşularda kötü bir intiba bırakılmamalıdır. Çevredeki işyerleri çalışanlarını tanıyıp, kendimizi tanıtarak ciddi bir ilişki geliştirilmelidir.

7. Bölüm

Genel Kurallar

1- Yayınlarımızın hepsi kesinlikle okunacaktır. Bunu öncelikle sorumlular yapacaktır. Sorumlular okumadığında alt ilişkiler de okumaz. Gazete, ilişki ağında yeralan herkes tarafından okunmalı, okutulmalı ve okunup okunmadığı denetlenmelidir. Gazetede ihtiyaç olan hemen birçok konu ele alınmakta, yazılmaktadır.

2- Günlük basın, TV haberleri mutlaka takip edilmelidir.

3- Teknik gelişmelerin takip edilmesi bir alışkanlık ve kural haline getirilmelidir. Bu alandaki gelişmeler izlenerek mücadeleye hizmet edecek tarzda değerlendirilmelidir. On parmak daktilo öğrenilerek gereken tüm yazılar daktilo ile yazılmalıdır.

4- Öncelikle yöneticiler okumayı, beynin bir ihtiyacı haline getirecek ve sorumluluk yaptıkları insanlarda mutlaka okuma alışkanlığı yaratacaklardır. Okumanın olmadığı yerde dedikodu ve gevezelik vardır. Programlı ve ihtiyaca göre olanakları yaratılarak kitap okuma mutlaka sağlanmalıdır.

5- Örgütsel ilişki ağı içinde olan herkesin özellikle de genç insanlarımızın dünyaları büyütülmelidir. Çocuk olmaktan çıkılmalı, devrimci görev ve faaliyetlerinden sonuç alacak bir özgüvene sahip olmalıdırlar. Bir yaşlıyla, değişik özelliklere, kültür yapısına, inanca sahip herkesle konuşup ikna edebilme kabiliyetini ve özgüvenini kazanmalıdırlar. Genç insanlarımıza halkla nasıl diyalog kuracakları öğretilmelidir. Bu diyaloğu kurduklarında öğrenmenin ne kadar gerekli olduğunu göreceklerdir. Ama halka gitmeyen, halka sömürü ve zulmü, çözüm yollarını anlatmayan, bunları bilme ihtiyacı da duymayacaktır. Bu ihtiyacı hissettirip karşılama görevi, öncelikle her alan, bölge ve birimdeki yöneticilerindir.

6- Değişik seviyedeki insanlarımız ailelerini eğitmeyebiliyorlar. Bir biçimiyle mutlaka ailelerini eğitmelidirler. Aileler çocuklarının devrimci olduğunu bilecektir. İnsanlarımızın aileleri ile bu kavgayı vermeleri kaçınılmazdır. Aksi halde aileler şehitlik durumunda cenazeleri almayacak, tutsaklık durumunda sahip çıkmayacaktır. Devrimci olmanın meşruluğunu aileye kabul ettirmek için gerekli çaba mutlaka gösterilmelidir.

7- Kolektif yapıların işletilmesi örgütsel işleyişinin temelidir. Bu yapıların kolektif tarzda işletilmesi esastır. Bilinmelidir ki, kolektif yapıları işletmeyenler kariyerist ve popülistlerdir. Devrim yerine kendini düşünenlerdir. Devrimi kendi çıkarları için kullanan bencillerdir. Bu tür yöneticiler er veya geç mutlaka düzene döner.

Bütün çalışma alanlarında kolektif yapılar, kolektif çalışma anlayışı ve kolektif düşünme tarzı hayata geçirilmelidir.

8- Mahallelerde kadınlara ve kızlara sarkıntılık yapanlar, gereksiz yere mahallenin huzurunu bozanlar, fuhuş yapanlar veya yapmaya kalkanlar, esrar, eroin satanlar, kumar oynatanlar engellenmelidir.

9- Partinin parası, eşyası, malı namustur. Partinin olanaklarından elde edilen paraya el sürülemez. Aidat, bağış vb. paralar doğrudan Partiye iletilecektir. Çeşitli nedenlerle kullanılacak olan para, dikkatli harcanmalı, çarçur edilmemeli, örgütün parası bilinciyle hareket edilmelidir.

Para cüzdanda taşınmalı ve cüzdan da dikkatli taşınmalıdır. Erkekler cüzdanını arka ceplerinde bulundurmamalı, bayanlar çantalarında taşımalıdır.

Otobüs veya minibüsle gidilecek yerlere zorunlu olmadıkça taksi ile gidilmemelidir. Esas olarak tüketim kültürünün önüne geçilmeli, başta yöneticiler olmak üzere herkes bu konuda birbirini denetlemeli, uyarmalı ve eleştirmelidir.

10- İlişkilerimizde giyim kuşamdan tüketime farklılıklar oluşmamalı, buna azami oranda dikkat edilmelidir. Yabancı sigara kullanılamaz. Yerli sigaralardan 2000 gibi pahalı olanlar içilmemelidir.

11- Eşya, olanak vb. kullanımında titiz, özenli ve dikkatli olunmalıdır. Bunun bir kültür sorunu olduğu unutulmamalıdır. Her türlü eşya, silah, giysi vb. özenle kullanılmalı, sarsma, düşürme, çizme, yırtma, sökme, dökme, kesme, kaybetme vb. gibi dikkatsizlikler ile kaza sonucu gelişebilecek zararlar asgariye indirilmelidir.

12- Kimlik, ehliyet türü evraklar, her türlü not, örgütsel belge dikkatli taşınmalı, kaybedilmemelidir.

13- İlişkilerde kollektivizm ve paylaşım temel alınacaktır. Kullanım eşyalarında, para vb. olanaklarda bencillik yerine paylaşımcı bir kültür oluşturulmalıdır. Bu yoldaşlık ilişkilerinin yaratılmasında önem verilmesi gereken bir kuraldır. Özellikle bu tarz ilişkiler, devrimci ilişkileri düzen ilişkilerinden ayıran özelliklerdendir.

14- Ahlaksızlığın yaygınlaştırılmasına ve yoz kültüre karşı insanlarımızın eğitimine özen gösterilmelidir. Dinlenen müzik, TV programı, sinema, kitap, gazete vb. ilgi alanları denetlenmeli ve yönlendirilmelidir.

Futbol takımı tutma, taraftar olma gibi burjuvazinin halkı uyutma araçlarından uzak durulmalı, bu konuda çevremizdeki insanlar eğitilmelidir.

Kahve vb. türü yerlere gidilerek boşa zaman geçirme alışkanlığının önüne geçilmeli, zorunlu kalmadıkça buraların kullanılması engellenmelidir.

Yaş günü, doğum günü kutlamaları, özel günler adı altındaki kutlamalar vb. yapılamaz. Bizim anma ve kutlama günlerimiz ve içerikleri bellidir.

15- Halkımızın gelenek ve inançları öğrenilmeli, bunlara saygılı olunmalıdır. Bayram, cenaze, düğün vb. halkın geleneklerine uyulmalı, gitme koşulları varsa katılınmalıdır. Ramazanda oruç tutanların yanında yemek yememeli, sigara içmemeli, sakız çiğnenmemelidir.

16- Borç para alındığında, zamanında ödenecek ve borca sadık olunacaktır. Halkımız borcunu ödemeyene saygı duymaz, içine almaz, güvenmez.

17- Değişik şekillerde karşılaştığımız farklı siyasi anlayışlardan insanlarla düzeyli ve siyasi ilişki geliştirilmelidir, ahbap çavuş ilişkisinden kaçınılmalı, bu türden yaklaşımlara asla prim verilmemelidir.

Farklı siyasi anlayışlardan insanlarla birlikte ev tutulmamalı, birlikte gezip dolaşılmamalıdır.

18- Gidilen, görüşülen, kalınan her ilişkide program belirleyip kültürümüzü aktarmak hedeflenmeli, bunun için örnek oluşturma, örnek davranma bilinci geliştirilmelidir.

Yönetici insan bulunduğu alanda altındakilere gizlilik gerektiren işler dışında ne biliyorsa öğretecek, pratik olarak öğrenip öğrenmediğini denetleyecektir.

Her alanda bütün insanlara mücadele için gerekli olan ideolojik politik bilgilerden, teknik becerilere kadar herşey bir program dahilinde öğretilmelidir.

BU KURALLAR HER CEPHELİ İÇİN BİRER TALİMATTIR...

BUNLARIN UYGULANMASI KİŞİYE GÖRE ESNEK DEĞİLDİR...

HERKES UYACAK, DENETLEYECEK VE BUNLARI YAŞAM TARZI HALİNE DÖNÜŞTÜRECEKTİR...

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


13. Şub 2015, 03:13
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker