Zaman: 22. Eyl 2018, 05:52

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 Devrimci İnsan İlişkileri 
YazarMesaj
Mesaj Devrimci İnsan İlişkileri
Devrimci Insan Iliskileri

Devrimci faaliyet içerisinde insan iliskileri temel bir öneme sahiptir. Hem kisinin kendini devrimcilestirmesi; ama esas olarak da çevresini devrimcilestirmesinde anahtar bir öneme sahiptir. Parti-Cephe ailesi içerisinde yer alan ve devrimci olan, yani Devrimci Halk Iktidari savasinin yöneticisi, savasçisi, taraftari olan bizler kendimize soralim, "Ben insan iliskilerinden ne anliyorum?", "gereklerini ne kadar yerine getiriyorum?" gerçekten insan iliskilerinden ne anliyoruz. Ve bu pratikte, yeni yasamin içerisinde nasil sekilleniyor? Avukati, doktoru, sanatçisi, mühendisi, isçisi, issizi, memuru, ögrencisi, gecekondulusu, köylüsü, kentlisiyle biz bir halk hareketiyiz. Türkü, Kürdü, Lazi, Çerkesi, Arapi, Gürcüsü, Süryanisi, Alevisi, Sünnisiyle biz bir halk hareketiyiz. Ve onbinlerce kitleye sahibiz ve yüzbinleri bulan Parti-Cephe potansiyelimiz bulunmakta. Iste bu büyük halk hareketi içerisinde; burjuva kültürünün, ahlakinin, davranis- aliskanlik ve yasamin alternatifi olan sosyalist insan iliskilerini- yasamini kurma gelistirme ve yarina hazirlama noktasinda çabali miyiz, israrli miyiz, sabirli miyiz? Üzülerek belirtelim ki, sosyalist insan iliskilerini yaratma noktasinda ne çabaliyiz, ne israrliyiz, ne de sabirliyiz. Ne ögretmeniz, ne de ögrenciyiz... Maalesef gerçegimiz bu.
Düzenin yoz, bencil, çikarci insan iliskileri içerisinden çikan ve saflarimiza katilan insanlarin dogal olarak sosyalist insan iliskilerini de saflarimizda ögrenecektir. Okulda, mahallede, birliklerde, kirda, kentte... Kisacasi bir Parti- Cephelinin bulundugu her yer yeni insan iliskilerinin yaratildigi, gelistirildigi kosullara dönüsmelidir. Bunun olmadigi kosullar devrimin degil düzenin kendini yasattigi ve sonuç aldigi faaliyetlere döner. Düzen bu noktada dayaticidir. Dayaticiligi sinifsaldir. Sinif gücünü kullanarak mevcut kendi iktidarini tehdit eden her türlü iliskinin düsmanidir. Halkimizin tasidigi ve içinde bencillik, haksizlirk, adaletsizlik olmayan ve halktan yana olan iyi, güzel degerler; burjuvazinin hedefi olmustur. Çünkü halklarimizin kendi öz kültüründe bencillik, bireycilik degil, yardimlasma ve dayanisma vardir. Iste fasist devlet bu kültüre düsmandir. Bundan dolayidir ki, bu kültüre karsi çok yönlü ideolojik-psikolojik saldiri içerisindedir. Bugün burjuvazinin bu saldiri sonucu azimsanmayacak bir basarisi sözkonusudur.
Bir on yil veya daha öncesi yillarda halklarimizin kendi içlerinde olsun, halklar arasi olsun, burjuvazi karsisinda kendi öz kültürü daha ileri ve güçlü iken; bugün zayiflamis ve halklarin kendi gelecegini tehdit eder bir düzeye ulasmistir. Tabii ki dünden bugüne bu tehlikeli gerileyis kendiliginden olmamis, aksine düsmanin iradi, programli çok yönlü saldiri faaliyetleri sonucu bu noktaya gelmistir. Bu durum bugün devrimimizi zayiflatan ve geriletici olan önemli bir durumdur.
Iste bu mevcudun içerisinden saflarimiza katilan sayisiz insan vardir. Bu insanlarimiz kendisiyle birlikte kültürünü de içimize tasir. Bu kültür, halkimizin kendi öz kültürünü kismen kapsasa da, asil olarak kapsadigi kültür düzenin isine gelen ve ona zarar vermeyen yoz kültürdür. Saflarimizda bu kültüre karsi acimasiz olmali ve onunla savasmaliyiz. Onu görmedigimizde, onu ortadan kaldirip yerine kendi öz kültürümüzü koymadigimizda, bu kültür saflarimizda yayginlasir, kurumlasir. Ve devrimimizin önünde ciddi bir engel teskil eder. Evet, insan iliskilerimizi nasil devrimcilestirecegiz ve devrimimize hiz katacagiz? Bu zor degildir. Ama kolay da degildir. Çünkü degisim; çünkü kötü olanin yerine iyiyi koymak; inanç ister, irade ister ve en az bunlar kadar önemli olan yeni emek ister. Devrimci faaliyet içerisinde emekçi olmayan bir insan, insan iliskilerinde sosyalist insan iliskilerini yaratamaz. Yani insan iliskilerine devrimci sevgiyi, saygiyi, yardimlasmayi, dayanismayi, hosgörüyü, adaletli olmayi hakim kilamaz. Bunun yaratilmadigi yerde de devrimin gerçeklesmesi artik "sihirli bir degnege" kalir. Evet, devrim "sihirli degnek" isi degildir. Devrim, devrimcilerin isidir. Iste bunun için halklarimizi drevrimcilestirmeliyiz, çalisma alanlarimizi sosyalist insan iliskilerimizi hakim kilmaliyiz. Devrimin yolu bundan geçmektedir. Saflarimiza katilan insanlar; içinden çikip gelmis olduklari ulus veya milliyetin, mezhebin, bölgenin, sehrin, mahallenin; sosyal, psikolojik, ekonomik, kültürel,siyasal aliskanliklarini, davranislarini tüm çesitliligi ile zenginligi ile tasir. Bu çesitlilik, zenginlik tümden ise yaramaz midir, devrime zarar verecek bir içerik ve biçime mi sahiptir? Tabi ki degildir. Ayni zamanda bu çesitlilik ve zenginlik içersinde insanlarimizin devrimimize verecegi iyi-güzel yanlari da vardir. Herseyden önce halklarimizin kendi öz kültürleri, aliskanliklari, davranislari, yardimlasma ve dayanisma, sevgi, saygi ve hosgörü özellikleri yüzyillarin, egemen saldirilarina karsin tamamen yok olmamis, kendisini koruyabilmistir. Ama egemenlerin saldirisi devam ediyor, halklarimizin kendi degerlerini korumasi ve daha da zenginlestirmesi ancak devrimci bir karsi koyusla mümkündür.
Örgütlenme alanlarimizda ortaya çikan ve ne tek basina insana ve ne de halklarimizin genel çikarlarina hizmet etmeyen birçok aliskanlik ve davranisla karsi karsiyayiz. Bu insan iliskilerinin genellikle birebir muhatabi durumunda oluruz. Öyle ki; faaliyet alanimizdaki insanlarin çok çesitli boyutlariyla karsimiza çikan ve devrimcilikle ilgisi olmayan aliskanlik ve davranislara yaklasimimiz kimi zaman seyirciligi, kimi zaman siradanligi, kimi zaman sekterligi, kimi zaman liberalligi, kimi zaman kestirip atmayi, kimi zaman ise ilgisizligi ve vurdum duymazligi kapsar. Oysa bu davranis biçimlerinin bir teki dahi sosyalist insan iliskileri içerisinde yer almaz. Ve bu davranis biçimleri bulundugumuz alandaki insanlarimizda ya da insan iliskilerimizin geriliginde yeni ve dogruyu yaratmada devrimci bir rol oynamaz. O zaman tarzimiz sosyalist insan iliskilerini yaratma dogrultusunda bir düsünce ve çalismayi kapsamalidir. Aksi takdirde; geri olan, devrime zarar veren ve düzenin ömrünü uzatan burjuva, küçük- burjuva insan iliskileri tüm bünyemizi sararak, sosyalist insan iliskilerinin orada yaratilmasinin önünü keser. Buna izin vermemeliyiz.
Devrimci insan sabirli, emekçi olmalidir. Halkini, vatanini sevmelidir. Insani sevmelidir. Dogru olana, hakli olana saygi duymalidir ve onu her kosulda sahiplenmelidir. Çalistigimiz alanda herhangi bir yoldasimizin, çok çesitli nedenlerden dolayi sorunlari olabilir. Ve bu sorunlari çok geri, siradan olabilir. Ama iste biz bu geri, siradan sorunlari küçümsememeli, seyretmemeli, ilgisiz ve duyarsiz kalmamaliyiz. Çünkü bu tarz bir yaklasim bize hiçbirsey kazandirmaz. Devrimimize hizmet etmez. Insanlarimizda bu tarz sorunlari ortaya çikaran birçok etken olabilir. Temel kaynagi düzen kültürü olmakla birlikte çalisma yaptigi alandaki insan iliskilerinin siradanligi veya ailesi ile ilgili, isiyle ilgili, esiyle ilgili ve daha sayabilecegimiz yüzlerce sorundan kaynakli; sorunlu, sikintili, tepkisel olabilir. Yani sorunlarindan kaynakli istemedigimiz, benimsemedigimiz davranislarla, görüntülerle karsi karsiya kalabiliriz. Bencil, çikarci, bunalimli bir dünyayla yüzyüze kalabiliriz. Iste biz burada kestirmeci bir anlayisla insanimizin yasadigi sorunlari çözemeyiz. Aksine onu kendi dogrultusuna terk ederiz. Kendi dogrultusu da, devrime karsi, yoldaslarina karsi saygisizliga, isteksizlige, sevgisizlige dönük olan bir dogrultudur. Oysa biz bu sorun veya yoldaslarimizla ortaya çikacak olan olumsuz-yanlis aliskanliklari davranislari veya bunun kaynagi ruh halini sosyalist insan iliskileriyle kusatmamiz dogru olan yoldur. Iste biz burada herseyden önce karsimizdaki insanimizi dinleyen, anlayan olmaliyiz. Belki o an çok saçma, gereksiz seyler dinlemek zorunda kalacagiz. Belki o an çok önemli islerimiz de olabilir, ama iste; faaliyetlerimizin pratik uygulayicilari olan insanlarimiz arasi iliskilerde ortaya çikacak olan sorunlarla öncelikli olarak ilgilenmeli ve çözmeliyiz. Evet, sorunu çözmenin yolu öncelikli olarak dinlemek ve anlamaktan geçiyor. Dinlemeye ve anlamaya çalisirken; karsimizdaki insanimiz gerçekte bizim onu dinledigimizi anladigimizi hissetmeli ve duymalidir. Onun sorununun kendi sorunumuz oldugunu hissettirdigimizde çözüm kolaylasacaktir. Sorunun çözümünde de sabirli ve egitici olmaliyiz. Bunu basardigimizda devrimimiz hizlanacaktir.
Özellikle elestiri ve özelestiri toplantilarimizda hedefimiz birbirimizi alt etme, birbirimize üstün gelmeye, ezmeye yönelik olmamalidir. Buradaki hedefimiz elestirdigimiz yoldasimizi herseyden önce iyi tanimak ve ona dönük elestirilerimiz onun kazanci olmalidir. Aksi elestirilerimiz alt alta siralanan tespitçilik oldugunda, orada devrimin kazancina ya da insanimizin daha güçlü devrimci bir dinamige, güvene sahip olmasina hizmet etmez. Elestiri-özelestiri toplantilarinda çogu kez tanik oluruz. Yoldasimiz kendini anlatir. Bu anlatimda abartilar olabildigi gibi burnundan kil aldirmayan kisiliklerle de karsilasabiliriz. Iste bizim burada sorumlulugumuz öncelikli olarak bu insanimizi çok yönlülük içerisinde dinlemek, anlamak olmalidir. Bunun sonucunda onu daha güçlü, kendine güvenli çikartmaktir. Aksi oluyorsa o toplantidan "Artik ben bittim", "ayaga kalkamam", "ben bu zaaflarla devrimcilik yapamam" duygu ve düsünceleriyle çikiliyorsa; o toplantida yeralan insanlarimiz; elestiri ve özelestiri toplantisini devrimci bir mekanizma olarak kullanmadigi ortaya çikar. Bu boyutuyla saflarimizda elestiri ve özelestiri toplantilari, saflarimizi daha pekistirici, yoldaslik iliskilerini daha gelistirici olmasi gerekirken aksi de olabilmektedir. Bunun sonucu olarak elestiri-özelestiriler; kendine güvenli, bilinç ve irade olarak daha güçlü kisilikler yerine, küskünler, kirginlar, kendine, halkina, devrime güvensizlesmis kisilikler ortaya çikarmaktadir. Oysa elestiri-özelestiriler; sosyalist insan iliskilerinin devrimcilesecegi güçlü zeminlerdir. Ama çogu kez bunun hakkini vermeyiz.
Insan iliskilerinde düz, kaba, soyut bir bakis ve yaklasimimiz olmamalidir. Aksine beraber faaliyet içerisinde yer aldigimiz her insanimiza yönelik bir politikamiz olmalidir. Insanlarimiza iliskin düsüncede ve çalismada hayata geçirecegimiz politikalarin dogrulugu önemlidir. Bunun için insanlarimizi tüm kisilik özellikleriyle tanimamiz kaçinilmazdir. Bunu basardigimizda, o iliskiye dönük politikalarimizda sonuç almamiz kaçinilmazdir. Evet, insanlarimiz ne kültürel, ne psikolojik, ne ideolojik ve ne de devrimci faaliyet içerisindeki süreçleri, konumlari, tecrübeleri, birikimleri boyutuyla birbirine esit özellikler göstermezler. Iste bu özellikleri pratiklerine de yansir. Yasamimiz içerisindeki farkli davranis biçimleri bu esit olmayan özelliklerinden bagimsiz degildir. Örnegin kimimiz bir ev iliskisinde ve yoldaslarinin yaninda hiçbir saygiyi içermeyen bir yasamin sahibi olabilir. Evet, bir ev iliskisinde önüne konulan sofrada, etrafinda hiçkimseyi düsünmeden, kendinden sonra sofraya oturacak olanlari düsünmeden, önündeki her seyi süpürerek bogazina indiren bencil bir devrimciyi(!) düsünün. Böyle bir davranis bir devrimcinin o ev halkinda, birakalim sayginlik kazanmasini, partimize zarar verir. Oysa partimizin halklarimiz üzerinde yarattigi çok güzel degerler vardir. Yine yoldaslarimiz içerisinde, gereksiz espri yapan, uygunsuz oturan, hiçbir ise el uzatmayan, yalnizca kendi bencil duygu ve düsünceleriyle yasayan bir yoldasimizi düsünün. Bu aliskanlik ve davranislar sosyalist insan iliskilerinin yaratilmasi önündeki en ciddi engellerdir. Oysa bir devrimci hangi alanda faaliyet içerisinde olursa olsun, yine ister halkin içerisinde olsun, isterse yoldaslarinin arasinda olsun oradaki temel görevi "gönüle girmek" olmalidir. Evet, yoldaslarimizin, halkimizin gönlünegirdigimizde, sevgi, saygi hosgörü, yardimlasma ve dayanisma içerisinde oldugumuzda, orada burjuva, küçük-burjuva insan iliskilerinin sökülüp atilmasi ve yerine sosyalist insan iliskilerinin yaratilmasi oldukça kolaydir. Bu kolayi yaratan en temel araç "gönüle girmeyi basarmis olmaktir. Bunu basardigimizda, faaliyet içerisinde oldugumuz hangi alan olursa olsun, insan iliskilerinde ortaya çikabilecek sorunlar tartisilarak kolaylikla çözülecektir. Bu noktada "ben"in sorunlari "biz"im sorunlar olacak ve çözüm de "ben"in kendi dünyasinda degil "biz"im dünyamizda olacaktir.
Düzen iliskilerinde hiçbir degeri olmayan ve insan olma, insanlasma mücadelesini, bilincini, iradesini zayiflatan, yozlastiran ve insanlasmasinin önüne engel olarak konumlandirilan, düzen insaninin, insan iliskilerine alternatif olarak, sosyalist insan iliskilerini yaratmaliyiz. Sosyalist insan iliskileri insana deger verir ve onu insanlastirir, özgürlestirir. Günlük yasamda karsimiza çikan olumsuzluklari çözmede genellikle kolayciliga düseriz. Cani sikilan bir yoldasimizla karsi karsiya geldigimizde veya gördügümüzde kestirmeci, kolayci bir mantikla ona "bundan adam olmaz", "devrim düsmani" der, isin içinden çikariz veya onu horlariz, ona küseriz, iliskimizi keseriz. Veya bagiririz-çagiririz. Ve bunda da, ondan daha devrimci oldugumuzun veya yaptiklarimizin devrimci tavir oldugu inancini tasiriz. Oysa bu tarz bir yaklasim, devrimci bir yaklasim degildir. Aksine devrime zarar veren ve olumsuz insan iliskilerinin sahibini bizden daha da uzaklastiran bir tarzdir. Ve görüntüde iki ayri iliski biçimi gibi karsimiza çiksa da her ikisi de özde küçük-burjuva insan iliskilerinin içerisinde yer alan bir tarzdir. Oysa orada dogru devrimci insan iliskisi; bize basit gibi gelecek ama özünde basit olmayan araçlarla, karsimizdaki insanla diyalog kurabiliriz.
Evet, nedir basit gördügümüz, önemsemedigimiz ama dogru olan? Dogru olan sudur; çalisma yaptigimiz alanlarda insanlarimizin halini-hatirini sormak, ne yapip ne yapmadigini sormak, sicak bir sohbet etmek, elini omuzuna atmak, onunla karsi karsiya oturup bir çay, bir sigara içmek, temizlikte, yemekte, bulasikta yardimlasma, dayanisma vb. davranislar insan iliskilerinin devrimcilesmesinde önemli araçlardir. Çokça duymusuzdur, bugün saflarimiza katilan birçok yoldasimiz devrimcilerin kendileriyle ilgilenmeleri, kendilerini dinlemeleri, sorunlarina sahip çikmalari, saygi ve sevgi hissetmeleri sonucu devrimci mücadeleye katilmislardir. Iste bu araçlar bu kadar güçlüdür. Aylarca birarada çalisan iki insanimizi düsünün; birlikte omuz omuza ölmeye ve öldürmeye hazir iki insanimizin kendi aralarinda samimi, dostça, yoldasça bir sevgiyi yaratamadiklarini düsünün... Çok küçük sorunlardan, siradan sorunlardan kaynakli didismelerini, kavgalarini, ayni evde sabah birbirlerine selam vermemelerini veya ev içerisinde hiçbir konuda yardimlasma, dayanisma içerisinde olmadiklarini bir düsünelim. Bu gelismelerin hakim oldugu bir ruh haliyle sokaga faaliyete çikan insanimizi düsünün. Bu ruh hali görevlerini ne kadar saglikli yerine getirebilir? Düsman karsisinda ne kada uyanik, ne kadar dikkatli, ne kadar yaratici olabilir? Tabii ki olamaz.
Oysa devrimcilerin, sosyalist insan iliskilerinden etkilenip saflarimiza katilan insanlarimiz, saflarimizda da devrimcilerin tanik oldugu, iliskilerini, faaliyet gösterdigi veya birlikte çalistigi yoldaslarinda da görmek ister. Bunu görmediginde bizden uzaklasir. Hatta tekrar geldigi yere döner. Oysa birakalim faaliyetlerimiz içerisinden insan kaçirmayi, aksine düzenin insana deger vermeyen, bencil, çikarci, yoz insan iliskilerinden biz insan kaçirmaliyiz Evet, burjuva, küçük- burjuva insan iliskilerini bize dayatan Parti degil kendi içimizdeki düzen kültürüdür. Parti iliski tarzi küçük-burjuva insan iliskilerini reddeder. Ve yerine insana deger veren, sevgi ve saygiya dayanan, devrimci hosgörüyü kapsayan sosyalist insan iliskilerini koyar.
Evet, faaliyet alanlarimizdaki insan iliskilerinde ortaya çikan sorunlar karsisinda izlememiz gereken iliski tarzi Parti iliski tarzidir. Bu tarz tekdüze, kaba bir tarz degildir. Aksine, zengin devrimci bir politikayi kapsar.

-halk için Kurtulus


15. Eyl 2012, 13:58
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker