Zaman: 18. Eki 2018, 11:11

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
FollowersFollowers: 0
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 460

 Ulucanlar Direnisi Sehitleri 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Ulucanlar Direnisi Sehitleri
Ulucanlar'da 10 devrimci tutsak şehit düştü. şehitlerin özgeçmişleri şöyledir:

İsmet KAVAKLIOĞLU - DHKP-C

İsmet Kavaklıoğlu, 1963, Balıkesir Gönen ilçesi doğumludur. Türk milliyetinden ve sünni inançtan olan ailesi Gönen'de tarım ve ticaretle uğraşmaktadır. 1979'da lise döneminde devrimcilerle tanışmasından sonra ailesinin aşırı baskısına maruz kalır. Ailesinin kendisine belli bir yaşam standardı sağlayabilecek durumda olmasına rağmen o halkı için güzel bir gelecek kurma çabasından vazgeçmez. Ailesi ile çatışması evden ve okuduğu liseden ayrılıp devrimciliği profesyonel olarak sürdürmeye başlayıncaya kadar sürer. Ancak yine de bu ana kadar ailesi ve çevresi ile ilişkisi sevilen sayılan bir düzeydedir.

Devrimci hareketle ilişkisi 12 Eylül cuntası ile kesintiye uğrar. Ama O bu arada boş durmaz. Devrimci Sol düşüncelerine ve pratiğine olan sempatisini korur. Her ne pahasına olursa olsun devrimci hareketle ilişki kurmaya çalışır. Bu ısrarının karşılığında 1986'da bağ kurmayı başarır. Ancak bu ilişkide de uzun süreli kesintiler yaşanır. Ama İsmet boş durmaz. Hızlı bir mücadele geçmişi olmasına rağmen cuntanın gelişiyle birlikte bir anda sessizliğe bürünen, hiçbir siyasi çalışmanın yapılamadığı Gönen'de bir örgütlülük yaratmaya çalışır. Çevresinde kalabalık bir grup toplamayı başarır. Onlarla eğitim çalışmaları yapmaktan, toplantılar, tartışmalar örgütlemeye kadar o süreçte geniş sayılabilecek bir faaliyet örgütler. "Çevre Güzelleştirme Derneği"ni kurar. Bu dernek vasıtasıyla köylülere, küçük üreticilere, gençliğe ulaşır.
1987'den sonra, legal alanda hareketliliğin artması ile birlikte yayın hayatına başlayan Yeni Çözüm Dergisi'ni okumaya başlar. Devrimci hareketle daha yakın ilişki kurmak için İstanbul'a yerleşmeye karar verir. Fakat İstanbul'da iş bulamayınca yeniden Gönen'e dönmek ve faaliyetlerini bu çevrede sürdürmek zorunda kalır. 1990 başlarında ise Devrimci Hareketle düzenli bir bağ kurmayı başarır. Artık örgütlü mücadele içindedir. Önce Gönen, Bandırma ve çevresinde görev alır. 1991'de yeraltı örgütlenmesinde istihdam edilerek Balıkesir'de görevlendirilir. 1991 Ağustos'unda gözaltına alınıp tutuklanır. Daha önce de Gemlik'te 1, Bursa'da 2 kez gözaltına alınmıştır. Her seferinde halkının değerlerini sahiplenir ve işkenceciler karşısında boyun eğmez. Hiç bir zaman diz çökmez, düşmana diz çöktürür.

1991'de tutuklandığında Sağmalcılar'a götürülür ve yaklaşık 1 sene tutsak kalır. Tahliye olduğunda hemen hareketle bağ kurar. İzmir'de görevlendirilir. Ancak bu dönemde yaşanan yoğun operasyonlar nedeniyle görevine başlayamaz. 1994'te Karadeniz'de istihdam edilir. Bir operasyon sonucu 1995 Ocak'ında gözaltına alınıp tutuklanarak ilk önce Samsun, sonra Ankara Ulucanlar Hapishanesi'ne götürülür. Tutsaklık yaşamında birçok aktif görev alır. Birçok direniş örgütler ve bizzat önderlik eder. Parti-Cephe'nin Ulucanlar Tutsak Örgütlenmesi komite üyeliği ve sorumluluğunu sürdürür. Hapishane yaşamında da bütün direnişlerin en önündedir. Düşman O'nu çok iyi tanımaktadır. 26 Eylül günü düşman saldırısına karşı İsmet yine en önde direnişin örgütleyeni ve çatışanı olarak kahramanca direnir ve şehit düşer. Ulucanlar direniş destanını yaratarak ölümsüzleşir.

Ahmet SAVRAN - DHKP-C

1967 yılında Aydın'da Türk milliyetinden Sünni inanca sahip, çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Çocukluğu ve gençliği yoksulluk içinde geçmiştir. İlkokul çağından başlayarak tarlada çalışmaktan simit satmaya, tuğla işinden marangozluğa kadar birçok işte çalışır.

Orta öğrenimini tamamladığı Aydın'da demokrat bir çevre içinde bulunması O'nun değişiminin başlangıcı olur. Orta öğrenim döneminde güreş sporu ile ilgilenmeye başlayan Ahmet, o yıllarda Aydın ilinde ve Türkiye genelinde birçok birincilik kazanır. 48 kiloda Türkiye birincisi olur. Liseyi bitirdikten sonra 9 Eylül Üniversitesi'ne bağlı Manisa Spor Akademisi'ne girer. Burada DEV-GENÇ'lilerle tanışır. 1992 yılında üniversiteden mezun olur. 1994 yılında Denizli'nin Tavas ilçesi'ne bağlı Konak (Nikfer) Beldesi'nde öğretmenlik yapmaya başlar. Devrimci düşüncelerinden dolayı sürgünler yaşar. Öğretmenlik yaşamını Devrimci Memur Hareketi içerisinde sürdürür. 1995 yılında Zonguldak Çatalağzı'na tayin edilir.

1996 Ölüm Orucu'ndan oldukça etkilenir. Devrimci görevlerine daha sıkı sarılır. Pratik zekası, atak, sıcak kanlı, mütevazı kişiliğiyle okulunda ve çevresinde sevilen sayılan bir kişidir. Devrimci Memur Hareketi içerisinde aktif olarak çalışan Ahmet SAVRAN'ı memur eylemlerinin hemen hepsinde, Ankara yürüyüşünde, devrimci-demokrat etkinliklerde, eylemlerin örgütleyicisi, neferi ve militanı olarak görmek mümkündür. Kiminde Eylem Komitesi'nde yer alan, kiminde bildiri dağıtan, pankart taşıyan, 4-5 Mart memur direnişinde olduğu gibi "Sahte Sendika Yasasına Hayır" yazan tişört giyerek polis barikatlarını zorlayanların içindedir. Boş durmayı hiç sevmez. Mutlaka herhangi bir etkinliğin, eylemin, çalışmanın aktif olarak içerisinde yer alır. Okulunda çocuklara halk oyunları ve güreş öğreten Ahmet, bir yandan da fotoğraf makinasıyla halkın yaşamını görüntüler. İzinli olduğu dönemlerde de boş durmaz, memleketi Aydın'da devrimci hareketin faaliyetlerine katılır. Nerede bir mücadele yaşansa orada olmayı onurlu insan olmanın gereği olarak görür. Bunun bedelleri olacağının da bilincindedir. 1996 Ölüm Orucu Direnişi sırasında Ankara Yüksel Caddesi'nde yapılan oturma eylemine polis saldırısı sonucu kaburgaları kırılmış, ama bu durum O'nun mücadele azmini bir milim dahi geriletememiştir. Bu olaydan sonra düzene olan kini daha da artar.
Zonguldak polisi sindirmek ve devrimcilikten vazgeçirmek amacıyla üzerinde Kurtuluş Gazetesi bulunmasını bahane ederek Mayıs 1999'da Ahmet'i gözaltına almak ister. Kurtuluş Gazetesi'nin haklılığına ve meşruluğuna dayanarak direnince yaka paça zorla arabaya atılarak emniyete götürülür. Bu O'nun ilk gözaltısıdır. Açlık grevine başlar. İşkenceye direnir ve polise ifade vermez. Direniş ile başlayan gözaltı tutsaklıkla sonuçlanır. Düzenin yasalarına göre de Ahmet'in işlediği bir suç yoktur. Ama polisin talimatıyla tutuklanır. Önce Zonguldak Beycuma Özel Tip Hapishanesi'ne oradan da Ankara Ulucanlar Hapishanesi'ne gönderilir.

Ahmet Ulucanlar'da Parti-Cephe'yi ve devrimi çok daha yakından tanır. Kararlı bir militan olur. Ya düzende yaşayacak ya da her şeyiyle devrimin olacaktır. Bunu hapishanede çok daha net görür. O kararını vermiştir, devrimci olacaktır.
4 aydır tutsak olan Ahmet, oligarşinin saldırısına karşı yoldaşlarıyla birlikte direnir. Direnişin kahramanlarından olur.

Aziz DÖNMEZ - DHKP-C

1981, Tokat'ın Almus ilçesi Armutalan Köyü doğumlu olan Aziz DÖNMEZ, Türk milliyetinden, Alevi inanca sahip yoksul bir ailenin altıncı ve ilk erkek çocuğudur. Ailesi ve akrabaları tarafından sevilmektedir. Ama, aynı zamanda devrimci olması da istenmemektedir. Akraba çevresinde Cepheli olanlar vardır. İlkokul ve ortaokulda okurken görüştüklerinde onların anlattıklarını dinler, ancak o zamanlar küçük olması nedeniyle anlatılanlardan pek birşey anlamaz. Sadece içinde devrimcilere bir sevgi oluşur.

Ailesi okumasını çok istemesine rağmen lise birinci sınıfta kendi isteğiyle okulu bırakır. Konfeksiyon atölyesinde çalışmaya başlar. 1996 yılında Parti-Cepheli'lerle tanışır. Daha sonra çalışmak için İstanbul'a gider. Yaklaşık iki sene kadar burada konfeksiyon ve deri atölyelerinde çalıştıktan sonra Haziran 1998'de tekrar Tokat'a döner. Devrimci faaliyet içinde yeraldığı bir yıl içinde dört kez gözaltına alınır. Mayıs 1999'daki gözaltısında tutuklanır. Tutuklanmasının tek gerekçesi devrimci olmasıdır.

Aziz, eksikliklerinin farkında olan bir devrimcidir. "En kısa zamanda bütün eksiklerimi tamamlayarak devrimci harekete layık biri olmak için elimden geleni yapacağım, küçük de olsa bazı görevler almak için sabırsızlanıyorum, her türlü göreve hazırım." der. O devrimi, devrimciliği gerçek anlamıyla öğrenmeye başladığında Ulucanlar'ın kahraman direnişçilerinden olur. Katillerin saldırısına karşı yoldaşlarıyla birlikte direnirken şehit düşer.


NEVZAT ÇİFTÇİ (HABİP GÜL) (TKİP)


"Nevzat ÇİFTÇİ yoldaş, Kürt kökenli yoksul köylü bir ailenin çocuğu olarak, 1967 yılında, Elazığ ili Karakoçan ilçesi Ballıca köyünde doğdu. Komünist hareketin saflarına daha en başından itibaren (1987) bir işçi olarak İzmir'de katıldı...

1991'de bir grup işçi arkadaşıyla birlikte tutuklandı. (...) İzmir-Kemalpaşa cezaevinde direngen tutumuyla öne çıktı. Ve buradan Ekim'e Tekoşin imzasıyla yazılar yazmaya başladı. Hapis cezası bitmişken ve para cezası nedeniyle yatıyorken, duvarları delerek özgürlüğe kavuştu. (...) Firardan kısa bir süre sonra Ekim'in Adana il örgütünde İl Komitesi üyesi olarak görev aldı. Çok geçmeden burada yeniden tutuklandı. Gördüğü ağır işkenceye rağmen tam bir direniş çizgisi sergiledi ve ifade vermedi. Bu andan itibaren üstünde bulunan sahte kimlikteki isimle Habip GÜL olarak bilinmeye başlandı.

Tahliye olduktan sonra İstanbul İl Örgütünde sınıf çalışmasını yürüttü. '95 Mart'ında toplanan 3. Konferansta Ekim Merkez Komitesi'ne seçildi.

1995 ve 1996 yıllarında yeniden tutuklanmalar ve tahliyeler yaşandı. Habip GÜL kendisini Ankara'da tutuklanması sonrasında büyük Zindan Direnişinin içinde buldu. Ölüm Orucunu sonuna kadar sürdürenlerden biri oldu. '98 Sonbaharında toplanan TKİP kuruluş kongresinde gıyabında Merkez Komite üyeliğine seçildi."

(Kızıl Bayrak Dergisi'nin 75. sayısından alınmıştır.)


ÜMİT ALTINTAŞ (TKİP)


"Ümit Altıntaş, Ordu mensubu bir ailenin çocuğu olarak, 1972 yılında, Muğla ili Merkez İlçeye bağlı Çaybükü Köyü'nde doğdu. (...) Daha çocuk denilebilecek yaşta ve 12 Eylül'ün karanlık ortamında devrimci düşüncelere ilgi duydu. (...) Yıldız Teknik Üniversitesi'ndeki mücadele içinde yerini aldı. '91 sonunda Ekimci genç komünistlerle ilişkiye geçti.

Kısa süre sonra İstanbul Gençlik Komitesi'nde yer aldı. Birçok kez gözaltı ve tutuklamalar yaşadı. Bu süre boyunca teorik, politik ve örgütsel yazılar yazdı.

TKİP Kuruluş Kongresi'ne katıldı ve Kongre'de Merkez Komitesi'ne seçildi. 21 Aralık '98'de Ankara'da tutuklandı. Bir kez daha işkencede tam bir direniş gösterdi.

Zaman onların boşuna ölmediğini, ölümleriyle güç ve yaşam verdikleri 'uğruna tereddütsüz ölünecek dava'nın zafere ulaşacağına tanıklık edecektir."

(Kızıl Bayrak, Sayı:75, Özetlenerek alınmıştır.)


HALİL TÜRKER (TKP/ML)


"1973 yılında Tokat ili Aktepe ilçesinde dünyaya geldi. Türk milliyetinden emekçi bir ailenin çocuğu olan yoldaş... '93 yılında Parti ile tanışan yoldaş, kısa sürede gelişme göstermeye başlamıştır... Çalıştığı işyerinde sendikal örgütlenme yapmaya da başlamıştır. '94 Nisan... (sürecinden) sonra faaliyete daha bir güçlü sarılmış ve alan önderliğini oluşturan komiteye kadar yükselmiştir. '95 başlarından '96 sonlarına kadar parti ile ilişkisinin kopuk olmasına rağmen, faaliyetlerini aksatmamaya son derece özen göstermiştir. '96 yılı sonlarında alanla tekrar bağlantı kurulmuş ve yoldaş da alan önderliğindeki komitede konumlandırılmıştır.

‘97 Ekim'inde Özgür Kemal KARABULUT yoldaşın şehit düşmesi ile düşmana olan kini daha bir bilenen yoldaş, bu amaca yönelik olarak gerçekleştirdiği bir eylem sonrası tutsak düşmüştür.

Gelişimini cezaevinin zor koşullarında ve artan sorumluluk bilinciyle derinleştirmeye çalışan yoldaş bir süre sonra bu alanda Parti'nin temsilcisi konumuna getirilmiştir.

(...) Ve son noktayı aynı yalınlık ve çıplaklıkla faşizme, burjuva-feodal sisteme tokat olup pratiğiyle ve 9 siperdaşıyla birlikte koyuyor."

(Bağımsızlık Yolunda Kurtuluş, Sayı:1)


ABUZER ÇAT (MLKP)


"Malatya'nın Haçova köyünde 1968 yılında dünyaya gelen Abuzer Çat, emekçi bir ailenin çocuğuydu, çok zor şartlar altında orta öğrenimini tamamladı. Hacettepe Psikoloji bölümünde okuyan ve bu bölümden mezun olan Abuzer Çat, bu yıllarda mücadele içinde giderek daha da aktifleşen bir biçimde yeralır. 15 Ekim 1995'te gözaltına alınıp ağır işkencelerden geçirildi ve bu gözaltı sonrası serbest bırakıldı. Ancak 6 Mart 1996'daki gözaltısı, onun için uzun bir tutsaklık döneminin de başlangıcıydı. 21 Mart'ta Ulucanlar Hapishanesi'ne gönderildi. 1996 Ölüm Orucu direnişinde o da ölüm orucu gönüllüsüydü.

Günlük yaşamı örgütlemede disiplin ve iradesiyle örnekti. En sorunlu işler onunla yoluna girerdi. Onun için devrim ordusunun bir sıra neferi olmak en büyük gurur ve mutluluk kaynağıydı.

Direniş şehitlerimizin kahramanlığı birer yıldız gibi parlıyor."

(Bağımsızlık Yolunda Kurtuluş, Sayı:1)


ZAFER KIRBIYIK (TİKB)


"Zafer 1971'de doğdu. Emekçi bir aileye mensuptur. İhtilalci saflara Ankara'da akrabaları aracılığıyla katıldı. Gazi Üniversitesi'nde öğrencilik yıllarında Demokratik Üniversite Platformu çalışmalarında, faşizme karşı mücadelede yerini almıştır. Gençliğinin dinamizmini, enerjisini son limitine kadar devrim ve sosyalizm mücadelesine vermiş, yetinmemiştir hiçbir zaman. Devrimciliğin hemen her cephesinde dolu dolu yaşamış; keyifle, sorumlulukla yerine getirmeye çalışmıştır üstüne düşen görevlerini. İlk gözaltı deneyiminin şaşkınlığı, heyecanıyla, utungaçça 'İfade vermedim yoldaş' gururlu ifadesi dökülmüştür sözcüklerden."

(Bağımsızlık Yolunda Kurtuluş, Sayı:1)


MAHİR EMSALSİZ (TKP(ML))


"Mahir Emsalsiz yoldaş: 1974 Samsun doğumludur. Ailesi MHP'lidir. Üniversite yaşamına değin gerici-yoz kültürün etkisi ile büyümüştür. Üniversitede devrimcilerden etkilenmiş, ailesinin ve düzenin kendisine sunduğu bireyci edilgen ve duyarsız insan tipini reddederek Partimizin gençlik örgütü TMLGB'de örgütlenmiştir."

(Bilgiler Kurtuluş Dergisi'nin 1. Sayısından Alınmıştır)


ÖNDER GENÇARSLAN (TKP(ML))


"Önder Gençarslan yoldaş: 1973 Çankırı doğumludur. Türk milliyetinden yoksul ve demokrat bir çevrede büyümüştür. Önder yoldaş da Mahir Yoldaş gibi üniversite sürecinde TMLGB'yle tanışmış ve örgütlü mücadeleye adım atmıştır. Gençlik örgütümüz TMLGB, üniversite gençliğin mücadelesini salt akademik demokratik talepler ile kantinlere ve birkaç kuşlamayla sınırlama anlayışına karşı, savaşa göre şekillenme, partiye kadro, ordumuz TİKKO'ya savaşçı yetiştirme perspektifiyle donanmış ve örgütlendiği alanlarda silahlı militan eylemler ile bu anlayışı beslemiş ve üyelerini bu çerçevede örgütlemiştir. Mahir ve Önder yoldaşlarımız tam da bu örgütsel anlayışa uygun düşen mücadele pratikleriyle kısa sürede Ankara sokaklarını tutuşturup, silahların, bombaların, molotofların, afişlerin ve sloganların şenliğine çevirmişlerdir.

1997 Eylül'ünde gerilla olmak için Mahir ile birlikte giderler ama irtibat sorun olur ve tutsak düşerler."

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


25. Eyl 2014, 03:28
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker