Zaman: 22. Eyl 2018, 06:13

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
 HAZİRAN AYAKLANMASI BİZ VE 1 CEVAP 
YazarMesaj
Mesaj HAZİRAN AYAKLANMASI BİZ VE 1 CEVAP
Haziran ayaklanması aslında bizim öncülük iddamızı birazda sorgulanır hale getirdi. taksimi dolduran halkımızın kitle kitle yığını bizi yuttu görünmez hale getirdi. varlığımız siyasi çevremizde biliniyordu, böyle olsada çoğu örgütsüz genç olan apolitik halkımız güçlü bir öncü iradesini göremedi. bizde bu iradeyi oluşturamadık.

Ayaklanma nekadar örgütsüz kendiliğinden harekete geçsede, sistem hükümet partisine tepkilerden oluştuğu açıkça görüldü. bu kadrolarıyla kitlesiyle örgütlü bir partinin gövde oluştururup gelen saldırılara anlık toplu karşılık vermesiyle, tepkileri olan halkımızı iradeli dirayetli örgütlü kitle öncülüğüne dönüştürebilirdi.

haziran direnişini zenginleştirmekten önce kitleleri yönetememe mücadele taktiklerimizle eylem biçimlerimizle yönlendirememe krizimiz vardı. eger kitleleri yönetebilseydik, yada parti olarak kendi kitlemizi gövdesini öncü kitle olarak direnişin ön safında konuşlandırabilseydik elbetde elemler çeşitliliğini zenginliğinide oluşturabilirdik. bu öncü örgütlü kitle varlığı tam olarak oluşturmadığımızdan zenginleştirmek bir yana halkımızın yanında öncülük görevimizi tam olarak ayaklanmada yerine getiremedik.

alapolitik tepkileri görüyoruz, faşist ikdidarın karşısına siyasi tepki eylemleriyle çıkamıyor. ağaç kesme baraj yapma, nüklüer santral karşıtlığı, internet kısıtlaması gibi eylemlerle ortaya çıkıyor. haziran ayaklanmasındaki tepkide böyle bir kaynaktan çıkarak siyasal tepkiye dünüştürüldü düzen partileri muhaliflerince. biz sosyalistlerin örgütleyemediği doğal tepkiyi, düzen partileri hükümet partisi olma çıkarlarına uydurarak , hükümet istifası için kullandılar. onların, kapitalist faşist devletinin hükümetinin yönetememe krızini siyasi derinleştirme gibi bir amaçları yoktu, sadece parti karşıtlığı için halkımızı kullandılar. bizse bu fırsatçı kullanışa engel olamadık öncülüğümüzü bu kullanışın önüne dikemedik.

akp düşünce kpa gelsede hükmetme partisi olarak, sömürü zulm işkence haksızlık adeletsizlik hukuksuzluk kapitalist sistemin sosyalizme sosyal yaşama halkımıza yani bize karşı saşdırısı durmuyor.
bu durumu halkımızda bir nebze görüyor. biz yönetmek için altarnatif güçlülük olamadığımızdan bugün için adına kapitalizm dediğimiz faşist iktidarı alaşağı edecek güçte olmayışımızdan ötürü halkımızda umut olarak kendini düzenbaz sistem partilerinin peşine katıyor. haziran ayaklanmasında halkımızın ulusalcılara milliyetçilere türkçülere yakın durmalarının bir etkenide buydu.

görüyoruzki halk olarak kendimizi en profosyonellerimiz tarafından devrimcilerle yöneltilmek istemiyorsak, yönetemiyorsak böyle bir ayaklanmada bile tam başarı sağlayamıyoruz. ayaklanma paşif direnişle istikrarsız kararlılıkla geriye eriyerek sönümleniyor. buda yine yarıyarıya sisteme katkı sağlıyor umutsuzluk yaratıyor. oysa bizim hem askeri politik eylem biçimlerimizden tutda demokratik alan hareketliliğimiz azda olsa hakimiyetimizde mevcut bulunuyor. işçi memur öğrenciler içindede güçlülüğümüz var disiplin sorunuda yaşamıyoruz. böyle yapımızla daha etkin olabilirdik ayaklanma faşist yönetimi ciddi yönetme krizine sokabilirdi. buda hem bizim güçlenmemize hemde ileriki yıllarda kitlelerin bize daha çok güvenmesine yarardı.

halkımızın görüşü geniş , kimler direniyor kimler hareket ediyor kimler sonuç alabiliyor görüyor. görünüm böyle olsa kitlelerle hareket etmemize yetmiyor sadece ekiliyor. ayaklanmalarda direnişlerde eylemlerimizde kitlelerle hareket edebilmemiz için önce bizim öz kitlemizle yarı pasif kitlemizi özleştirmemiz gerekiyordur, çünkü gövdesi büyük kadroları militan yetkinlikte öncü hazırlığını tamamlamış bir kitle parti oluşumuz olmazsa tabanımızda pasif kitlemizde özleşmiyor ayrılık bağıda hep uzak kalıyor.

biz halkımızı radikal köktenci militan direnişler için kitlesel çekim zorlamasıyla eylemliliklere bağlayamıyorsak düşünmek ve nerelerde hatalar yaptığımızı bulmak zorundayız. acitetor propaganda yanımızmı eksik? kitle örgütlenmesi için alan kadromuzmu eksik. pazar sanayi sahasını sınıf örgütlemesiyle eylemleriyle zora sokacak ekonomik siyasal hüçrelerimizmi yetersiz. bunlar elbette merkezi olarak düşünülüyor yazılıyor kadro yetersizliği ve diğer görevler üzerine. biz kendimizi görmek görevlerimizin farkında olup hareketimizi fazlalaştırmazsak kitle çoğalmasına bağlı olarak kadrolaşamıyoruzda. buda ayaklanmalarda yığınlar içinde bizi mücadelede geriye düşürüyor.
bir örnek verilecek olunsa 1 MAYIS lardaki kitlemiz düzenimiz disiplinimizle çalışabilen bir parti çalışanları kitlesi olabilirsek halkımız dediğimiz deryamızla faşizmi yutacak boğacak girdaplar oluşturabiliriz. böyle bir güçle tek yolumuzun önünü daha hızlı açıp genişletebiliriz. bu durumda ayaklanmalarda kitle eylemlerinde bize öncü görevimizi zorla verir.


17. Oca 2014, 19:43
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker