Zaman: 22. Tem 2018, 11:45

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 
 Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir. 
YazarMesaj
Mesaj Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
ISLAM DIN`I TECAVUZCU SAPIK BIR DIN OLDUGU KADAR, KATLIAMCI BIR DINDIR.

YER YUZUNDE SAVAS YOLU ILE KENDISINI KABUL ETTIREN TEK DIN ISLAM DINIDIR.

Katliamlari, Tecavuzleri, Iskence, Zulum Yagma ve talanlari ile unlu olan tek din Islam Dinidir.

Insanlik Suc Makinasi Olan Yobaz, Katliamci ve Tecavuzcu Islam Dini, Herseyin Allah tarafindan gelen emirler oldugu yaygarasini yaparak, Allahin verdigi emirlere karsi gelinmesi halinde... CEHENNEM`E gidecegini soyliyerek. yaptiklari butun insanlik suclarini, yapilmasi gereken, Allahin emirleri olarak gostermistir....

Kucuk yastaki cocuklara tecavuz edilmesinin dogru oldugunu soyliyen ve soyledigini soyliyen ; Hayali Allah`a ve onun yalancisina bin kez "Kahrolsun Demek"insanlik gorevidir.

Yagmalayip, gasp ve talan eden... Hunarca insanlari katleden bu ve benzeri bir yigin olumsuzluklarin caiz oldugunu soyliyen dusunce ve inananca bin kez "Kahrolsun Demek" insanlik gorevidir.

Bu Suc Makinasi ve Insanlik Dusmani Yobaz Din`i Hak Edilen Yere Gondermek.. Yine Insanlik Gervidir....
Baskoylu.

Saygi ve Insani Sevgilerimle.


6. Eki 2014, 05:20
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Katlamci ve Tecavuzcu Islam Dinin Sahip Oldugu Gercekler.....



Putperestlerle yaptığı Hendek savaşından sonra putperestlerle işbirliği yaptığı suçlaması ile Muhammed Medineli Yahudi toplumu Benukureyza’lıların üstüne yürümüş. Benu kureyza’lılar ellerindeki kaleleri olan Hayber’e sığınmışlardı.

Hayber kalesini kuşatan Muhammed hiç acele etmedi. 1 aya yakın süre ablukaya aldığı kaleye giriş çıkışı engelledi. Benu kureyzalılar açlık ve susuzluk ile de mücadele ediyorlardı.

Hayber kalesinde Muhammed önderliğindeki Müslümanların ablukası nedeni ile açlık ve susuzluk ile mücadele eden Benu kureyzalılar , Muhammed ile anlaşma yoluna gitmek zorunda idiler. Muhammed onlara güvenilir !!! bir anlaşma sundu. Derhal silahlarını bırakıp teslim olacaklardı ve Muhammed’in eski Yahudi yeni Müslüman olan sahabelerinden Sa’d bin. Muaz’ın vereceği cezayı kabul edeceklerdi. Çaresizlik içindeki Yahudi benukureyza’lılar istemedende olsa teklifi kabul ettiler savaşadan silahlarını teslim ettiler. Eski Yahudi olan yeni Müslüman Sa’d bin Muaz’ın kendi haklarını koruyacağını düşündüler son bir ümitle.

Ahzab suresi 26. ayet; Allah, ehl-i kitaptan, onlara (müşrik ordularına) yardım edenleri kalelerinden indirdi ve kalplerine korku düşürdü; bir kısmını öldürüyor, bir kısmını da esir alıyordunuz.

27. ayet; Allah, onların yerlerine, yurtlarına, mallarına ve ayak basmadığınız topraklara sizi mirasçı yaptı. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Sahih hadislerde anlatılanlara göre kaledeki çaresiz Yahudilerin eli silah tutabilenlerden 400-900 arasında bir erkek topluluğu öldürüldü. 400-900 arası olduğu söylenilen Yahudilerin büyük çoğunluğu HZ. Ali tarafından katledilmişti. Ali o gün kafa kesmekten çok yorulmuştu ve kafa kesme işlemi sırasında yorgunluktan sürekli olarak kılıç kullandığı kolunu değiştiriyordu. Muhammed ise kesim işleminin yanına çadır kurdurmuştu ve kesim işlemini gözlemliyordu.Katledilen Yahudi erkekleri topluca gömüldüler.

Tüm silah tutabilen erkekleri öldürülen yahudilerin artk zenginlikleri müslümanlarındı.Ahzab suresi 26 ve 27. ayet bu katliamı anlatır. 26. ayette bir kısmını öldürüyordunuz derken öldürülen 400-900 arası Yahudi erkek kastediliyor. Bir kısmını esir alırdınız derken kadınlar ve çocuklar kastediliyor.27. ayette ise Yahudilerin tüm malvarlıklarının artık Müslümanların olduğu anlatılıyor. Katliamdan sonra, Dıhyetü’l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Muhammed’e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Muhammed de,: “Haydi git de bir câriye al!” diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye’yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Muhammed’e haber verir. Safiyye’nin Dıhye’ye değil; “Peygamber”e uygun olacagını söyler. Muhammed’de Dıhye’yi çağırtır; “başka bir cariyeyi” almasını söyler. Dıhye’ye verilen “cariye”, Safiyye’nin kocasının kızkardeşidir. Muhammed, kendisine “karı” olmanın karşılığında Safiyye’yi “azâd” eder. Yola çıkıldığında, bir yandan da “zifaf’ düşünülmektedir. Ümmü Süleym, Safiyye’yi hazırlar. Ve gece olunca da Muhammed’in koynuna koyar.” (Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras’ın çeviri ve “Izah”ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i

Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)

Babası ve kocası öldürülen bir kadını aynı gün (veya 1 gün sonra) , hemde babasını ve kocasını öldürenlerin liderine , muhammedin koynuna verdiler.Safiyye o sırada daha genç bir kız iken muhammed 57 yaşında idi.
Muhammed babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı koynuna alıp sevişmişti.

Hendek Savaşı bitmiş, müşrikler geri dönmüş, Muhammed eve gelip istirahate çekilmiştir. Tam bu sırada Cebrail, bir katıra binmiş vaziyette kılıcını kuşanmış, ter ve toz duman içinde Muhammed’ in yanına varıp kendisine “Bak, biz melekler kırk gündür düşmanlarınızla savaşıyoruz, gördüğün gibi silahlarımızı hala da bırakmış değiliz. Kalk, hepiniz Beni Kureyza Yahudilerinin bulunduğu diyara gidin onları öldürün.; ben de hemen önden gidip evlerini üzerlerine yıkarım” diyor. (Tecrid-i sarih, Diyanet Tercümesi, No: 512, 1191,1565)

Cebrail’ in bu açıklamasından sonra Muhammed Müslümanlara, “İkindi namazımızı Beni Kureyza’ da kılacağız, haydi savaşa” talimatını veriyor .Çoluk çocuk dahil yaklaşık 1500 kişilik bir Yahudi kitlesini o gün akşama kadar ele geçiriyorlar . Ele geçirilen bu insanların elleri boyunlarına bağlanıyor ve onların akıbeti hakkında Muhammed, daha önce Yahudi olup da sonradan Müslüman olan Sad Bin Muaz’a yetki veriyor. Sad’ın Hendek Savaşı’nda bir damarı kesilmişti ve kanaması devam ediyordu. Muhammed’in talimatıyla Sad bir eşeğe bindirilip onun huzuruna getiriliyor. Muhammed ona, “Bu insanların kaderini sana bırakıyorum. Acaba bunlar hakkında kararın nedir?” diye soruyor. Sad’ın verdiği yanıt aynen şu: “Eli silah tutan her erkeği kılıçtan geçireceğiz.Kadın ve kızları cariye ; ergenlik çağına gelmeyen erkek çocukları da köle muamelesine tabi tutacağız.” diyor.

Muhammed, Sad’ın bu yanıtına karşı, “Senin verdiğin bu kararAllah’ın emrine tam uygundur ve sen bu kararda tam isabetli davrandın. Zaten seher vakti Cebrail de aynı ifade doğrultusunda Allah’tan bana vahiy getirdi” diyor. (Tecrid-i Sarih, Diyanet Tercümesi, No:289 hadis şerhiyle 1575 ve 1591 nolu hadisler)

Bu esirlerden erkek olanlar “Üsame Bin Zeyd” evinde; kadınlar ve çocuklar ise “Remle Binti Haris” evinde toplatılırlar. Muhammed erkeklerin idam kararını verdikten sonra Medine’ nin bugünkü pazaryeri olan semtte hendekler-çukurlar kazılarak mezar gibi hazır hale getirilir. Daha sonra erkekler eli kolu bağlı bir vaziyette ve kafileler halinde oraya yanaştırılıp başları kesilir ve o çukurlara atılır. Muhammed bu kesim işleminde Hz. Ali ve Zübeyr bin Avam’ı görevlendirmişti. Bilindiği gibi ikisi de Muhammed tarafında cennetle müjdelenmiştir. Ali ve Zübeyr kesim işine devam ederlerken Muhammed de bir yerde oturmuş onları seyrediyordu. Ayşe (Hz.) nin aktardığına göre, bu kesim işi sabahtan akşama kadar sürmüş. Erkekler idam edilirken, Yahudi kadınlar ve çocuklar da buna feryat edip saçlarını başlarını yolmuşlar.(Vakıdi, Meğazi, 2/512-517)

İdamlar yapılmadan evvel Muhammed, sanki çok önemli bir büyüklükte bulunuyormuş gibi “Arkadaşlar, onları şimdi idam etmeyelim; çünkü hava sıcaktır. Ayrıca eğer canları istiyorsa kendilerine hurma yedirin gibi” traji-komik talimatta da bulunuyor. İdamlıkların önüne atılan birkaç hurma da hayvana yem atılır gibi atılıyor. (Vakıdi, Meğazi, 2/512-14; Serahsi, Siyeri Kebir Şerhi, 3/1029 No: 1900)

Yaygın olan görüşe göre idam edilenlerin sayısı 800 ile 900 arasında değişiyor (Nesefi, Taberi, Alusi, İbni Kesir) . En düşük rakamı veren İslamcı yazarlara göre (Begavi, Suyuti, İbn’il Cezvi) ise 400 ila 600 arasında Yahudi idam edilmiştir.

Muhammed, o insanları teslim aldıktan sonra bir yerde toplayıp kendilerine, “Ey domuz ve maymun kardeşleri! Yediniz mi! İşte haliniz; görün bakalım” diyerek hakaret ediyor. Onlar da buna karşı, “Ey Muhammed, biz senden bunu beklemezdik, neden böyle haksızlık yapıyorsun?” şeklinde yanıt veriyorlardı (Bu kısım pek çok İslami Kaynakta yer alır örnek olarak, Taberi, Ahzap Tefsiri, ayet 26-27)

Muhammed, bu Yahudilerin karıları ve kızlarından 16 tanesini özel olarak ayırıyor ve bunlardan Reyhane’yi kendine seçip geriye kalan 15 tanesini de diğer önemli dostlarına dağıtıyor. Bir Yahudi:

“Artık her şeyimize el koydunuz, hiç olmazsa gözlerimizin önünde namusumuza el uzatmayın” diyor. Fakat, Muhammed bunu dinlemiyor (Kaynak: Vakıdi, Meğazi, 2/250)

Muhammed, ihtiyaç fazlası kadın ve erekek çocukların bir bölümünü, Sad bin Zeyd’e teslim edip onları satmak için Necd bölgesine, bir kısmını da şam tarafına gönderiyor. Müslümanlardan Muhammed bin Mesleme:

“Beni Kureyza Savaşı’nda kadınlar bölüşülürken bana üç tane düştü; hepsini de sattım” diyor. (Kaynak: Diyarbekiri, Tarihi Hamis,1/499 ve Vakıdi age 2/523-25)


6. Eki 2014, 05:20
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Tecavuzcu ve Katliamci İslamda katliam tamamen sıradan ve doğal bir olaydır. Bunun örneklerini saymakla bitmez.

Üstelik bu katliamlar hem tarihte yapılmış hemde günümüzde yapılmaktadır.
İslamcılara sorarsanız; bunların hiçbiri katliam değildir ve savunma amaçlı savaşlardır fakat gelgelelim,

Ahzâb/27: Allah sizi onların TOPRAKLARIna, YURTLARIna, MALLARIna ve HENÜZ AYAK BASMADIĞINIZ topraklara varis kıldı. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.

Yukarıdaki büyük harflerle yazılmış kelimeler islamdaki katliamların savunma ile ilgisi olmadığını, tam tersine saldırı, yağma ve talan ile ilgili olduğunun açık bir göstergesidir.
Ayrıca savunma amaçlı savaşan insanlar barış için savaşırlar.
Oysaki kuran; eğer ezebilecek güçteysen, barışa karşıdır. Yani “güçlüysen katletmekten asla geri kalma” emri verir. bakınız:

Muhammed/35:
Sakın za’f göstermeyin. ÜSTÜN OLDUĞUNUZ HALDE BARIŞA ÇAĞIRMAYIN. Allah sizinle beraberdir. Sizin amellerinizi asla eksiltmeyecektir.

Bu ayetler islamdaki katliamların delilidir. Hadislerde anlatılan katliamlarda bu ayetlerin delilidir, günümüzde yapılan Hizbullah, El kaide vs gibi örgütlerin müslümanlara dahi yaptığı katliamlarda bu ayetlerin ve birçok hadislerin delilidir.
Kimse gerçekleri saptıramaz:
1- Bu dinin Peygamberi adam kesmişmi? Kesmiş.
2- Ondan sonraki halifeleri adam kesmişmi? Onlar da kesmiş.
3- Hadislerde adam kesme varmı? Var.
4- Kuranda bunları destekleyen ayetler varmı? Orda da var.
5- Peki günümüzde katliam varmı? Günümüzde de var.
6- Sadece müslüman olmayanlarımı katlediyorlar? Hayır, mezhep çatışması yüzünden birbirlerini de hunarca katletmis ve katletmeye devam etmektedirler..

Gelelim Sapiklik ve Tecavüz Olayına:

1- Bu Dinin Peygamberi Resmi Rakamlara Gore 69 Hatuna Tecavuz Etmismidir? Etmistir.
2- Bu Dinin Peygamberi 6 Yasindaki Cocukla Evlenip, 9 Yasina Geldiginde, Tecavuz Etmismidir? Etmistir.
Bu Dinin Peygamberi, Kendi Uvey Oglunun, Karisini Zorla Bosanmasini Sagladiktan Sonra, Kendi Kizi Sayilan Kadinla Evlenip Tecavuz Etmismidir? Etmistir.
3- Bu Dinin Peygamberi Savas`ta Esir Aldigi Kucuk Yastaki Kiz Cocuklarina Tecavuz Etmismidir? Etmistir.
4 Bu Dinin Peygamberi Oldugu Gune Kadar Resmi Olarak 9 Hatunla Evli Olup, Sira Ile Bu Hatunlara Tecavuz Etmismidir? Etmistir....

Kuran Denen Kitap;
Islamda köleliği legalleştirdiği gibi onlara tecavüzü de legalleştirmiştir.
Bu konuya girmeden önce islamda ganimet ve cariye ne demektir ona bir göz atalım.

İslamda ganimet: Güya savaşlarda ama aslında ganimet ele geçirmek için yapılan baskınlarda; ( özellikle gece baskınlarında ) ele geçirilen; altın, gümüş, para, ziynet eşyası, gayrımenkul, hayvan ve köleleştirmek amaçlı insanlar esir alinip, isine yariyanlari kole yapmis, kendisine tehlike olusturabilecekleri de katletmistir.

İslamda cariye : Gece baskınlarında ele geçirilip köleleştirilen kadınlardır. Bu kadınların tıpkı bir mal gibi alınıp satılması legal olduğu gibi; aynı zamanda bu kadınların bir seks kölesi olarak kullanılması da helaldir.
Bu kadınlarla evlilik dışı seks yapmak serbesttir, zina kapsamına girmez. Üstelik bu kadınların evli olup olmaması da önemli değildir. Dahada çarpıcı olanı ise; bu kadınların sex’e hayır deme şansları da yoktur. Yani yasal tecavüz. Helal tecavüz.
Kuranda “Cariyelerinizle evlilik dışı seks yapmayın” diyen tek bir ayet yoktur.
“Başka biriyle evli cariyelerinizle seks yapmayın” diyen tek bir ayet de yoktur.
“Cariyelerinizin rızasını almadan onlarla seks yapmayın” diyen de tek bir ayet yoktur.
Bakınız tam tersine nasıl ayetler var:

MÜ’MİNÛN/6. Ancak eşleri ve ellerinin altında bulunan cariyeleri bunun dışındadır. Onlarla ilişkilerinden dolayı kınanmazlar.

Nisâ/3 . Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikahlayın.2 Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız o taktirde bir tane alın veya SAHİP OLDUĞUNUZ (CARİYELER) İLE YETİNİN. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.


6. Eki 2014, 05:22
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Beni Kureyza Katliamı

Beni Kureyza olayında ana kaynağımız Taberi’nin Tarih’i. İngilizce çevirisinin sekizinci cildinde ondört sayfa tutuyor. (The History of al-Tabari, SUNY Press 1997, VIII.27-41)

Önce Taberi’ye dair iki çift söz. Bir kere: Muhammed hakkında bildiğin veya bildiğini sandığın hemen her şeyin ilk kaynağı Taberi’dir. Yani Resmi Tarih’in ta kendisidir. “Doğru dediği ne malum” diye sorduğun anda, Muhammed ne malum, vahiy ne malum, Kuran ne malum, Mekke ve Medine ne malum, Bedir ve Uhud ne malum, Kâbe ne malum, Hadice ne malum, Aişe ne malum, Ebubekir ne malum… diye sormuş olursun. Bana göre hava hoş, yeter ki ne sorduğunu bil.

İkincisi: Taberi iyi tarihçidir. Üç beş sayfa okusan yeter, ciddi bir akademik akılla karşı karşıya olduğunu anlarsın. Masal anlatmaz, anlatanları aktarır. Kaynaklarını sorgular. Farklı versiyonlar arasındaki çelişkilerin ve nüansların altını çizer. İyi bir detektifin delil duygusuna, iyi bir filozofun hakikat sevgisine sahiptir. “Peygamberimize bühtan etmiş” dersen, kusura bakma, bir şey bilmediğini belli edersin.

Peygamberi problemli bir ışıkta gösteren bu hikâyeyi (ve buna benzer diğerlerini) neden aktarmış? Neden sessiz geçmemiş? Bence önemli bir soru. Hatta, “Resmi Tarih’in amacı neydi?” konusuna buradan da giriş yapabiliriz.

*
Beni Kureyza hikâyesini üç ana kaynaktan aktarmış. İlki H 140 yılı civarında vefat eden Medine’li araştırmacı İbn İshak. İbn İshak’ın orijinali elimizde yok. Onun beş veya altı farklı kaynağa istinaden anlattıklarını Taberi aktarmış. İkincisi Peygamberin eşi Aişe’nin Medine’li Alkame b. Vakkas’a anlattığı hatıraları. Bunlar hikâyenin anekdot tarafını dolduruyor. Üçüncüsü H 207’de vefat eden Kitab-ül Mağazî muharriri el-Vâkıdî. Taberi genel olarak Vakıdî’ye pek güvenmiyor, sözlerini ihtiyat payıyla aktarıyor.

Taberi metninin esas zevkli yanı, farklı anlatımlar arasındaki vurgu ve detay farkları. Mesela İbn İshak’ın İbn Şihabe’den aktardığı versiyonda Cebrail ile Dihye b. Halife iki ayrı anekdot gibi aktarılırken, Aişe’nin anlatımında ipek örtülü eğerde oturan Dihye’ye halkın “Cebrail” lakabını taktıklarını öğrenip şaşakalıyorsun.
Metnin tamamını aktarmak bu yüzden – meraklısı için – daha ilgi çekici olacaktı. Üşendim. Özetlemekle yetineceğim.

*
Hikâyenin geçmişi
Uhud Savaşında sayıca üstün olan Mekkelilerin Müslümanları yeneceğine kesin nazarıyla bakılır. Bu yüzden Medine Yahudilerinden Beni Nadir aşireti, Müslümanların yenilgisi halinde başına geleceklerden korkarak, tarafsız kalır. Müslüman zaferinden sonra toplanan Mecliste Beni Nadir yargılanır. Muhammed’in idam kararı vermesi beklenirken Beni Nadir’in koruyucusu (velisi) olan Beni Hazrec aşireti ileri gelenlerinin önerisiyle Beni Nadir tehcir edilir. Malları müsadere edilir.

Beni Nadir liderlerinden Hüyeyy b. Ahtab ve Kinane b. el-Rabi Mekkelilerle temas kurarak onları Medine’ye saldırmaya teşvik ederler. Ayrıca doğudaki Ğatafan aşiretini de Mekkelilerle beraber savaşmaya ikna ederler. Medine’deki diğer büyük Yahudi aşireti olan Beni Kureyza lideri Kâ’b b. Esed Muhammed’le ittifakını bozmama taraftarıdır. Kapısına gelen Hüyeyy’i hakaretle kovar. Ancak Hüyeyy ısrar eder, Kureyşlilerin Muhammed’i yeneceklerinin kesin olduğunu, bu durumdan Beni Kureyza’nın zarar göreceğini savunur. K’ab lanet okuyarak Hüyeyy’e kapısını açar. Uzun süre direndikten sonra Muhammed’le [iddiaya göre yazılı belgeye dayanan] ittifakını bozar.

Mekkeliler ile Ğatafanlılar Medine’yi kuşatır. Muhammed, İranlı kölesi Selman’ın tavsiyesiyle kentin etrafına bir hendek kazdırır. 27 gün süren kuşatmada Müslümanlardan altı ve karşı taraftan üç kişi ölür.

Kuşatma esnasında Muhammed adamlar göndererek müttefikler arasına nifak tohumları eker. Kureyza aşireti, Mekkelilerin kuşatmayı sonuçlandırmadan çekileceğinden korkmaktadır; Müslümanlarla başbaşa kaldıklarında başlarına geleceği bildiklerinden, adım atmak istemezler. Ebu Sufyan komutasındaki Mekkeliler, Yahudilerin savaşacağına güvenmezler, Kureyza ileri gelenlerinden bazı kişileri rehin almadıkça kesin saldırıya girişmek istemezler. Ğatafanlılar Yahudilerin Muhammed’le anlaşacağından ve Mekkelilerin çekilip kendilerini Muhammed’e karşı yalnız bırakacağından kuşkulanırlar. İttifak dağılır.

Cebrail savaş kışkırtıyor
Kuşatmanın kalktığı gün Cebrail altın sırmalı bir sarık giymiş ve ipek örtülü bir katıra binmiş olarak zuhur eder. “Silahları bıraktın mı ya Rasulallah?” diye sorar. Muhammed evet der. Cebrail, “Melekler henüz silahlarını bırakmadı. Allah sana Beni Kureyza’ya saldırmanı emrediyor. Ben de orada olacağım,” diye cevap verir. Muhammed tellal çıkararak, Beni Kureyza arazisinde toplanmadan kimsenin namaz kılmamasını emreder. Kendisi de Kureyza surlarının yanına gelerek “Ey maymun soylular! Allah sizi lanetledi ve intikamımı üzerinize saldı,” diye seslenir. Yahudiler cevaben ona hakaret ederler.

Aişe’nin anlatımına göre Cebrail “Melekler silahlarını bırakmadı, git ve onlarla savaş” der. Muhammed zırhını kuşanır. Yolda rastladığı kişilere “buradan kim geçti” diye sorar. Onlar da “Dihye b. Halife geçti” derler. Dihye’ye büyük sakalı ve ipekli eğeri nedeniyle “Cebrail” adı verildiğini Aişe belirtir.

!!!!!!!!!!!!!!!!!

Saygideger Dostlar,
Alintiya ara vererek kisa bir degerlendirme yapalim....

Kim Bu Cebrail denen cani acaba????

Musevi, Hiristiyan ve Budist inancini yani 4 Kitabin da Allah tarafindan indirildigine inanan ve savunan yine bu suc makinasi Islamin kendisi degilmidir????

Bu nasil bir Allahtir`ki durmadan fikir degistiriyor? durmadan yeni yeni kitaplar indiriyor!!!!! akabinde Cinsi Sapik, Uckur Duskunu ve Katliamci bir caniyi bulduktan sonra, Son Peygamber ve Son Kitap diyerek bir daha hic bir halt yemeden, bu igrenc ve suc makinasini insanligin basina bela etti!!!!

Boyle bir hayali varligin oldugunu soyliyen Bu Uckur Duskunu, Cinsi Sapik ve Katliamcinin ortaya koydugu hayali bir idda oldugunu cok iyi biliyoruz....
Boylesi bir varligin olmasi halinde, 1400 yil gecmesine ragmen.. Bu Allah denen varligin ortaya cikmamasi dusundurucu degilmidir?

Allah denen bu cani Insanlarin bir birini yemesi icin, Cebrail denen vahsi elcisini gondermismis de Onu goren sadece Hz. Muhammed denilen uckur duskunu ve cinsi sapikmidir?

Onun disinda neden kimse gormemis?

Digerleri onun kadar cinsi sapik olmadiklarindanmidir?

Diger tarafta HURRI melekleri kullanip kullanip kullarina sunan Allah denen herif Hz. Muhammed den cok daha fazlami sapik?????

Hz. Muhammed denilen Kervan Tuccari, Insan Kasabi, Uckur Duskunu ve Cinsi Sapik sahsiyet bunlari yaparken, Beni Kureyza Katliamına magruz kalanlarin Yahudi inancina (Musevi) inancina sahip olduklarini untumusmudur acaba... hani 4 kitabin dordu de hakti????

Hani Hepisi Allah Tarafindan Gonderilen Kitaplardi?

Beni Kureyza Katliamina ugriyanlar.... Deniz Tanrisina, Gok Tanrisina, Gunes Tanrisina inananlar olmus olsalardi....

Musanin, Davut`un Isa`nin yapamadigini kendisi yapti diye dusunebiliriz, Yani Tek Tanrili Dinlerin ortaya cikmasina saygi gostermiyen, Allah`a inanmiyan, baska bir Allah iddalarini bastirmak icin, boylesi bir katliama bas vurmasini dogru bulmamamiza ragmen...

Yaptigi ve yaptirdiklarinin bir insanlik sucu oldugunu dusunmemize ragmen, donemin sartlarina gore tarihi inceliyerek, olumsuzluklari yargilar, olumlu yonlerinide desteklemis olurduk.... Gel gelelim Islam Denen Suc Makinasinin Elle Tutulur hic bir dogru yani yoktur........

Insanliga yakismiyan Insanligin kabul etmedigi butun cirkin ve cirkeflikler Suc Makinasi Islamda bizzat mevcuttur.....
Baskoylu

Saygi ve Insani Sevgilerimle


6. Eki 2014, 05:25
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Maymun korkusu

25 gün veya bir ay süren kuşatmadan sonra Kureyza aşireti teslim olmaya karar verir. Müzakere için Muhammed onlara Beni Aws aşiretinden Ebu Lübâbe b. Abdülmunzir’i gönderir. Aws aşireti Beni Kureyza’nın koruyucusu (velisi) ve Ebu Lübabe onların dostudur. Erkekler onu karşılarken Yahudilerin kadın ve çocukları çığlıklar atarak etrafını sararlar ve merhamet göstermesi için yalvarırlar. “Muhammed’in hakemliğini kabul edelim mi?” diye sorarlar. Ebu Lübabe “evet” der, fakat bunu söylerken eliyle boğaz kesme işareti yapar. Yapar yapmaz pişman olur. Allah’a ve resulüne ihanet ettiği kaygısına kapılarak koşa koşa gider, camide kendini bir sütuna bağlatır. Allah kendisini affetmedikçe oradan ayrılmayacağını bildirir. Muhammed bunu duyunca güler. “Bana gelseydi affederdim, ama şimdi ancak Allah affedebilir,” der. Birkaç gün sonra Allah’tan gelen bir vahiyle Ebu Lübabe’yi affeder. [Bahis konusu ayetin hangisi olduğuna dair tefsirciler arasında ittifak yoktur.]

Kureyza lideri Kâ’b, aşiretine hitaben konuşur. Başlarına gelen beladan Hüyeyy’i sorumlu tutar. Üç seçenek sunar. Ya topluca Müslümanlığı kabul edeceklerdir. Bu reddedilir. Ya [Masada'daki Yahudiler gibi] kadınlarını ve çocuklarını öldürüp, ölünceye kadar savaşacaklardır. Bu da reddedilir. Ya da Yahudiler için savaşmanın dinen haram sayıldığı Şabat günü sürpriz bir saldırı düzenleyeceklerdir. Tevrat’a göre Şabat günü savaşmak Yahudilerin domuza veya maymuna dönüşmesine yol açacağı için, bu seçenek de reddedilir. Teslim olmaya karar verirler.

Bağımsız yargı
Beni Kureyza Aws aşiretinin mevalisi olduğundan, hukuken Muhammed’in yargıç olması mümkün değildir. Bu nedenle Aws aşiretinden Sa’d b. Muaz görevlendirilir. Sa’d Hendek savaşında yaralanmış ve yarası şişmeye başlamıştır (birkaç gün sonra ölecektir). Hükmü açıklar: Kureyza erkekleri öldürülecek, kadın ve çocuklar köle edilecek, malları müsadere edilecektir. Muhammed “Allah’ın ve resulunün yargısıyla yargıladın” diyerek onu onaylar.

[Yargı görevinin ölmekte olan birine aktarılması muhtemelen kan davası güdülmesini önlemeye yönelik bir tedbirdir.]

Nusra Cephesi tesadüf mü?
Resulallah karardan sonra Medine’nin çarşı alanına giderek hendekler kazdırır. Beni Kureyza erkekleri gruplar halinde buraya getirilerek hendeklerin başında kafaları kesilir. Toplam katledilen sayısı bazı kaynaklara göre 600 ila 700, bazılarına göre 800 ila 900 kişidir. İdamların çoğunu Ali b. Ebu Talib (sonradan dördüncü halife) ve Zübeyr infaz ederler.

Komplonun lideri Hüyeyy getirilir. Pembe kumaştan değerli giysisini (ganimet edilmesin diye) delik deşik etmiştir. Muhammed’e hitaben “Sana düşmanlık ettiğim için kendimi ayıplamıyorum, çünkü Allah’ın terkettiği kişi lanetlenmiştir,” der. [Bu sözün anlamı açık değildir. Lanetlenen kişinin Hüyeyy mi Muhammed mi olduğu anlaşılmaz.] Sonra halkına dönerek “Allah’ın emrinde haksızlık yoktur. Zira İsrailoğulları için büyük bir katliam olacağı Kitabımızda yazılıdır,” der. İdam edilir. [Hüyeyy’in son sözleri daha sonraki İslami literatürde süslenip püslenerek, Yahudilerin idam kararının kendi Kitaplarına uygun olarak verildiği tezine dönüşecektir.]

Aişe’nin ifadesine göre idam edilenler arasında tek bir kadın vardır. “Rasulallah erkekleri meydanda öldürürken kadın benim yanımdaydı, sohbet ediyor ve durmadan gülüyordu. Derken bir ses adını çağırdı. ‘Ne var?’ dedim. ‘Öldürecekler’ dedi. ‘Neden’ diye sordum. ‘Yaptığım bir şeyden ötürü’ diye cevap verdi. Götürüp kafasını kestiler. Neşesini ve gülüşünü hayatta unutamam. Öldürüleceğini biliyordu.”

Vakıdî’nin anlatımına göre kadının öldürülmesinin nedeni, kuşatma sırasında sur üstünden bir değirmen taşı atarak Hallâd b. Süveyd’in ölümüne sebep olması idi.

Ebubekir halt etmiş
Öldürülecekler arasında geçmişte Müslümanlara iyiliği dokunmuş olan yaşlı Ebu Abdurrahman el-Zebîr vardır. Müslümanlardan Sabit b. Kays Rasulallah’tan rica ederek yaşlı adamın canını bağışlatır. Ebu Abdurrahman “karım ve çocuklarım olmadan hayatın ne anlamı var?” diye sorar. Onlar da bağışlanır. “Malım ve servetim olmadan nasıl yaşayabilirim?” der. Malına dokunulmayacağına söz verirler. “Aslanlar aslanı, güzel adam Kâ’b b. Esed ne olacak?” diye sorar. Öldürüldüğünü söylerler. Aşiretinin akıbetini sorar, hepsinin idam edildiğini anlatırlar. “O zaman bana bir iyilik yapıp beni de öldürün” der. “Akrabalarım olmadan yaşamanın faydası yok, öbür dünyada onlara kavuşmak için sabırsızlanıyorum.”

Ebubekir bu sözleri duyduğunda “akrabalarıyla Cehennemde buluşacak, orada sonsuz azap görecek” diye konuşur.

Emval-i metrukenin paylaşımı

İdamlar sona erdikten sonra Rasulallah Beni Kureyza’nın mallarını, kadınlarını ve çocuklarını müminler arasında pay eder. Beşte bir [kamu payı] çıkarıldıktan sonra geri kalandan süvarilere üçer pay, piyadelere birer pay verilir. Bu savaş esnasında Müslümanların otuzaltı atlısı vardır. Onların hakkı, bir pay ata, iki pay sürücüsüne olmak üzere üç pay olarak hesaplanır. Ganimetin beşte birinin [Muhammed’e] ayrılması kuralı ilk kez bu olayda uygulanır ve daha sonra gelenek (sünnet) olarak benimsenir.

Rasulallah köle kadın ve çocukların bir kısmını Sa’d b. Zeyd ile orta Arabistan’daki Necd’e göndererek, karşılığında at ve silah satın alır. Esir alınan kadınlardan Reyhane bt. Amr’ı kendine ayırır. Cariye edindiği bu kadın, Muhammed’in ölümünde halâ onun kölesidir. Muhammed ona kendisiyle nikâhlanmasını ve hicaba girmesini teklif ederse de Reyhane “ya Rasulallah, senin kölen kalayım, böylesi senin için de benim için de daha kolay” diyerek reddeder. İslamiyeti kabul etmeyerek Yahudi dininde ısrar eder. Bundan ötürü Muhammed onu nikâhına almaz, fakat canı sıkılır. Kimi anlatımlara göre daha sonra Reyhane Müslümanlığı kabul ederek Muhammed’i sevindirir. [Ancak bu anlatımla, Muhammed’in ölümünde Reyhane’nin halâ köle olduğu bilgisi çelişir.]

*
Bu anlatı neden Resmi Tarih’e dahil edildi? Neden unutturulmadı? Sorumuz bu.

Resmi Tarih’in işlevi meşrulaştırmaktır. Bir hikâye anlatırsın. Bu hikâye senin bugününü, varlığını, iktidarını, yasalarını, törelerini, eksiklerini, yanlışlarını haklı kılar. Vicdanındaki soruları giderir. Seni – toplumca – iyi hissettirir.

Bak mesela “Kurtuluş Savaşı” anlatısına, ve İŞLEVİ NEDİR diye sor. Yedi düvel, kağnılar, iç ve dış düşmanlar, hain padişah, damat ferit, ordular ilk hedefiniz vs… Az düşün, ne anlatıyor? BUGÜNKÜ devletinin ve iktidarının hak olduğunu anlatıyor. BUGÜNKÜ hatalarının hiç mertebesinde olduğuna seni ikna ediyor. Dün Ermeniden gaspettiğin o tarla ile dükkânı sana helal kılıyor.

Taberi Tarihinin de öyle bir şeyi olmalı bence.

Ülkeler fethetmişsin, şehirler zaptetmişsin. Bunu yaparken de epeyce kırıp dökmüşsün. Şimdi bir hikâye anlatman lazım ki, yaptığının hak ve meşru olduğuna seni inandırsın. Seni bırak, yarın çocuğun gelip “ya baba biz neden böyleyiz” diye sorarsa, verecek cevabın olsun.

*
Devam ederiz bir ara. “İslam dini dediğin şey, o Resmi Anlatının ta kendisidir” diyeceğim sırası gelince. Linç ederlerse de kendi bilecekleri şey.

Sevan Nişanyan


6. Eki 2014, 05:26
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Muhammed'in Medine ve çevresinde yaşayan Yahudi kabileleriyle irtibata geçtiği birçok yazılı kaynakta anlatılmaktadır. Bu kaynaklarda Muhammed Yahudiler için Ehl-i Kitab diye hitap ederken Müslümanlarla Yahudilerin arasında bir ittifak kurulamadığından bahsedilir.

Muhammed, Mekke'den Medine'ye göçünden sonra, aralarında Banu Kaynuka, Banu Nadir ve Banu Kureyze'de yaşayan Yahudi kabileleri de bulunan bölge halkları arasında Medine Sözleşmesi'ni yürürlüğe koydu. Bu sözleşmeye göre, Yahudiler siyasi açıdan Muhammed'i desteklediği sürece Müslümanlarla eşit haklara sahip olacaktı.[1] Daha sonra bu kabilelerle meydana gelen birtakım sorunlar sebebiyle Muhammed bu kabilelerle savaştı.

Muhammed, İsrailoğullarından iki kadına evlenmiştir: Banu Nadir'li bir tutsak olan Safiyya bint Huyayy ve Rayhana bint Zayd.[2]


Muhammed ve Medine'deki Yahudi kabileler

Muhammed Mekke'de dini yayma çabaları sırasında Hıristiyan ve Yahudileri Ehl-i Kitap olarak tanımlarken öğretilerindeki temel ilkelerin ortaklığından dolayı onları doğal müttefiki olarak gördü ve onların desteğini alacağını düşündü. Bu zamanlarda Müslümanlar Yahudiler gibi Kudüs yönüne dönüp dua ediyorlardı.[3] Mekke'de Müslümanlara karşı yapılan zulmün arttığı bir ortamda Muhammed'e aralarında büyük bir Yahudi cemaatinin de olduğu çeşitli kültürlerin bulunduğu Medine'de hakimlik yapması teklif edildi.[4]

Muhammed'in hicretinden evvel ve sonra birçok Medineli, Mekkeli göçmenlerin inançlarına geçiş yaparken Yahudilerin çoğunluğu din değiştirmeyi reddetti. Reddetmenin asıl sebebi ise Muhammed'in peygamber sıfatına inanmayışlarıydı.[3] William Montgomery Watt'a göre Yahudilikte Yahudi olmayan birinin peygamber olması kabullenilmesi kolay bir durum değildir.[5] Mark R. Cohen'e göre ise Muhammed'in demeçleri Yahudiler'e yabancı gelmiştir.[6] Muhammed, öğretilerinin kendinden evel gelen peygamberlerle aynı olduğunu söylese de Watt'a göre Yahudiler Kuran'ı kendi dini yazıtlarına kıyasla çelişkili buldular.[5]


Medine Yahudileri ve modern tarihsel araştırmalar

Genelde, Muhammed'in Medine'den benu Nadirleri sürgün ettiğini, benu Kaynukaları sürgün ettiğini, benu Kurayzaların erkeklerini idam ettirdiğini, çocuk ve kadınların da köle olarak Necd bölgesinde satıldıklarını okuyoruz. Bu konudaki genel bilgilerimiz de bununla sınırlı. Modern tarihsel araştırmalara göre ise, bu konulardaki bilgilerimiz doğru olmakla birlikte mesele bu kadar basit değil. Montgommery Watt, Muhammad at Madina adlı eserinde eski tarih kaynaklarında üçten fazla Yahudi kabilenin mevcudiyetinden söz edildiğini, bunların kimisinin muhtemelen Arab veya Yahudi-Arab karışımından oluştuklarını, Muhammedin siyasi ve nebevi kariyerinden sonra bunlarn siyasi durgunluğunun tespit edildiğini yazyor. Ayrıca, Muhammedin Medinedeki siyasi kariyeri sırasında Medinede benû Sa'lebeh adlı, Arab meşrebli bir dördüncü mühim Yahudi kabilenin mevcudiyetinin tespit edildiğini kaydediyor [7]. Rubin Uri'ye göre ise, belgedeki on üç kabileler mağazi kitaplarıyla karşılaştırılınca kesin bir tarihsel kanaat elde edilemiyor.[8] Mahomet adlı eserinde, fransız tarihçisi Maxime Rodinson büyük üç kablelerin, bölgeden tasfiye edilince belgeden silindiklerini tespit ediyor.[9] Robert Bertram Serjeant'nin Sunnah Jâmi'ah adlı Avrupa tarihçileri tarafından kaynak eser kabul edilen bilimsel tezinde çok farklı bilgilere rastlıyoruz. Örneğin Sunnah Jâmiah'da ibn Hişam ve ebu Ubayd'in eserindeki meşhur Medine Anayasası incelenmektedir. Serjeant'nin tespitine göre Medine belgesinde sözedilen on üç Yahudi kabilesi var idi, oysa Muhammed üç kabileyle sorun yaşamıştır. Araştırmasına göre muhtemelen belgedeki Yahudi kabileleri siyaseten durgun kaldılar ve sorun yaşamadılar. Belki de meşhur üç büyük kabileyle bağlantılıydılar.[10] Bu tespitlere göre belgeden sözü edilen on üç Yahudi kabilesinden onunun sorun yaşamadıklarını anlamak lazım. İbn Sa'd bölgede Muhammed'in vefat etmesinden sonra Yahudi kabilesi bulunduğunu kaydetmektedir.[11]

Yine, Muhammed Hamidullah, Diplomatik vesikalarında Benu Ureyd adlı bir kabileyle Medine'de anlaşma zikrediyor.[12] Ve ebu'l Ferec el İsfahani’nin Kitab'al agani'sinde benzer şekilde hadis mecmualarında sözü edilmeyen kabilelerin Medine'de yaşadıklarını okuyoruz.[13] Barakat Ahmad, « Muhammad and the Jews. A re-examination. » adlı eserinde 600 ila 900 insanın Medine'de katledilmesinin[14] Medine'de ciddi bir tehlike doğuracağını ve verilen rakamların Yahudi cifirine göre Muhammed'den önceki katliamlara dayandığını söylemektedir. Ve üç kabile Sürgün edildikten sonra 10 kadar Yahudi kabilenin Medine köylerinde yaşamaya devam ettiklerini, Kur'an ve farklı kaynaklara dayanarak savunmaktadır.[15] Muhammed ve Medine Yahudileriyle ilgili tarihsel araştırmalar dönemle ilgili bilimsel ve arkeolojik araştırmaların önemini bir kez daha belgelemektedir. İslam peygamberi üzerine tarihsel araştırmalar, sire'lerin bilimsel tahkiksiz güvenilir kaynak sayılmadığından, teknik olarak çok zorluklar ihtiva etmektedir. Bilindiği üzere hicazdaki gayri Müslimler Ömer al Farukun hilafeti döneminde tehcir edilmişlerdi. Böylece Yemen'de kalan Yahudi ve Hıristiyan azınlıkları hariç Arap yarım adasından Müslüman olmayanlar Kuzeye doğru göçtürülmüştlerdi. Muhtemelen İslamlaşmayan Medine Yahudileri de Hayber Yahudileriyle birlikte tehcir edilmişlerdi ki ibn İshak gibi kimi kadim tarihçiler Hayber'i Medine'ye bağlı olarak görmekteydiler.


6. Eki 2014, 05:27
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Alıntı:
Alıntı:
"Nisa 97. Kendilerine zulmetmekteler iken meleklerin canlarını aldığı kimseler var ya; melekler onlara şöyle derler: “Ne durumdaydınız? (Niçin hicret etmediniz?)” Onlar da, “Biz yeryüzünde zayıf ve güçsüz kimselerdik” derler. Melekler, “Allah’ın arzı geniş değil miydi, orada hicret etseydiniz ya!” derler. İşte bunların gidecekleri yer cehennemdir. O ne kötü varış yeridir."


Saygideger Dostlar.
Hz. Muhammed veya farkli din onderlerin, Padisahlarin, Dehak ve Nemrut vs vs gibi tarihte iyi veya kotu, dogru veya yanlis nam salmislarin nasil yasadiklarini ve neler yaptiklarini gormedigimiz icin, tarihi belge ve kaynaklardan yola cikarak, Bunlarin dogrularini alir, yanlislarini da ayni sekilde mahkum ederiz.

Yukarida ki ornek bunun en guzel ornegidir,
Kuran basli basina kendi kendisi ile celisen bir kitap oldugu icin, ayni zamanda donemin lideri tarafindan farkli yollardan bunu bu bilgileri edinerek, insanlara empoze etmeye calismis, Arap yarim adasinda ki topluluklar icinde kendisini kabul ettirmeye calismistir.

Durup durdugumuz yerde, Kaynak olmadan, tarihi gercekleri ogrenmeden bir insana ne KATIL diyebiliriz, ne CINSI SAPIK diyebiliriz nede benzeri olumsuzluklari onlara mal etmeye calisabiliriz..

Tarihler boyunca suren haksiz savaslar sonucu hunarca katledilen topluluklari, haksizliga ugruyanlari ve insanligin kabul etmedigi bir yigin olumsuzluklari tehsir etmek, bunlari insanlik adina mahkum etmek...
Her birey ve her insanin gorevidir.

Birine Katil demek kufur ve hakaret sayilmaz.... Eger birini oldurmusse elbette KATIL`dir.
Tarihte haksiz savas dedigimiz, kendi inancini baskasina empoze etmek icin, ya kabul edeceksin ya da oleceksin mantigina hizmet eden, insanlari hunarca katleden birine kahraman dememizin mumkunu varmidir?
Isgalcilere, Yagmacilara, Talancilara, Soykirimcilara ve sayamadigimiz yiginla haksizliklarin mimarlarina karsi onurlu bir sekilde direnen, direnisleri ile destanlar yaratanlara KAHRAMAN diyebiliriz.

Gunumuzde Fasist Yobaz Erdogan, Kenan Evren, Ataturk, Gecmiste Osmanli, Roma, Bizans, Islam ve benzeri insanlik dusmanlarina KAHRAMAN diyebilirmiyiz?

Insanlik Tarihi Barbarlarin, Katillerin, Zalimlerin, Cinsi Sapiklarin ve sayamiyacagimiz nice olumsuzluklarin tarihidir.
Onurlu direnenenler ise tarihe ismini yazdirmis olmalarinin tek nedeni ONURLU DIRENISLERINDEN DOLAYI, DONEMIN EGEMENLERI TARAFINDAN HUNARCA KATLEDILMELERI ILE ANILIR....

Irkciligimizi on plana cikararak, Ataturk gibi Irkci ve Milliyetciyi elestirecek ve onun gercek kimligini ortaya cikarmaktan korkuyorsak...
Hz. Muhammed gibi Cocuk tecavuzcularine, elestirmeyip mahkum edemiyorsak, yaptigimiz zaman insanlarin inancina saygisizlik ediyoruz anlayisi ile hareket ediyorsak, Dogrudan, Guzelden ve gerceklerden korkuyorsak... akabinde kendimizi demokrat, aydin, ilerici ve devrimci gormeye calisiyorsak!!! kendimizi gormek istedigimiz gibi gordugumuzdendir.

Demirci Kawa, Pir Sultanlar, Hallac-i Mansurlar, Nesimiler, Seyit Rizalar, Shey Bedrettinler, Spartacusler, Denizler, Mahirler Ibrahimler ve tarihe isimlerini kanla yazmis olanlarin isimlerini anmak basli basina insanlik gorevidir. Saydiklarimizi ve sayamadiklarimizi birer insanlik onderleri gormemek, akabinde onlarin actigi cigirdan yurumemek.. Hem kendimize, hem insanliga, hemde onlara ihanet etmektir......

Insanlar inaniyor veya tapiyor diye, 50 yasinin uzerinde olan birinin, 9, 10, 11, 12 yaslarindaki cocuklara tecavuz ediyorsa, birden fazla bayanla evlenip, sira ile veya kura atarak tecavuz ediyorsa!!!! insanlik ta bunu mutabik gorup hala boylesi insanlik dusmanlari kendisine Peygamber ve lider goruyorsa!!!!! insanlik dusmanlarina INSANDIR dememizin mumkunu yoktur, insan kiligina girmis, birer insanlik dusmanlaridir

Hallac-i Mansur hayatta kalmak ve yasamak icin ENEL-HAQ demekten vaz gecebilirdi.

Spartacus, Kolelerin ozgurlugune kavusmasi icin onderlik yapmamis olabilirdi.
Seyit Riza Dersim Direnisine Onderlik Yapmiyabilirdi, Dar agacina gittigi zaman celladini itmeyip, onurluca iskemleyi ayaklari ile tekmeliyebilirdi.

Nesimi derisini yuzdurmiyebilirdi,

Bedrettin kendisini astirmiyabilirdi,

Pir Sultan Osmanli ve onun itlerine boyun egebilirdi,

Deniz Gezmis Dar Agacinda Yasasin Halklarin Kardesligi demiyebilirdi.

Mahir Cayan ve Yoldaslari Kizildere de direnmiyebilirdi.

Ibrahim Kaypakkaya Iskencede direnmiyebilirdi, vucudunu parcalanmasini engelliyebilirdi.......

Sonuc olarak herturden olumsuzluklara ve yanlislara karsi kararli bir sekilde mucadele vermek ve onurlu olmanin yolu insan olmaktan gecer... Insanliktan daha degerli bir sey olmadigina gore, Insanligin kurtulusu icin mucadele veriyorsak... Insanlik dusmanlari kim olursa olsun, Hallac-i Mansur gibi, Kirbaclansak, etlerimiz dilim dilim edilsede, dogranip yakilsakta, kullerimiz nehire atilsada..... Onurlu durusumuzdan odun vermek, insanlik dusmanlarina hizmet etmek demektir.......

Saygi ve Insani Sevgilerimle


6. Eki 2014, 05:33
Mesaj Re: Islam Dini, Savasla Gelen Tek Dindir.
Alıntı:
Alıntı:
1.5 milyar müslümanın içinde, sadece bir kaç müslümana bakılarak yapılmış olan tespittir. türkiye'de,
hüseyin üzmez ve onun gibiler din yobazıdır doğru.
ama tututpta bunu tüm islam alemi için söyleyemezsiniz. benim çevremde namaz kılıpta, küçük kıza tecavüz eden ya da horgörü ile insanlara yaklaşan hiç kimse yoktur.


Namaz kilipta, Islami hortlatan KUCUK YASTAKI COCUKLARA TECAVUZ EDEN, Belge ve kaynaklarla UCKUR DUSKUNU VE CINSI SAPIK HZ. Muhammed`in Kendisidir.

Huseyin Uzmez ve yiginla Islam yobazlarinin savunduklari, Peygamber salla salla selam Efendimiz, Basta Aise ve Savaslarda esir aldigi kucuk kizlara TECAVUZ ETMISTIR....
Sonuc olarak bizde Cinsi Sapik Peygamber Efendimizin Yolundan Gidiyoruz..... Burada Yanlis Olan Nedir!!!!!!

Alıntı:
Alıntı:
“Bakıyorum da, senin Efendi Tanrın , yalnızca senin şeyinin keyfini (hevanı) yerine getirmek için koşuyor.” Aise.


Oyle Ya, Efendi Tanrisi Olmasaydi, Sen 6 Yasinda iken, Ahlaksizca ve Onursuzca sana yonelik sapik dusunceleri olabilirmiydi?
9 yasina geldiginde sana tecavuz edebilirmiydi?

Islam inanci ve iddalarina gore cikan sonuc... Rab (Tanri) Hz. Muhammed`in Pezevenkligini yapmis....
Bizim bildigimiz gerceklere gelince.. Rab, Allah veya Tanri gibi hayali varlik yoktur... Gercek Tanri Insanin Kendisidir, Yani Insani Yaratan Insanin Kendisidir.

Dolayisiyla Hz. Muhammed`in uydurdugu Allah ve Hira Magarasina Kapatigi Donemin Bilginlerinden Aldigi bilgilerle sozum ona Allah tarafindan gonderilen Vahi ve Ayetler olarak kabul ettirdi.....

Sonuc olarak Allah, Rab, Tanri nin emirleri olarak ima ettigi vahileri Kendi Cinsi Sapikligini Yurutmek ve Kucuk Yastaki Cocuklara Tecavuz Etmek Icin Ahlaksizca boylesi yalanlara basvurmustur....

Islam Denen Insanlik Dusmani Vahsi Din`i Baris, Hosgoru vs vs Dinidir Iddalari!!!!! Bu vahsi ve suc makinasi Yobaz Din`i aklama ve temize cikarma cabalaridir.. Cinsi Sapik Hz. Muhammed`i aklama cabalaridir.....

Huseyin Uzmez ve onun gibi yiginla Cocuk Tecavuzculeri..... Hz. Muhammed`in Gelenegini Surdurenlerdir...........

Baskoylu.

Saygi ve Insani Sevgilerimle.


6. Eki 2014, 05:36
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 8 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker