Zaman: 14. Ara 2018, 08:24

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
FollowersFollowers: 0
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 502

 Silahima Iyi Bakin 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 672
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Silahima Iyi Bakin
Catisma sürüyordu. Nurhan vücudunda iki yara almisti. Artik geri cekilebilecek durumda degildi. Diger yoldaslarinin cekilebilmesi icin kisa bir sure daha catismaya devam etti. Artik biraz sonra olumsuzler kervanimiza katilacakti. Iste o anda elindeki silahi yanindaki yoldasina verdi. Silahinin dusmanin eline gecmesini istemiyordu.

"Silahima iyi bak, yoldaslarima ve halkima selam soyle. Ben sehitlerimizin yanina gidiyorum..." son sozleri bunlardi.

Ölumu goguslemekteki kararliligi, sogukkanliligi olaganustudur. Ama son davranisindaki ve sozlerindeki bir ayrinti da en az bunun kadar olaganustudur. Silahinin dusmanin eline gecmesini istemez. Sehit olmasindan hemen once son dusundugu seylerden biri bu olur. O anda bunu dusunur ve yalniz silahini yanindaki yoldasina teslim etmekle de yetinmez, "silahima iyi bak" diye de tembih eder.

"Iyi bakilacak" olan o silah, harekettir. O silah, savasin kendisidir. O silah emektir. O silah, hareketin ve halkin sahip oldugu bir degerdir, bir olanaktir.

Ayrintinin olaganustulugu buradadir. Halkin ve hareketin olanaklarini titizlikle korumanin, kucuk ama gorkemli bir ornegidir.

Nurhan sehit duserken son aninda bunu dusunuyor. Ve sehit yoldaslarimizi yasatmakla, yerlerini doldurmakla ve onlari asmakla yukumlu olan biz, kendimize sormaliyiz; Gunluk yasamin olagan akisi icinde hareketin olanaklarini, halkimizin bize sundugu olanaklari ne kadar koruyoruz? Onlara ne kadar "iyi bakiyoruz?"

Bir savascinin silahi ya da bir dernekteki, bir burodaki, ornegin bir fotokopi makinesi ya da ornegin dupeduz bir masa harekete ait herhangi bir arac... hepsini soyle bir gozden gecirelim, ne kadar bakimli kullaniyoruz? Bu soruya verecegimiz cevap, hic kusku duyulmasin ki, sehitlerimizi yasatma ve asma gorevimizi ne kadar yerine getirdigimizin de en azindan bir bolumuyle cevabidir.

"Aydemir deyince akla ilk gelen, ondaki sahiplenme bilincidir. Hareketin malini oylesine itina ve dikkatle kullanirdi ki... Bundan dolayi yoldasimizin uzerindekiler, ayakkabisindan kepine kadar evladiyelik turunden ozellikteydi. Yirtildi ya da eskidi diye bir malzemeyi kesinlikle atmaz, ondan en fazla yararlanmanin bir yolunu arar bulurdu."

Aydemir ve Nurhan birlikte catisti, birlikte sehit dustuler. "Hareketin malini, olanaklarini sahiplenme" tavrinin en guzel orneklerinden biri olma gibi bir baska ortak yanlari daha vardi.

Bu yan gercekte gorundugunden cok daha fazla bir oneme ve devrimcilesmede, kitleleri orgutlemede de sanildigindan fazla bir role sahiptir. Herhangi bir kitle iliskisinden "gecici olarak" bir sey aldik. Ve geri goturmedik ya da kirilmis, bozulmus, dokulmus bir halde goturup geri verdik. Boyle bir ornegin ne kadar sik ya da seyrek olmasinin da fazla bir onemi yok. Eger boyle yapmissaniz agzinizla kus da tutsaniz, siz artik o kitle iliskisinin gozunde bitmissiniz. Ona ne devrimciligi, ne de sosyalizmi, emege deger vermeyi anlatamazsiniz. Anlatsaniz da inandirici olamazsiniz.

Sorunun bir boyutu budur. Bir diger boyutunu ise soyle gozonune serebiliriz. Bir dusunelim; bunca olanak, bunca malzeme nasil yaratiliyor, nasil aliniyor? O olanaklarin yaratilmasinin her kurusunda yoldaslarimizin kani, tutsakliklari, halkimizin mutevazi bagis ve aidatlarindaki alinteri var. Kullandigimiz malzemelere karsi hoyratligimiz esasta iste bu kana ve alinterine saygisizliktir.

Evet yoldaslar, Nurhan'in silahina iyi bakin. Nurhan'in silahi kullandigimiz herseydir. Bu, bir yoldasimizin son vasiyetidir. Bu, bir yoldasimizin sehit duserken bize verdigi en buyuk derstir... Yirtik ayakkabisini bile atmaya kiyamayan, onu bir bicimde kullanan Aydemir'in yoldaslari, isterse dagda degil de kentte olsunlar; herhangi bir seyin (ornegin giysi, ya da ihtiyac olan bir baska seyin) 2-3 tanesiyle idare edebileceklerse 5-6 tanesine sahip olmak istemez. Boyle bir kulturun temsilcisi olamazlar.

Iyi bakmaliyiz Nurhan'in silahina. Aydemir'in "evladiyelik" ayakkabisinin ve kepinin anlamini kavramaliyiz. cunku bu bize halklasmayi, emege saygiyi, emekle butunlesmeyi, devrimcilesmeyi ve sosyalizmi anlatiyor. Bu anlami kavramayan, bu yaklasimi hayata geciremeyenler gercek bir sosyalist olamazlar. Ve sosyalizmi kurup yasatamazlar.


3-4 Eylul 1994


Aydemir Sahin

Nurhan Azak

Asuman Koc

Hulya Ates

Orhan Korkut



Devrimci Sol gerillalarinin catisarak sehit dustugu Arasor Deresi mevkiindeki Ulukale koyu; devletin ihbarcilastirma politikasini yogun olarak uyguladigi yerlerden biriydi. Aydemir Sahin ve yoldaslarinin sehit dustugu bu catismadan once de ayni mevkiide Devrimci Sol gerillalari yine catismaya girmis ve Nazim Karaca, Mursel Goleli, Feride Karaca'yi sehit vermisti. Ayni yorede kisa aralikla ikinci catismanin olmasi tesadufi degildi.

Ulukale koyu, gerici ve fasistlerin de bulundugu bilinen sunni bir koydu. Bolgede gerilla faaliyeti yuruten diger devrimci ve yurtsever guclerin ugramadigi Ulukale ve cevresindeki koylere ilk olarak Devrimci Sol gerillalari gitmeye basladi. Bu calisma, devrimcilerin yoksul, Sunni koylulerinden de destek bulabilecegini ortaya koymustu. Amac, bu koyleri devletin ve fasistlerin denetimine birakmamakti.

19 Mart'taki katliamdan sonra Ulukale koyu'ndeki ihbarcilar uyarilmis, muhbirlikten vazgecmeleri yoksa hesap sorulacagi bildirilmisti. Buna ragmen Ulukale koyu'ndeki ihbarcilar bolge komutanliginin uyarisini dinlemeyip; hem ihbarciliga devam etmis, hem de ustelik devletten silah almak icin talepte bulunmuslardi.

3-4 Eylul catismasindan sonra hesap sormak artik kacinilmazdi. Devrimci Sol Savascilari 19 Eylul'de saat 17.00 siralarinda koyu kusatarak, butun koy halki, koy meydaninda toplayip, ihbarcilari isim isim teslim olmaya cagirdilar. Suclarini bilen hainler, saklandiklari yerlerden Devrimci Sol gerillalarina ates actilar. Bunun uzerine gerillalar ihbarcilari bulunduklari yerlerden cikartarak, 7 ihbarciyi orada olumle cezalandirdilar. Ulukale Koyu'ndeki ihbarci sebeke artik bir daha ihbarcilikta bulunamayacakti.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


29. Ağu 2013, 04:50
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker