Zaman: 12. Ara 2018, 07:19

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
FollowersFollowers: 1
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 3080

 Halkın Avukatlığında 25 Yıl 
YazarMesaj
Mesaj Halkın Avukatlığında 25 Yıl
Halkın Avukatlığında 25 Yıl

Halkın Avukatlığı Ne Mahkeme Salonlarına Ne Açıkhava Sahnesine Sığıyor!

Halkın avukatları bürolarının kuruluşunun 25. yılını 29 Haziran akşamı Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde verilen Grup Yorum konseriyle kutladı. 1994 yılında katledilen Halkın Hukuk Bürosu avukatı Fuat Erdoğan anısına yapılan konserde avukatlar da kızıl fularlarıyla Çav Bella şarkısını söyledi.

12 Eylül sürecinde tutsaklarla beraber verilen hukuk mücadelesiyle yetkinleşen genç avukatların 1989 yılında kurduğu Halkın Hukuk Bürosu 25. yılını kutladı. 18 Ocak 2013’te yapılan polis baskınında komployla tutuklanıp 1 yılın ardından tahliye olan büronun emekçi avukatları, bu süreçte halkın avukatlığını yapmaya karar veren “stajyerleriyle” omuz omuza çıktı sahneye. Devrimci Sol Ana dava’dan başlayarak Dev-Gençlilerle, işçilerle, işkencede katledilen, kaybedilen devrimcilerle, 122’lerle, Grup Yorum’la ve Soma İşçileriyle, Haziran şehitleriyle halkın avukatlığı geleneğinin nasıl yaratıldığı adım adım anlatıldı konserde.

Resimleri Görmek İçin Resme Tıklayın...

Harbiye Sahnesi saatler öncesinden görevlilerin ve sanatçıların çalışmalarıyla hareketlenmeye başladı. İnsanlar saatler öncesinden konser alanına gelerek bilet kuyruğu oluşturmaya başlamış, içerideyse stantlar hazırlanıyordu. Konser saati yaklaştıkça bilet ve kapı kuyruğu da uzamaya başladı. Saat 20.00’da kapılar açıldı, TAYAD’lı şehit aileleri için en önde yer ayrıldı, beyaz tülbentleri ve kızıl bantlarıyla mücadeleye omuz veren analar onur konuğu olarak izlediler konseri... Haziran ayaklanmasında şehit düşen Umudun Çocuğu Berkin Elvan’ın ailesi, yozlaşmaya karşı bir bayrak olan Hasan Ferit Gedik’in ailesi ve Soma’dan gelen maden işçileri de konserin onur konukları olarak en önde izlediler bu konseri.

Konser boyunca Dev-Gençliler toplu sloganlarla kitlenin içinde bulunduğu duyguları binlerin dilinde söze, öfkeye ve hesap sormaya dönüştürdü. Konser alanı dolarken de işçiler sloganlarla alana girdiler. Hem meşru, hem de hukuk mücadelesinde omuz omuza oldukları halkın avukatlarının yanında yer aldılar.

Işıklar kapanıp program başladığında önce hazırlanan sinevizyonla halkın hukuk mücadelesi adım adım beyaz perdeye yansıtıldı. Sahnenin yanında yer alan iki ekrandan insanlar nefesini tutarak izledi 25 yıllık tarihi. Sinevizyon Dursun Karataş’ın Devrimci Sol Anadava’dan görüntü ve ses kaydıyla başladığında bütün alan “Önder Yoldaş Dursun Karataş” sloganlarıyla çınladı. Binlerce insan önderliğe, bu slogana kulak verdi, içinde yankılanan bir ses daha oldu... Sonra Fuat Erdoğan’ı izledi binler, onun katledildiği yerden görüntülerle öfkesi bilendi 25 yıllık mücadeledeki yoldaşlarının... Ölüm oruçları, 122 canla omuz omuza ölüme karşı verilen mücadele ve Behiç Aşçı... Devrimcilerin gün gün ölüme yürümesi karşısında kimsenin konuşmadığı, adaletin olmadığı yerde direnmeyi, ölümle karşı karşıya açlığı seçti katledilen yoldaşları için... O müdafilerini mahkeme salonlarıyla, hapishanelerin avukat görüş bölümleriyle sınırlamadı. Yaşamının, devrimciliğinin bir parçası olarak gördüğü özgür tutsaklar için tıpkı onlar gibi açlığını kuşanarak ölüm orucuna başladı ve zaferi de 122 canımızla, Behiç Aşçı’nın tüm statükoları yıkan direnişiyle kazandık...

Bu mücadele, yer ve mekân tanımadan hem vekillerle hem müvekkillerle büyüyor çoğalıyor, bir eylem olmaktan çıkarak bir gelenek, değerler bütünü haline geliyor. Halkın avukatları gün geliyor DTCF işgallerinde, parasız eğitim eylemlerinde Dev-Gençlilerin yanında oluyor, gün geliyor yerin metrelerce altında ölüme mahkum edilen maden işçilerini savunduğu için gözaltına alınıyor, işkence görüyor. Ama yılgınlığa ve tereddüte düşmeden hep çoğalarak, yaşatarak, direnerek nice 25. yıllara koşuyor...

Alkışlar ve sloganlarla izlenen sinevizyonun ardından Halkın Hukuk Bürosu adına avukat Barkın Timtik sahneye çıkarak 25. yılında yanlarında olan halkı selamladı. Bürolarının kuruluşunu “Tutsaklara güneşi bile yasak ettikleri günlerdi, tutsaklar bir yudum güneş için dahi işkence görüyor, saldırıya uğruyor, DİRENİYORLARDI...” sözleriyle aktardı ve “Gösterilmek istenen; bozuk düzenin örtüsü hukukun bile halk için kullanılabileceğiydi...

Halkın Hukuk Bürosu çokbilmiş, halktan uzaklaşmış, kendini ayrıcalıklı gören avukatlık anlayışına bir seçenek olarak kurulmuştur.

Hukukun, egemenin iradesi olduğunu hiç ihmal etmemiştir. Fakat hukukun halkın bedelini ödeyerek kazandığı hak ve özgürlükler yanı olduğunu da hiçbir zaman gözden kaçırmamıştır.

Halkın Hukuk Bürosu, hak ve özgürlükleri koruma ve geliştirme mücadelesini yalnız mahkemelerle sınırlamamış; alanlarda, meydanlarda, kondularda, fabrikalarda, yani hakkın tam da kazanıldığı yerlerde gelişebileceği bilincini hep akılda tutmuştur.” diye devam etti. Timtik sözlerinde “tarafsız aydın” tavrına işkenceyle yakılarak katledilen Guetamalalı şair Otto Rene Castillo’nun şiiriyle yanıt verdi,

“Tarafsız aydınları

güzel yurdumun,

cevap veremeyeceksiniz.

Yiyip bitirecek sizi

bir sessizlik kuzgunu.

Yüreğinizi kemirecek

zavallılığınız.

Susup kalacaksınız

kendi utancınızla.” HHB tarafsızlık bataklığına düşmeden, onun arkasına sığınmadan katledilmek pahasına o basit, o güzel insanlarıyla omuz omuza oldu 25 yıl boyunca ve Timtik de sözlerini “Halkın Hukuk Bürosu, yoksulların yanında taraf olduğu için alnı açık başı diktir. Halkına vereceği cevap, adalet mücadelesinde şehit olan Fuat Erdoğan’dır. Hak ararken ölüme yatan Behiç AŞCI’dır. İşkencelerdir, tutsaklıklardır, sürgünlerdir…” şeklinde sürdürdü. Konuşmasını; “Bugün 25. yılımızı bu kadar kitlesel, coşkulu ve umutlu kutluyorsak bu hukukun değil, gönüllü birlikteliklerin egemen olacağı günlere olan inancımızdandır.

Sınıfsız, sömürüsüz, sınırsız bir dünyayı hep beraber kuracağımız inancı var olduğu için devrimci hak ve özgürlük mevziimizin 25. yılı kutludur.

Devrimci avukatı devrimci avukat yapan, ona değer ve anlam kazandıran müvekkilleri. Devrimciler ve halklarımız… Sizler… Bizi var eden, besleyen, büyüten halkımız… Bugün yine çoğala çoğala tutuştu ellerimiz.

‘Ne kadar çok elimiz oldu, baksana,

Tutuşa tutuşa

Bir orman yangını gibi’

Bu elleri hiç bırakmayacağız. Çünkü ‘…yolların en çıkmazıdır bizsiz gidilen yol…’

Hiç bırakmayacağız tutuştuğumuz bu elleri ve bu eller dünyayı saracak.

Hadi şimdi kurtuluş düşümüzün ezgisini salalım evrene hep beraber,

Hoş geldiniz Safalar getirdiniz…” Selamlamasıyla sonlandırarak sözü devrimci sanatçılara, Grup Yorum’a bıraktı.

Grup Yorum ilk olarak Güleycan’la, 12 Eylül zindanlarındaki direnişin şarkısıyla başladı konserine ve hemen ardından Uğurlama’yı söyledi...

Ardından konser 17’sinde, 14’ünde direnen, barikat barikat çatışan gençler için söyledikleri Büyü şarkısıyla devam etti. Bu şarkının ardından sahneye “Berkin Elvan Ölümsüzdür” sloganlarıyla Av. Engin Gökoğlu çıktı ve “Dostlar, Yoldaşlar, hepinizi Haziran ayının sıcaklığıyla selamlıyoruz” dedi ve Haziran ayında halkın ekmek adalet ve özgürlük talebiyle şaha kalktığını, en direngenlerin Haziran Ayaklanması’nda şehit düştüğünü söyledi. Hasan Ferit Gedik’in de yozlaşmaya karşı bayrağımız olduğunu söyleyen Gökoğlu 14 Ağustos’ta Kartal Adliyesi’nde görülecek mahkeme için herkese çağrı yaptı. Ardından 269 gün boyunca küçücük bedeniyle faşizme karşı direnen Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan’ı sahneye davet etti. Sami Elvan sahneye çıkarken konseri izleyenlerin tamamı ayağa kalkarak “15’inde bir Fidan Berkin Elvan” ve “Berkin Elvan Ölümsüzdür” sloganını attılar. Berkin’in babası da “Halkın Hukuk Bürosu avukatlarıyla Haziran Direnişi’yle tanıştık, ailemiz oldular, bizi hiç yalnız bırakmadılar. Faşizmin saldırılarına karşı savunma yapan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarına teşekkür ediyorum” dedi. Grup Yorum Berkin için yazılan şarkıyı milyonların hüznü ve hesap sorma kararlılığıyla söyledi, herkes tek yürek olarak Berkin’i andı bu şarkıyla. Cihan Keşkek söz alarak “Gezi’de bizi teker teker öldürdüler, Soma’da yarattıkları katliamla bizi yüzer yüzer öldürdüler. Üzerimize maden ocağının kapılarını kapattılar, ölülerimizi sahiplenirken, bakanı başbakanı bütün memurlarıyla saldırdılar. Soma’da ambulansı kirletmeye kıyamayan, o saflıkta olan insanların yüreklerini bir yanıyla da korkuyla, sindirmeyle bastırmaya çalıştılar. Biz korkuyu değil umudu büyüteceğiz. Korkuyu değil cesareti büyüteceğiz” dedi. 40 Somalı işçinin konuk olarak geldiği konserde işçilerden biri sahneye çıkarak “Bu cinayette, katliamda bize destek olan bizim için işkence gören halkın avukatlarına teşekkür ediyoruz.” dedi. Ardından da Yorum Soma için yazdıkları şarkıyı söyledi.

Konsere konuk sanatçı olarak katılan Hüseyin Turan da sahnede Topal eşek ve Kirvem türkülerini söyledi.

İnan Altın binlerle beraber yeni albümde yer alan Lanet şarkısını söyledi. Sonrasında Devrimci İşçi Hareketi adına Metin Yeğin sahneye çıkarak DİH’in yeni projelerini anlattı. “Paramız yok ama yoksul değiliz” diyen Yeğin yeni anneler için Takas projesiyle kapitalizmin tüketim açlığına karşı durulacağını söyledi. Ardında Yorum direnen işçiler için yazdıkları Grev Çağrısını söyledi. Coşkulu halayların ardından Selma Altın söz alarak Amerika’nın üç devrimcinin başına ödül koyduğunu ve Amerika’nın zulmüne karşı tüm dünya halklarıyla meydan okuduklarını belirtti, Amerika katil şarkısı söylendi. Ardından Yorum üyeleri Kızıl fularlarla yüzlerini kapatarak Zafer Yakında’yı söylediler.

“Biz Devrimcilerin Avukatıyız, Ama Yetmez”

Biz Devrimci Avukatlarız!

15 dakikalık aradan sonra tüm coşkusuyla konser devam etti. İkinci bölümde Av. Selçuk Kozaağaçlı söz alarak “Biz devrimcilerin avukatıyız, ama yetmez! Biz ayaklanmanın avukatı değil parçasıyız aynı zamanda.” dedi ve halkın avukatı olmak isteyen herkesi “çayımız demli, yataklarımız serili, herkesi büromuza bekliyoruz” sözleriyle çağırdı... Söz tekrar Grup Yorumdaydı. Grup Yorum Haziran’da Nazım Hikmet’i de anmadan geçmedi. Haziran’da Ölmek Zor şarkısının ardından Nejat Yavaşoğulları’yla beraber Eylül şarkısı söylendi.

TAYAD’ın kurucu üyeleri çıktı sahneye, Önder Yoldaş Dursun Karataş sloganlarıyla beraber Dayı’nın abisi Reşat Karataş Halkın Hukuk Bürosu’na teşekkür etti. Mustafa Bektaş’ın ve tüm devrimcilerin anası Kezban Ana da ak tülbentiyle çıktı binlerin karşısına. Adım adım Ankara’ya giden TAYAD’lıları selamladı önce ve teşekkür etti, 25 yıldır oğullarının kızlarının, işkencede katledilmesine, kaybedilmesine karşı, tecrite karşı kendilerine güç veren, güven veren halkın avukatlarına. Grup Yorum da anaları, emekçi babaları Kayıpların Ardından şarkısıyla uğurladı.

Avukatlar için de mücadelenin bir yanında dışarıdakiler, diğer yanında ise tutsaklar vardır... TAYAD’lıların ardından özgür tutsakların selamları ulaştı birer birer. Özgür tutsaklar adına Ümit İlter’in selamı bir bahar rüzgarı gibi geldi önce “Özgür tutsaklar olarak bu 25 yıllık mücadelenin tanığıyız” dedi ve Fuat Erdoğan’ı ve Behiç Aşçı’yı andı, Yaşasın halkın adaleti sözleriyle noktaladı özgür tutsakların mesajını. Almanya’da tutsak Şadi Özpolat ile avukat Ahmet Düzgün Yüksel’in özgür tutsaklar adına yolladıkları selam iletildi. Bu mesajın üzerine Grup Yorum Sevdanıza Ant Olsun şarkısıyla 122’leri selamlarken şarkının bitiminde Dev-Gençliler “Yaşasın Ölüm Orucu Direnişimiz” sloganıyla ölüm orucu şehitlerini andı. Ardından Güler Zere için “Halkın Elleriyle” verilen mücadele ve 2 Temmuz’da yakılan 37 canımız anıldı konserde.

Şarkıların ardından Acıpayam doğumlu Fuat Erdoğan’ın toprağı çapalayan ellerinin nasıl kalem tutup onu halkın avukatı yaptığını Ebru Timtik anlattı. Onu katleden Şefik Kul’u asla unutmadıklarını ve asla affetmeyeceklerini vurguladı. Ardından Hasan Hüseyin Korkmazgil’in “Sen Ne Zaman Büyüdün” şiirini paylaştı. Grup Yorum da Acıpayam doğumlu Fuat Erdoğan için “Efem” türküsünü söyledi ve avukatlardan da zeybek oynayanlar oldu. Konserin son konuğu ise dengbej Taj Kurdistani ve Hüseyin Ömeri oldu. Kürtçe türküler ve tef solosuyla Yorumcular da dahil herkes halay çekti onlar türkü söylerken.

Artık konserin sonlarına yaklaşırken Halkın Hukuk Bürosu’nun en genç avukatı Didem Baydar son konuşmayı yaptı. Konuşmasında 18 Ocak 2013’te yapılan baskına değinen Baydar baskıların halkın avukatlarını sindiremeyeceğini ve kendisi gibi tam da bu süreçte staja başlarken halkın avukatlığına karar verdiklerini, bu onur ve gururla paylarına düşen bedeli ödemeye hazır olduklarını söyledi.

Ve sıra konserin son şarkısındaydı... Halkın avukatları yüzlerini kızıl fularla kapatarak topluca sahneye çıktılar. Berkin’in sapanlı ve kızıl fularlı fotoğrafı önünde Grup Yorum’la ve izlemeye gelenlerle beraber Çav Bella şarkısını söyledi halkın avukatları


3. Tem 2014, 20:22
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker