Zaman: 15. Eki 2018, 15:23

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 
FollowersFollowers: 0
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 592

 Kitaplarimiz 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Kitaplarimiz
Ezenle ezilen arasındaki savaş yayın cephesinde ve özel olarak da kitaplar üzerinde de bütün şiddetiyle sürer. Kitap onyılların, yüzyılların mirasından süzülüp gelerek billurlaşan birikimin somutlaşması, kalıcılaştırılıp tarihe maledilmesidir.

Bizim kitaplarımız da bir birikimin ürünüdür. Anadolu halklarının zalimlere karşı yüzyıllardır verdikleri mücadelenin üzerinde şekillenen 40 yıllık bir birikimin, 40 yıllık bir tarihin ürünüdür. Oligarşiye karşı 40 yıllık dişe diş, kana kan süren bir mücadelenin belgeleridir. Kitaplarımız, en zor koşullarda dahi düşmana baş eğmemenin, ölen ama yenilmeyen olmanın; tek başına kaldığında bile savaşı sürdürmenin, halkların kurtuluş umudunu haykırmanın; ölümü gülerek kucaklamanın; direniş destanlarının üzerine şekillenen bir tarihin ürünüdür. Kitaplarımız, ideolojik mücadelede doğru tespitler üzerine şekillenmiş, dağda, şehirde, kırda, hapiste, yaşamın her alanında kanla yazılmış bir tarihin ürünüdür.

Bu yanıyla yayınlarımızın halka iletilmesi çok daha büyük bir önem taşır. Oligarşinin halkı, gençliği tarihinden uzaklaştırmak istemesine karşı halkların mücadele tarihini en geniş kesimlere ulaştırmak istiyorsak, yeni bir kültür inşa etmek istiyorsak, her alanda her türlü malzemeyle bunu gerçekleştirmeliyiz.

Yaşadığımız dünyayı, ülkemizi, mücadelemizi, hareketimizin tarihini okuyup öğrenmek, hayatın ve savaşın gerçeklerini görmek, büyük bir güçtür. öyleyse bu gücü büyütmek için daha fazla okuyalım, öğrenelim... Bilginin gücüyle donanmış olarak savaşalım...

*

Tarihimizin hemen her dönemi belgelidir. Gerek ideolojik, teorik boyutuyla, gerekse de pratik boyutuyla bu tarihin yazımı büyük ölçüde yapılmıştır. Bu dönemlerin, teorik metinlerin, eylem süreçlerinin her biri onca baskıya, yasaklara rağmen kitap haline getirilmiş ve gelecek kuşaklara da miras olarak bırakılmıştır.

“Belki de hiçbir devrimde görülmeyen, hiçbir teorik kalıba sığmayan özgünlüklere sahip” bir tarihi, geleceğe aktaran köprülerdir onlar. Kuşkusuz her insanımızın bu köprüden geçmesi, bedellerle yaratılan bir tarihin yine bedeller pahasına yaratılan belgelerini okuması, okutması önemlidir.

Elbette bunlar yalnızca “tarihe belge bırakmak” gibi bir amaçla yazılmadı. Ondan daha öncelikli ve asıl olan, tarihimizin öğreticiliğinin somut bir eğitime dönüşebilmesi için gerekli araçları ortaya koymaktır. Kitaplarımız tarih bilincimizdir. İdeolojimizin, tahlillerimizin, politikalarımızın anlatımıdır. Şehitlerimizin kahramanlıklarının, geleneklerimizin bilinçlere kazınmasıdır.

Bütün bu nedenlerle, “Okuyalım Okutalım” bölümümüzde, dünden bugüne yayınladığımız kitapların toplu bir tanıtımını yapmakta yarar gördük. Bunlar, hangi düzeyde, nerede olursa olsun tüm Cephelilerin okuması, en azından bir kısmını elinin altında bulundurması gereken kitaplardır.

Çıkardığımız yayınlar bir bütün olarak da Cephe’nin gücünün anlatımıdır. Bu yayınlarda söylenen her sözün kanıtlandığını, 40 yıllık istikrarı ve kesintisizliği görmek mümkündür.

BÜTÜN YAZILAR

Mahir Çayan’ın yazılarının toplamından oluşan bu kitap, Cephe’nin ideolojik, stratejik çizgisini anlatan temel teorik metinlerden biridir. 1974’lerde genç THKP-C savunucularının yaptıkları ilk işlerden biri Mahir’in yazılarını çoğaltarak dağıtmak olmuştur. O zaman teksirle basılan bu yazılar “Kesintisizler” adıyla derlenmişti. “Kesintisizler”, Mahir’in görüşlerinin en derli toplu ifade edildiği ve artık Türkiye devriminin yolunun netlik kazandığı “Kesintisiz Devrim I-II. III” başlıklı yazılarından hareketle konulan bir isimdir. Daha sonra Mahir’in çeşitli dergilerde yayınlanmış yazılarının da eklenmesiyle kitap haline getirildiğinde “Bütün Yazılar” adı tercih edilmiştir. Bütün Yazılar’ın çeşitli yayınevleri tarafından yayınlanmış nüshaları vardır. Devrimci Sol Yayınları, Evren Yayınları, Atılım Yayınları tarafından çıkarılmıştır.

Bütün Yazılar’da Mahir’in belirttiğimiz başlıktaki yazıları dışında, asıl olarak devrimin yolunun netleştirilmesi sürecinde oportünizmle, revizyonizmle yürüttüğü ideolojik mücadele çerçevesinde yazılmış çok sayıda yazısı vardır. Parti-Cephe’nin bültenleri, parti içinde ortaya çıkan sağ sapma üzerine mektuplaşmalara da yer verilmiştir.

DAVA DOSYASI I

“1978’den bu yana her biri çeşitli tarihlerde yayınlanan bu metinleri erişilmesi kolay tarihsel bir belge haline getirmenin en uygun yolu bunları bir kitaba dönüştürmekti. Biz de bunu yaptık. Yazılanları, söylenenleri tarihe kaydetmenin önemi tartışılmaz ve tarih genç kuşaklarca bilinmeli. Çünkü o hem dünümüz hem bugünümüzle bizlere aittir.” (Dava Dosyası I.)

Haziran Yayınevi tarafından yayınlanan bu kitap, Devrimci Sol’un siyasi arenaya çıkış tarihi olan 1978 yılından 1983 yılına kadar yayınladığı kitap ve broşürlerin bir araya toparlandığı temel bir kaynak niteliğindedir. Parti-Cephe’yi yeniden inşa hedefiyle bir partileşme süreci yaşayan Devrimci Sol’un bu sürece ilişkin değerlendirmelerinden, devrimin yoluna, örgütlenme anlayışına, görevlerine, kadrolaşma anlayışından, milli meseleye bakışına, cuntaya ilişkin değerlendirmelerine, 1983 seçimlerine kadar ideolojik politik hattın ortaya konulduğu bir kitaptır.

Kitapta ilk olarak “Devrimci Yol Hareketinde Tasfiyecilik ve Devrimci Çizgi” başlıklı broşür yeralmaktadır. Devrimci Yol’dan ayrılığın gerekçelerinin anlatıldığı bu broşür, tarihi bir misyona sahip olmuştur. Devrimci hareketin görüşlerinin Devrimci Sol imzasıyla ortaya konulduğu ilk belgedir.

Dava Dosyası’nda tasfiyecilik broşürünün ardından yine Devrimci Sol tarafından 1979’de yayınlanan “Kürdistan ve Türkiye’de Kürt Sorunu” başlıklı kitap yeralmaktadır. Bunu da “THKP-C ve İki Sapma” broşürü izliyor. Bu broşürle devrimci hareket Parti-Cephe’nin sağ ve sol yorumlarıyla arasına kalın bir çizgi çekmiştir. “Birlik Sorunu Üzerine”, “Cephe Sorunu Üzerine” bu derlemede yeralan broşürlerden bazılarıdır.

Dava Dosyası-1’de son olarak yer verilen broşür, “Hareketimizin Gelişimi ve Devrimci Mücadele” başlıklı broşürdür. Bu broşür, hareketin 1992 sonunda yaptığı cunta öncesi ve sonrasına ilişkin değerlendirmeyi içermektedir.

Dava Dosyası I, Devrimci Sol’un beş yıllık zorlu tarihini belgelerle gözler önüne seriyor. Devrimci hareketin ateş çemberinden geçerek nasıl geliştiğini somutluyor.

HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ

2 Cilt’ten oluşan bu kitap, Devrimci Sol Tutsaklarının Devrimci Sol Ana Davası’nda yaptıkları savunmadır.

Mahkeme kürsülerini, devrimin kürsüleri haline getiren Devrimci Sol tutsaklarının savunması, cuntayı ve onun devamcılarını yargılayan niteliktedir. Bu savunma, revizyonizmin çöktüğü, sosyalizmin ihanete uğradığı dünyada ve ülkemizde tam bir teorik keşmekeşin yaşandığı yıllarda sosyalizme inancın, kararlılığın, ideolojik sağlamlığın ilanı olmuştur.

Haklıyız Kazanacağız Devrimci Sol tutsaklarının aylar, hatta yıllar süren kollektif çalışmasının ürünüdür. Devrimci Sol tutsakları, Savunmada ne kadar “ceza” alacaklarının kaygısına düşmeden savcılığın tüm iddialarına ideolojik düzeyde cevaplar vermişlerdir. Ancak Haklıyız Kazanacağız, bu cevabın da ötesinde ülkemiz tarihinden, devrim stratejisine, sınıfların durumundan, emperyalizmin, dünyanın içinde bulunduğu durumun tahliline kadar Devrimci Sol’un ideolojik-politik hattını tüm yönleriyle ortaya koyan bir çalışmadır.

Haklıyız Kazanacağız bu içeriğiyle sadece bir “Savunma” değil, tüm Cephelilerin ideolojik- politik olarak aradıkları hemen her şeyi, pek çok soruya cevapları bulabilecekleri bir kaynak niteliğindedir.

DAVA DOSYASI -II

Kasım 1993 yılında Haziran Yayıncılık tarafından yayınlanan 189 sayfalık bu kitap, devrimci hareketin yeni bir sürecine, atılım yıllarına ışık tutuyor. Bu kitap da 1990-1993 arasında yayınlanmış çeşitli broşür ve yazıların derlenmesinden oluşuyor.

Kitabın başında “Yolun Neresindeyiz?” başlıklı broşür yeralıyor. “Yolun Neresindeyiz” 1989 Kasım’ında ülke çapında başlatılan bir eleştiri-özeleştiri kampanyası sonucunda hareketin içinde bulunduğu duruma ilişkin yapılan çok yönlü bir değerlendirmeyi içeriyor. Bu değerlendirmeyle birlikte de sonraki sürecin hedefleri ortaya konulmaktadır. Devrimci Hareketin 90’lı yıllardaki gelişimini tam olarak kavrayabilmek için mutlaka okunması gereken kitaplardan biridir.

Ricat sürecinin değerlendirmesiyle başlayan kitap aslında en zorlu koşullarda devrimin en onurlu, sayfalarının nasıl yazıldığını gösteriyor.

“Yolun Neresindeyiz?”den sonra, SDB’ler, Komiteler üzerine iki yazı yeralıyor. Onların ardından ise “Değerlendirme ve Faaliyet Raporu (Mart 90 - Ağustos 90)” başlıklı broşüre yer verilmiş. Bu rapor, bir yerde sürecin başında alınan kararların tek tek hayata geçişinin belgelerini sunuyor.

Kısacası, yazıların bütünü, olanaksızlıklarla, yokluklarla girilen atılım döneminde savaşın her alanında mücadeleyi yükseltmenin, savaşma kararlılığına, zafere olan tutkuya bağlı olduğunu bir kez daha öğretiyor. Yapılamayanları açıklıkla ortaya koyuyor: “Bugüne geliş süreci, gerek kendi içinde, gerekse de kendi dışındaki düşmana karşı her cephede taviz vermeden sürdürülen bir mücadelenin üstüne şekillendi. Bir çok zorluğu attığı kararlı adımlarla aşmayı başardı. Politikaları çeşitli kesimlerce eleştirilse de, geniş halk yığınları arasında tutundu, kök saldı. Nereden nereye sorusunun yanıtını bu belgelerde bulmak mümkündür. Bu kitapta atılım yıllarının, Parti’nin, Cephe’nin, Ordu’nun arifesine gelişinin belgeleri var.”(Sy. 5)

HER ŞEY BİRLİĞİMİZ GELECEĞİMİZ ZAFERİMİZ İÇİN

13 Eylül 1992’de devrimci hareket sırtından hançerlendi. Eşi benzeri az bulunur bir ihanet yaşandı. Devrimci Hareketin önderi Dursun Karataş’ın tutsak alındığı darbe ihanetinin hemen peşinden, hareket iç düşmanları, dış düşmanları ve solun oluşturduğu bir kuşatma altında yokedilmek istendi.

İşte bu kitap Devrimci Sol’un yaşadığı en zorlu dönemlerden birini, darbeyi ve darbe dönemini anlatıyor. Bu kitap küçük burjuvazinin fırsatçı, faydacı, kuşkucu ve çürümüş yüzünü darbeci kişilikleri ortaya koyarken, arınmanın da yolunu gösteriyor.

Devrimci Sol’un önderliğine sahip çıkarak, savaşı sürdürerek darbe ihanetini nasıl altettiği tarihsel belgeleriyle ortaya konuluyor. Safralardan arınmanın coşkusunu yaratırken, Devrimci Sol’un gücünü bir kez daha gösteriyor. Ve bu zorlu sürecin aşılmasında en büyük paylardan birine sahip olan şehitlerimizin kahramanlıklarına tanık olunuyor bir kez daha.

Kitapta, darbe sürecinin bizzat önderlik tarafından kaleme alınan “günce”si, darbeye ilişkin o dönemde devrimci hareketin çeşitli alanları, birimleri tarafından yapılan açıklamalar, solun tavrını yansıtan çeşitli belgeler ve yine bu dönemde Devrimci hareket tarafından yayınlanan Çağrı, Bülten gibi açıklamalar yeralmaktadır.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


10. Ara 2014, 05:07
Profil Web sitesini ziyaret et
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Re: Kitaplarimiz
Bir Direniş Odağı METRİS

Bu kitap, cunta koşullarında hapishanelerde bedenlerinden ve inançlarından başka silahları bulunmayan Devrimci Sol tutsaklarının siyasi kimliklerine sahip çıkışlarının tarihidir. “Cezaevleri merkez değildir” demagojileriyle teslimiyetin teorilerini yapanlara karşın, direnişin nasıl adım adım örüldüğünü, her türlü bedeli ödemeyi göze alarak karanlıkların nasıl yırtıldığını belgeleyen bir tarih.

16-17 Nisan Şehitlerimizden Sinan Kukul’un adıyla derlenen bu tarih, büyük ölçüde tutsakların dilinden anlatımlarla veriliyor. Koğuş koğuş, hücre hücre, gün gün, saat saat aktarılan bu direniş sürecinde, direnişin onurunu, statükoculuğun çürümüşlüğü ve çöküşünü adım adım izlemek mümkün.

DİRENİŞ ÖLÜM YAŞAM 1

1980’li yılların sonlarına doğrudur. Peşpeşe cezaevlerini anlatan bir çok kitap yayınlanır. Ama hiçbiri cezaevlerini tüm yönleriyle veren bir bütünlüğe sahip değildir. Kimi işkenceleri anlatır, direniş yoktur, kimi direnişleri son derece sığ bir biçimde aktarıp işin daha çok ticari yanının peşindedir.

“Direniş Ölüm Yaşam” işte bu süreçte yayınlanır. Diğerlerinden farklı olarak yaşayanların yazdığı bir kitaptır o.

“Bizim için tek yol vardı. Direnenler, bu geleneğin yaratılmasına katılanlar olarak başımızdan geçenleri anlatmalıydık.

İşte bu sayfalar dört Ölüm Orucu şehidinin kanıyla yazılmış gerçek direnişin öyküsüdür.

Ve bu sayfalar Ölüm Orucu direnişini gerçekleştirenlerle yapılan röportajlardan ve konuşmalardan oluşmuştur. Bireysel değil kolektif bir çalışmanın ürünüdür...”(sf. 13)

Devrimci hareketin direniş ve savaş dolu tarihinin en parlak sayfalarından birini yazan Abdullah Meral, Haydar Başbağ ve Hasan Telci, yine aynı direnişte şehit düşen TİKB’li Fatih Öktülmüş’ün ve 70’li günlere kadar hücre hücre ölümü yenen ölüm orucu savaşçılarının yarattıkları direnişin destansı anlatımı var bu kitapta. 75 gün süren ve her anı hesaplaşmayla, inançla dolu olan Ölüm Orucu direnişi, halklarımızın mücadele tarihine bir dönemeç noktası olarak geçmiştir. Direniş Ölüm Yaşam l, bu dönemecin an an anlatımıdır. Kitapta ölüm orucu şehitlerinin harekete, yoldaşlarına ve ailelerine yazdıkları son mektuplar da yer almaktadır.

BİZE ÖLÜM YOK

12 Temmuz, savaş gerçeğinin en yalın yüzüdür. Savaş kurallarının hata kabul etmezliği ve ödenecek bedellerin büyüklüğü, 12 Temmuz’la çok somut olarak görülmüştür. “Bize Ölüm Yok” kitabı, 12 Temmuz katliam ve direnişinin nasıl geliştiğini, 12 şehidimizin yaşamlarını, şehitlerimizin bize bıraktığı mirası ve 12 Temmuz’dan çıkartılması gereken dersleri ortaya koyan bir kitaptır.

“Gençtiler, yaşlarının önemi yoktu... kavgada yaşın değil, ustalığın önemine inanmışlardı. Çok değişik yerlerden gelmişlerdi, çok değişik kökenleri vardı, aynı kavganın savaşçısı oldular...” (sf. 6) 12 Temmuz şehitleri, hareketin yapısı, bileşimi, çeşitli halk kesimlerini nasıl birleştirdiğinin de çok somut bir ifadesidir.

Kitabın içinde yeralan Devrimci Sol imzalı “12 Temmuz Işığında Savaş, Düşman ve Devrimci mücadele” başlıklı yazı ise, 12 Temmuz’un çok yönlü bir incelemesi niteliğini taşıyor.

BAYRAĞIMIZ ÜLKENİN HER TARAFINDA DALGALANACAK

Destan destan yazılan tarihin doruk noktalarından biridir Çiftehavuzlar direnişi. Kitap başta sosyalizmin bayrağının onurla dalgalandırıldığı Çiftehavuzlar direnişi olmak üzere 16-17 Nisan tarihinde İstanbul’da, 30 Nisan’da Adana’da, 3 Mayıs’ta Ankara’da katledilen Devrimci Solcuları anlatıyor.

Kitabın başında belki de bir eşine rastlanmayacak bir telefon görüşmesinin bant çözümü yeralıyor. Devrimci Sol’un önderlerinden Sabo’nun büyük bir yaratıcılık örneği sergileyerek çatışmayı tarihe kaydettiği telefon konuşması bu. Şehitlerin özgeçmişleri, yakınlarının anlatımları, tam bir irade savaşına dönüşen cenazeler, hemen 16-17 Nisan’ı izleyen günlerde yoğunlaşan ve “yoldaşlarım cezalandıracak sizi” güvenini boşa çıkarmayan SDB savaşçılarının eylemleri kitapta yer alan diğer bölümler.

Sabo’nun bütün dünyada ‘sosyalizm öldü” çığlıklarının atıldığı bir dönemde, pencereye orak-çekiçli bayrağı asarak yarattığı direnişi okudukça onurlanmamak mümkün değildir. Sabo’nun, Eda’nın ağzından çıkan her sözün savaşta karşılık bulması ise bu güveni daha da büyütüyor. Çünkü onların dediği gibi BAYRAĞIMIZ ÜLKENİN HER TARAFINDA DALGALANIYOR Şimdi.

CEZAEVLERİ DİRENİŞLERİ 1 - BUCA

Bir kaç güne ve sonra saatlere sığan büyük bir savaş. An an anlatılıyor. Bir belgesel, bir roman, bir anı, her türe sokabilirsiniz bu kitabı. Parti-Cephe’nin ilanıyla birlikte savaşın her alanda olduğu gibi hapishanelerde de bir üst boyuta sıçradığı ‘95 yılında, Buca’da yaratılan direnişi ve verilen üç şehidi anlatan kitap, Buca hapishanesinin tarihini anlatan kısa bir bölümü, Buca’daki özgürlük eylemini, katliama ilişkin çeşitli belgeleri de içeriyor.

Hapishanelerdeki mücadele ve tutsaklık üzerine teorik bir kitap da sayılabilir. Buca şehitleri Uğur Sarıaslan, Yusuf Bağ ve Turan Kılıç nezdinde özgür tutsaklığın nasıl şekillendiğini bu direnişin içinde an an görebilirsiniz. Bu tutsaklık Buca’da olduğu gibi düşmanın bombasına, tazyikli suyuna, kalasına, demir çubuğuna inancıyla, bilinciyle direnen, Uğur’ların, Yusufların, Turanların bayraklaştırdığı bir tutsaklıktır. Buca direnişini anlatan bu kitap, hapishanelerde savaşın hiç bitmeyeceğinin anlatımı aynı zamanda.

CEZAEVLERİ DİRENİŞLERİ II - ÜMRANİYE

Kitapta, Buca şehitlerinin kanı kurumadan yapılan yeni bir katliam, Ümraniye katliamı anlatılıyor. Katliam sonrasında bedenlerle örülen barikat, ardından tüm hapishanelerde barikatlar, rehin alma eylemiyle düşmanı bozguna uğratan saldırılar, özgür tutsakların bağlılığı, sahiplenme ve hesap sorma bilinci, direnişin değişik cephelerinden anlatımıyla okuyanı o günlere götürüyor.

Kitabın ilk bölümünde 24 Kasım - 4 Ocak arası “40 günün anlatımı” var.

Kitabın sonraki bölümlerinde ise, direniş, şehitlerin anlatımı, Ümraniye direnişinin sokaklardaki yankısı yeralıyor. Kitabın sonlarında ise Ümraniye saldırısı ve direnişi üzerine o günlerde basında çıkan çeşitli yazılardan bir derleme var.

DİRENİŞ ÖLÜM YAŞAM II DEVRİM KUŞAĞININ KAHRAMANLARI

Bu kitap 1996 yılında, her anı eylem, her anı direniş, her anı zafer olan 69 günü, Ölüm Orucu eylemini anlatıyor. Ölüm Orucu’nun yapıldığı tüm hapishanelerden direnişin içinden aktarılanlar, tutsak ailelerinin kahramanca direnişleri, eylemi zafere taşıyan oniki şehit, dünyayı ayağa kaldıran, Türkiye’yi sarsan gücü gözler önüne seriyor. Bu güç Marksist-Leninist ideolojinin gücü.

‘84’ten ‘96’ya taşınan gelenek, kitapta bizzat tutsakların dilinden veriliyor. Ölüm orucu şehitlerinin ölümü an an yendikleri günlerin an an öyküleri var. Böyle bir kitabı duygulanmadan okumak mümkün değil belki. Belki bazı yerlerinde gözlerinizin yaşarmasına engel olamayacaksınız; ama mücadelenin, devrimciliğin görkemli gücünü göreceksiniz asıl olarak, o güce kendinizin de sahip olduğunu göreceksiniz.

TUTSAK AİLELERİ, 12 EYLÜL VE TAYAD

“Tutsak aileleri... Evlatlarına yönelen zulme karşı siyasi şube önlerinde, polis-jandarma karakollarının kapılarında başladı direnişleri...

Tepkileri direnişe dönüşürken, içgüdüsellikten bilinçliliğe yükseldiler...

‘Ben’den “Biz’e, ‘biz’den örgütlü hak alma mücadelesine ulaştılar.

TAYAD’ı yarattılar...”

Kitabın girişinden aktardığımız bir kaç cümle bunlar.

TAYAD kitabı, bir derneğin anlatımından çok daha öte bir şeydir; tarihi bir dönemin, tarihi bir misyon yüklenen bir kesiminin anlatımıdır bu kitap. Sözkonusu tarih cuntanın hemen sonrasından başlar. Demokrasicilik oyununun yeniden başladığı 84’lerde yeni bir evreye ulaşır, ama bitmez. 80’li yılların sonları boyunca tutsak ailelerinin örgütlü olarak yeraldıkları yeni bir dönem olarak devam eder.

Tutsak ailelerinin fedakarlık dolu, yürekli kavgalarını okuyacaksınız bu kitapta.

Demokratik mücadelenin ülkemizde ne büyük zorluklarla yürütülebildiğine somut olaylarla tanık olacaksınız.

Adı demokrat’a, ilericiye çıkmış çeşitli aydın, sanatçı kesimlerin, o zor yıllarda TAYAD’lı aileler kapılarını çaldığında nasıl dürüstçe veya korkakça tavırlar takındığı kitabın ilginç bölümlerinden biridir.

TAŞ DEĞİL, YÜREKTİ ELİMİZDEKİ

Haziran Yayınevi tarafından 1990 Mart’ında yayınlanan bu kitap, 1 Mayıs 1989’un anlatımıdır.

‘89 1 Mayıs’ı Mehmet Akif Dalcı’nın şehit düştüğü 1 Mayıs’tır. Kitap, 1 Mayıs 1977 şehitlerinin ve Dalcı’nın anısına ithaf edilmiştir.

Kitaptaki belgelerin büyük çoğunluğu, oligarşinin 1 Mayıs 1989’da tutuklanan devrimcilerin, demokratların toplu dilekçelerinden, sorgu metinlerinden oluşmaktadır.

Oligarşi alanlarda engelleyemediği 1 Mayıs’ı mahkeme salonlarında yargılayıp mahkum etmek peşindedir. Ama 1 Mayıs direnişçilerinin büyük bölümü, alanlarda, sokaklarda olduğu gibi mahkeme salonlarında da meşruluklarını savundular. 1 Mayıs’ı savundular.

“1 Mayıs Yargılanamaz” sloganını yükselttiler o salonlarda.

Kitap içinde yeralan 1 Mayıs direnişçilerinin yazdıkları mektuplar, 1 Mayıs’ı, alanlardaki direnişin ve hapishanelerin genç 1 Mayıs direnişçileri üzerindeki etkilerini çok çeşitli açılardan yansıtıyor. Belgelerin toplamından ise 1 Mayıs 89’un örgütlenmesinden alandaki çatışmalara kadar çeşitli yanlarıyla direnişi bütünlüklü olarak görmek mümkün.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


10. Ara 2014, 05:09
Profil Web sitesini ziyaret et
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Re: Kitaplarimiz
12 EYLÜL MAHKEMELERİ DOSYASI (DAVA DİLEKÇELERİ) 1-2

Ocak 1989’da peşpeşe yayınlanan bu iki kitap, “Devrimciler Yargılıyor Dizisi - Devrimci Sol dava Dilekçeleri” üst başlığıyla yayınlanmıştı.

Kitap, Devrimci Sol tutsaklarının 1980’li yıllar boyunca hapishanelerde yazdıkları çeşitli konulardaki dilekçelerden derlenmiştir.

Hepsi sıkıyönetim savcılarının dosyalarına giren ve çoğu hakkında ayrıca dava açılan bu dilekçelerde, Devrimci Sol tutsaklarının, hapishane koşulları ve yargılamalara ilişkin çeşitli açıklama ve duyuruları yanında, hapishane koşullarında da hemen hiç bir olaya tavırsız kalmadıklarını görmek mümkündür.

Örneğinİsrail’in Filistin halkına saldırıları üzerine... Cuntanın anayasa referandumu ve daha sonra seçim oyunu üzerine... Ereğli-Armutçuk maden göçüğü üzerine... Gençliğin Nisan direnişleri üzerine... Af üzerine... teorik bir metin önemindeki dilekçeleri yeralmaktadır. Keza burjuva basının devrimcilere, devrimci tutsaklara yönelik saldırılarına da tavırsız kalınmayıp bu dilekçeler aracılığıyla saldırılara cevap verilmiştir.

Kitapların önsözünde belirtildiği gibi, “Bu dosya, kuşkusuz 12 Eylül hukukunun bir dosyası sayılmalıdır. Ama öte yandan, bu hukukun gölgesinde onurlu yaşam ve siyasal kimlik mücadelesi veren devrimci tutsakların da dosyası olma özelliğini taşıyor.”

Bağımsızlık Demokrasi Ve Sosyalizm Mücadelesinde GENÇLİK

12 Eylül halkın tüm kesimleri gibi gençliğin üzerinden de silindir gibi geçmiştir. Bu “ezme” operasyonunun en önemli parçalarından biri de, halkın her kesimine tarihini, direniş geleneklerini unutturmaktır. 12 Eylül öncesi adeta “fobi” haline getirilmeye çalışılmaktadır.

Gençlik kitabı işte bu ideolojik, fiziki saldırılara bir cevaptır.

Haziran yayınevi tarafından 1988Şubat’ında yayınlanan “Bağımsızlık Demokrasi ve Sosyalizm Mücadelesinde Gençlik” kitabı, 1960’lardan 1980’e kadarki gençlik mücadelesini anlatır. Ağırlıklaİstanbul Üniversitelerinin odağında olduğu bir mücadele tarihidir.

Anlatılan esas olarak Dev-Genç’in tarihidir, gençliğin anti-faşist mücadele tarihidir. Bu tarihin akışı içinde anti-faşist mücadele konusunda kimlerin hangi anlayışları savunduğunu, pratikte neler yaptığını ve sonuçlarının neler olduğunu görmek de mümkündür.

İki farklı başlık altında “Yurtlardaki Mücadele” ve Liselerdeki Mücadele” de özet olarak anlatılmıştır.

GORBAÇOV’CULUK VE DEVRİMCİ TAVIR

1980’li yılların sonu ve 1990’ların başı, dünyada bir karşı-devrim rüzgarının estiği yıllardır. Bu karşı-devrim dalgasının “simge” ismi, o dönemin SBKP Genel Sekreteri Gorbaçov’dur. Gorbaçov, kapitalist restorasyonu örgütlerken “Yolumuz Leninlerin Yoludur” diyebilecek kadar aşağılık, ikiyüzlü bir karşı-devrimcidir. Ne var ki, Sovyetlerden gelen her şeye gözü kapalı inanma geleneğine sahip olanlar, bunu görmüyor, Gorbaçov’un düşüncelerini “devrimcilik” adına savunmaya devam ediyorlardı.

Başka bazı kesimlerde ise, yaşanılan kapitalist restorasyonu, “sosyalizmin iflası” olarak görme eğilimi vardı. Kimileri ise “En komünist Arnavutluk” kandırmacasıyla kendini aldatıyor, Sovyetler’deki gelişmeleri küçümsüyor, derinliğine tahlil edemiyordu.

Devrimci hareket bu dönemde gerek dergi yazılarıyla, gerekse de çıkardığı kitaplarla bir yandan Gorbaçov gerçeğini gösterirken, bir yandan da tüm karşı-devrim rüzgarlarına karşı sosyalizmin savunma görevini yerine getirdi.

Bu dönemde, bu görevi yerine getirmek için peş peşe

- Gorbaçov Çizgisi ve Sosyalist Ülkelerdeki Gelişmeler (Ağustos 1990)
- Türkiye Solunda Gorbaçov Erozyonu ve Sosyalist Tavır (Ekim 1991)
- Kapitalizmden Komünizme Geçiş kitapları yayınlandı.

BİR SAVAŞ, BİR DAVA VE ZAFER

“Siyasal davalar, toplumda süren sınıf mücadelesinin bir siyasal hesaplaşma aracı olarak mahkeme kürsülerine taşınmasıdır.” 15 Mart 1982’de başlayan Devrimci Sol Ana Davası da işte böyle bir hesaplaşma alanıdır.

Bir Savaş, Bir Dava Ve Zafer, işte bu dava sürecini anlatıyor. Onyıl süren bir yargılamanın özeti olan kitap, tutsakların notlarından, günlüklerinden, mahkeme tutanaklarından derlenmiştir.

Kitabın önsözünde şöyle denir: “Cunta döneminde bir yakınıİstanbul cezaevlerinde yatmayan ve Devrimci Sol ana Davası’nı izleme olanağı bulmayanlar için, kitapta yazılanlar yer yer abartılı bulunabilir. ‘Bu kadar da olmaz, nerede yaşıyoruz?’ biçiminde sorular sordurtabilir. Ancak şurası bilinmelidir ki, yaşananlar anlatılanlardan çok daha boyutludur.”

Gerçekten de yer yer şaşırarak, yer yer bu vahşetin ve keyfiliğin ortasındaki mizahla gülümseyerek, öfkelenip kızarak okuyacağınız, bir dönemin anlaşılması için okunması gerekli bir kitaptır.

BİR KAR MAKİNASI

Tavır Yayınları tarafından yayınlanan bu kitap, özet olarak söylemek gerekirse, Grup Yorum’un yaşam öyküsüdür. 1. Baskısı 1993’de yapılan kitap, Grup Yorum’un 1985 yılına kadar uzanan uzun öyküsünü adım adım, konser konser, kaset kaset anlatıyor. Tabii bu süreçte gözaltılar, tutuklanmalar da var.

Önsözündeki tanıtım, kitabın adına da açıklık getiriyor:

“Tan oldular gecenin ortasında.İlk oldular alanlarında, gelenek oldular. Onlara, kara, borana dayanıp aşılmaz sanılanı aştıkları, kendilerinden sonra gelenlere ışık oldukları için ‘Kar Makinası’ denildi.

Tavır yayınları bu ilk ürünüyle Kar Makinası’nı getiriyor dost sofralarınıza.”

“Kar Makinası”, Grup Yorum ve devrimci sanat anlayışını öğrenmek, anlamak için birinci dereceden bir kaynaktır.

GAZİ Gecekondulardan Geliyor Halk

1996 Mart’ında, yani Gazi Ayaklanmasının 1. Yıldönümünde yayınlanan kitap, öncelikle Gazi ayaklanmasının ve ona bağlı olarakİstanbul’da, tüm ülke çapında ve Yurtdışındaki gelişmelerin ayrıntılı bir dökümünü içermektedir.

An an ayaklanmanın öyküsüdür “GAZİ Gecekondulardan Geliyor Halk”. Ardarda şehitlerin verildiği o günler, ayaklanmanın içindeki devrimcilerin, halkın tanıklığıyla anlatılmaktadır.

Kitabın gelişmelerin anlatıldığı bölümlerinin dışındaki bölümlerinde ise ayaklanmanın değerlendirmesi ve bu konudaki çeşitli yorumlar yeralmakta, “Ayaklanmanın Öğrettikleri” ortaya konulmaktadır. Kitabın diğer bölümlerinde de Gazi ve Ümraniye şehitlerinin özgeçmişleri, şehitlere ilişkin adli tıp raporları, burjuva basının, solun, çeşitli alevi kesimlerin ayaklanma sırasındaki tavırları belgeleriyle aktarılmaktadır.

SEÇMELER

1987’den başlayıp bugüne kadar kesintisiz süren bir yayın faaliyetimiz var. Bu süreçte yalnızca dergi yayınları yüzlerce sayılık bir külliyat oluşturuyor. Bunların hepsini el altında bulundurmak, ülkemizde kuşku yok ki pek çok nedenden dolayı pek mümkün değil. Bu anlamda “Seçmeler” oldukça önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

Şu ana kadar üç ayrı kitap halinde Seçme Yazılar yayınlanmıştır.

- Yeni Çözüm SEÇMELER
- Mücadele (15 Günlük) Seçme Yazılar
- Mücadele (Haftalık) Seçme Yazılar I

Bu seçmelerde hemen her sürecin en önemli gelişmelerine ilişkin Yeni Çözüm ve Mücadele’de yayınlanmış kapsamlı yazılar, devrimci hareketin çeşitli konulardaki tavırlarını açıklayan temel önemdeki teorik metinler bulunmaktadır. Bu yanıyla hem bir tarih özetidirler, hem de pek çok konuda teorik materyal olabilecek bir birikimi içlerinde toplamışlardır.

BROŞÜRLER:

Bütün bu kitapların dışında, gerek Yeni Çözüm Yayınları ve Mücadele Yayınları tarafından, gerekse de Haziran Yayınevi tarafından yayınlanmış çok sayıda broşür vardır. Bunların bir kısmı toplatılmış, bir kısmı ise basımı tükendiğinden artık bulmak oldukça zordur. Ancak en azından şu veya bu konuda yayınlanmış broşürler olduğunun bilinmesinde yine de yarar vardır, çünkü ihtiyaç duyulduğunda çeşitli biçimlerde bulunabilir, fotokopiyle çoğaltılabilir. Bu broşürler de yayın zenginliğimizin ve teorik birikimimizin bir parçasıdırlar. Bazıları şunlardır;

50 Soruda Halk Meclisleri
Devrimci Mücadelede Avukatlar
Devrimci Mücadelede Öğretmenler
TMMOB ve Demokrasi Mücadelesinde Mimar Mühendisler
Kadın ve Sömürü
Halka Karşı Uygulanan Baskı ve Terör
Kendiliğindenci Bir Hareket Devrimci Yol
Sendikalar veİşçi Sınıfı Partisi
Migros Grevi ve Grevlerin Genel Bir Değerlendirmesi
Demokratik Mücadele Nedir
Devletin Öldürme Özgürlüğü
Kaybedilen 400İnsanımız Nerede?
Buca’da Devlet Katliam Yaptı
Mehmet Ağar’ın Suç Dosyası
Demokratik Üniversite ve Bağımsızlığı Esas Alan Demokratik Anayasa İstiyoruz.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


10. Ara 2014, 05:11
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 3 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker