Zaman: 15. Eki 2018, 16:09

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 
FollowersFollowers: 0
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 408

 Seçimler Somutunda Proganda ve Ajitasyon 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Seçimler Somutunda Proganda ve Ajitasyon
Demokrasicilik oyununun gereği olarak, ortam her zamankinden daha fazla politikleşir, kitleler sorunlar ve çözümleri üzerinde daha fazla kafa yormaya ve tartışmaya başlarlar. Bu da doğal olarak, sorunların devrimci çözümünü bu ortam içinde kitlelere sunma konusunda faaliyetlerimizi yoğunlaştırmamız demektir.

Muhteva ve Biçim;

Bu faaliyetin yeteri kadar etkili olabilmesi için daha sürecin başında propaganda ve ajitasyonumuzun nasıl bir muhtevada olması gerektiği ve hangi biçimde sürdürüleceği konusunda kafamızda belli bir açıklık olmalıdır.

Muhteva açısından elbette esas olan halkın gündeminde, dilinde olan sorunlara çözümler sunabilmektir. Yani daha özet bir ifadeyle, bu dönemde propaganda ve ajitasyonumuzun asıl muhtevası, belli somut sorunlar üzerinde “alternatif”i öne çıkartmak olacaktır. Alternatif, Parti-Cephe ve devrimdir. Ancak bu alternatifi belirttiğimiz gibi, somut sorunlar üzerinde ortaya koyabilmeliyiz.

Biçimlenmesi açısından ise; bu konuda son derece pratik olmalıyız: pratik düşünmeli, pratik hayata geçirmeliyiz. Yani şu veya bu propaganda biçimini günlerce hazırlıktan sonra yaparsak, sürecin gerisinde kalacağımız açıktır. Bu faaliyet günlük ve sürekli hale gelebilecek şekilde olmalıdır. Kahve konuşması mı gerekiyor, bildiri mi dağıtılacak, gerektiğinde bir saat içinde karar verip hayata geçirebilmeliyiz. Bulunduğumuz alan özelinde seçim propagandalarında yeni bir konu mu öne çıktı, hemen o konuda da yazılı veya sözlü görüşlerimizi kitlelere ulaştırabilmeliyiz. Yani süreç bir yanıyla da “propaganda savaşı” biçiminde cereyan eder. Pratiklik bu açıdan zorunludur.

Muhteva açısından; böyle bir süreçte düzeni teşhir ederken kapitalizmi, emperyalizmi kitabi teorik tahlillerle anlatmaya çalışmanın pratik bir yararı yoktur. Bu teorik gerçekleri halkın yaşadığı, gördüğü somut sorunlarla ifade etmeliyiz. Soruna böyle baktığımızda çok daha kısa sürede, çok daha iyi bir hazırlık yapabiliriz. Her gün bunun için onlarca örnek bulabiliriz. Açlık, yoksulluk, işsizlik, trafik, iş kazaları, soba zehirlenmesiyle yaşanan cinayetler, hastane, emekli kuyrukları, zamlar... Fuhuş, kumar, uyuşturucu... işte kapitalizm budur, düzen budur. Hitap ettiğimiz kesime göre onların yaşadığı sorunları kapsayacak biçimde böyle onlarca, yüzlerce örnek gösterebiliriz. Sadece çevremize bakmak, halkın sorunlarına bakmak, günlük gelişmeleri, günlük basını, TV haberlerini izlemek bile yeterlidir. Kim bunların sorumlusu, kim teşvik ediyor, kim engel olmuyor, kim göz yumuyor, kim bunlardan menfaat sağlıyor? Kim, kim, kim?.. Bunları kitleye sorup, karşılıklı bir diyalog biçimine de dönüştürebiliriz.

Emperyalizm mi? İşte ABD, Irak’a hergün saldırıyor. IMF geliyor, denetliyor, talimatlar veriyor. İstediklerimizi tam yerine getirmemişsiniz onun için size şimdilik borç yok diyor, gidiyor. IMF ile masaya oturanlar, anlaşma yapanlar, talimatlarını yerine getirenler, kendilerine ister “sol”, ister “sosyal demokrat” desinler, emperyalizmin işbirlikçileridirler.

Propagandada Zenginlik ve Süreklilik;

Pratikliği, çeşitliliği propaganda biçimlerinde de hayata geçirebilmeliyiz. Sadece sözlü anlatımla yetinmemeliyiz. Genel, merkezi afiş ve bildiriler dışında, örneğin dergide çıkan bir yazıyı fotokopiyle çoğaltıp dağıtmak, fotokopiyle büyüterek halkın görebileceği yerlere asmak gibi yöntemler de geliştirilebilir. Kendi olanaklarımızla hazırladığımız kuşlama, pul, afiş, duvar gazetesi gibi araçları yaygın biçimde kullanabilmeliyiz. Örneğin yaygın olarak yapacağımız “bizi seçimlerden seçimlere hatırlayanlara oy vermeyelim” yazılı bir kuşlamanın bile düşündüğümüzden fazla etkisi olacaktır. Böylece yüzyüze gelemediğimiz, sözlü propagandamızı ulaştıramadığımız çok daha geniş kesimlere de ulaşma imkanını yakalamış oluruz.

Evde, işyerinde, vapurda, otobüste, dolmuşta, tabiri caizse ağzımız hiç durmamalı. Sürekli oy vermemenin propagandasını yapmalıyız. Şiarlarımızı, tüm propaganda ve ajitasyon araç ve yöntemleriyle dalga dalga yaygınlaştırmalıyız. Halkımız yorumcudur. Toplu taşıma araçlarında, kahvehanelerde sürekli bu konularda sohbetlere tanık olabiliriz. Bunlara bir biçimiyle katılmalıyız. Ama bunu ortamdan biri olarak, doğallığı içinde yapmalıyız. Her seferinde illa Cephe veya devrim vurgusu da şart değildir. Önemli olan teşhir ve düşündürtmektir; tavrımızı, herhangi bir vatandaş olarak “katılmayacağım bu seçime... kaç gündür düşünüyorum, bakıyorum, gönül rahatlığıyla şuna veriyim diyemiyorum, en iyisi hiç sandığa gitmemek” gibi şekillerde de ifade edebiliriz.

Biçimde Yerellik;

Bölge, alan özelinde adaylara yönelik yerel bildiriler, onlara ilişkin yazılama gibi faaliyetler geliştirilmelidir. Bu mu temsil edecek bizi? Bu, veya partisi, bugüne kadar şehrimiz, bölgemiz için ne yaptı? Sorusuyla başlayacak olan propagandamız, bölge somutundaki sorunlar ve çözümleri üzerinden geliştirilebilir. O güne kadar o ilçede, semtte, hangi partilere oy verilmiş, o partiler iktidar olduklarında veya belediye yönetimini ele geçirdiklerinde ne yapmışlar sorularının cevabını soruşturup araştırmalı, ve merkezi seçim propagandalarını mutlaka bu yerel muhtevayla
bütünleştirmeliyiz. Yalnızca genel söylemler üzerinde yürütülen propaganda, yerel de güçlendirilmezse, etkisizleşebilir.

Düzen partilerinin adaylarını, kişi kişi tüm pislikleriyle teşhir etmekten sakınmamalıyız. Ama aynı zamanda meselenin kişiler meselesi olmadığını, onun partisi ve dahası, onun hizmetine gireceği düzen meselesi olduğunu da ortaya koymalıyız. Böylelikle propagandamız genel ve özel yanlarıyla da belli bir bütünlüğe kavuşmuş olacaktır.

Seçim Tavrına Yerelin Değil, Genelin Penceresinden Bakmak;

Keza, Anadolu’da özellikle küçük şehirlerde ilişkiler, çelişkiler belli ölçülerde farklılık arzeder. Partiler, oranın parti yöneticileri halka büyük şehirlerde olduğu kadar uzak değillerdir. İkincisi, özellikle bazi kesimlerin adaylarının da sol kesimlerle belli bağları vardır. örneğin CHP’nin adayı, devrimcilere yardım eden bir müteahhit veya devrimcilerin davalarına da giren bir avukat olabilir pekala. Veya belediye başkan adayları benzer niteliklerde olabilir. Bu, kafalarda belli soru işaretleri yaratıp genel tavırların hayata geçirilmesinde esnekliklere yolaçabilmektedir. Örneğin AKP’li kazanacağına halka yardımcı olmayan çalışan şu CHP’li kazansın diye düşünülebilmektedir. Esasında bu ve benzeri düşünceler, yıllardır düzenin sol partilerini besleyen kaynaktır. Bu ve benzeri kısa vadeli veya sadece bulunduğu yeri esas alan düşünceler, halkın hala düzen partileri çevresinde kalmasına ve devrimci alternatifin geri planda durmasına neden olmaktadır. Yerelden bakmamalıyız. Bu, düşülebilecek en büyük hatalardan biri olur. Bu tür durumların geçerli olduğu bölgelerde, propaganda bunu da içeren motifler taşımalı, meselenin bir ilçenin meselelerinden çok daha büyük ve önemli olduğu, tüm halkı, tüm ülke genelini ilgilendiren düzen sorunu olduğu ortaya konulmalıdır. Tabii yerel yönetimler bazında farklı seçenekler ortaya çıkartılabilir, ama bunun da kendini düzene beğendirmekten, oligarşinin icazetini almaktan başka bir düşüncesi olmayan “sol”cularla yapılamayacağı ortadadır. Örneğin bir belediye seçimi için, devrimci hareketle ittifaktan, hatta görüşmekten bile kaçınıp sonra da kalkıp “benim adayımı destekleyin” dayatmasında bulunanların, o bölgenin devrimcilerine somut bir katkısı bulunacağını ummak bile büyük yanılgıdır. Zaten bu konuda yaşanmış onlarca örnek vardır. Bu ve benzeri düşüncelerin katkısıyla seçilen sözde solcuların, halkın örgütlendirilmesi, devrimcilerin desteklenmesi gibi hiç bir konuda destekleri olmamış, onlar da aynı diğer düzen partileri gibi bir kaç eski solcuyu işe almakla “görevlerini” yerine getirdiklerini düşünmüşlerdir. Hayır, bu tarza, bu yöntemleri tavır koymalıyız. Bu, karşılıklı çıkar üzerine gelişen işbirlikleridir, ve düzeni güçlendiren bir işbirliğidir.

Propaganda ve ajitasyonda kendimize güvenli olmalıyız. Savunduğumuz tavrı da, bu tavrın gerekçelerini de son derece açık ve kesin bir biçimde ortaya koyabilmeliyiz. Belirttiğimiz koşullardan dolayı, bu özellikle yerel düzeyde yürütülen çalışmalarda daha da özel bir önem kazanacaktır. Oy kullanmamayı savunuyoruz ama işte, gibi ifadeler, tavrımızı muğlaklaştıracak ve etkisizleştirecektir. İlerici, devrimci, sıfatı ne olursa olsun, devrime, halka kazandırabilecekleri hiç bir şey yoktur. Bu kesindir. Bu, onlarca gerekçesiyle birlikte, onlarca biçimde açılabilir. Ama döne döne varacağımız sonuç budur.

Seçimler ve Halk Anayasası;

Seçimler vesilesiyle Halk Anayasası Taslağı’nı yeniden güncelleştirmeliyiz.

Bu anlamda tüm Cepheliler, Halk Anayasası’nı bir kez daha gözden geçirmelidirler. Konuşmalarımızda, tartışmalarımızda sorunları, çözümlerini, hedefleri net olarak ortaya koyabilmek, halkın güvenini de artıracaktır. Soyutluk, halkın sorunlarından uzaklık, tekdüze devrim ve sosyalizm söylemleri, başarısız bir propaganda çalışmasını demektir ve inandırıcılığı, ikna ediciliği zayıftır. Örneğin işsizlik, evsizlik, yoksulluk, sağlık sorunu gibi bir çok sorunun içinde boğulan bir insanın karşısında soyut söylemler bir şey ifade etmez.

Halk Anayasası, kitlelerin bilinçlendirilmesinde, örgütlendirilmesinde, çözümü düzen dışında görebilmesinde önemli bir araçtır; son derece önemli ve ciddi bir çalışmadır. Ama bunu önce propagandayı, ajitasyonu yürütecek insanlarımız kavrayıp, bu silahı kullanabilecek durumda olmalıdır. Kapsam bakımından denilebilir ki, halkın gündeminde olan ve hatta olmayan hemen her soruna, konuya ilişkin çözümler, yollar önerilmiştir. En azından halkın en yakıcı sorunlarına ilişkin ayrıntılar gerektiğinde ortaya konulabilmelidir.

Elbette Halk Anayasası sihirli bir değnek değil. Her derde çare olarak onu ortaya koymayacağız; onu öncesi ve sonrasıyla birlikte anlatacağız. Bir halk anayasasının, devrimci bir anayasanın şartının devrim olduğunu, halkın iktidarıyla halk anayasasının birlikte mümkün olabileceğini anlatacağız. Zaten bu bütün içinde ortaya koymazsak, Halk Anayasası’nın maddelerini dinleyen birinin “hadi canım, böyle bir anayasayı kim verir ki bize”, “bu hayali bir anayasa” diye düşünmesi mümkündür. Bunu düşündürtebiliriz de başlangıçta; ama hemen ardından evet, böyle bir anayasayı bize kimse vermez, isteyeceğiz ve alacağız, şiarıyla tamamlarız. Yani biz düzen partileri gibi halka şunu yapacağız, bunu yapacağız gibi vaatlerde bulunmayız. Bu tür yaklaşımlar halktan kopuk, kendini halkın üzerinde gören burjuva düşüncelerin ürünüdür. Yapılacak iyi güzel ne varsa birlikte yapacağız, halk isterse, mücadeleye katılırsa olur. Yoksa kimse bir şey yapamaz. Bunu halka kavratabilmeliyiz.

Halk Anayasası, düzen partilerinin propagandalarının önünde bir set olacak biçimde de değerlendirilebilir. Örneğin düzen partilerinin adaylarının konuşma yaptığı yerlerde, halktan insanların “biz bunu istiyoruz, bunu verebilir misiniz, burada yazılanları uygulayabilir misiniz?” diye Halk Anayasası’nı göstermesi, okuması, hem düzen partilerini sıkıştıracak, hem de devrimci bir alternatifi güncelleştirmiş olacaktır. Bunun dışında Halk Ekmek büfeleri önünde sabah oluşan kuyruklardan tutalım da pazar yerlerine, amele pazarlarına kadar, mahalle kahvehanelerine kadar her yer propagandamızı ve Halk anayasasını taşıyacağımız yerlerdir. Yani sadece düzen partilerinin gittiği yerlere göre şekillenmemeliyiz.

Propaganda Çalışmalarımız Örgütlenmeye De Hizmet Etmelidir;

Bu tür tartışmalar yürüttüğümüz, propaganda yaptığımız yerlerde, eğer imkanlarımız varsa, daha sonra orada bulunan bir kaç kişiden insanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığımızı, hangi noktalarda haklılığımızı kesin bir biçimde teyit ettikleri veya hangi noktalarda bizi yeterince inandırıcı bulmadıklarını, bunun dışında, konuşmamıza, tavırlarımıza ilişkin eksiklik veya olumluluklarımızı öğrenebilirsek, bu daha sonraki çalışmalarımız için de bize yol gösterici olacaktır.

Tabii bütün bu faaliyetler esnasında şunu esas almalıyız: propaganda ve ajitasyonumuz, kalıcı örgütlülükler, ilişkiler yaratmaya da hizmet etmelidir. Birimimizde, bölgemizde, şehrimizde ve ülke çapında halkın seçimlere katılmama oranını büyütmek, bu faaliyetin hedeflediği pratik sonuçlardan biridir. Ancak tek başına bu sonuç, halkın mücadelesini, savaşını, devrimci alternatifle bütünleşmesini geliştirici olamaz. Tüm bu teşhir ve propagandanın odağında, halkın iktidarını kurmak doğrultusunda örgütlülükler yaratmayı, en azından daha sonra örgütlülüğe dönüştürülebilecek ilişkiler kurmayı hedeflemeliayiz. Örneğin başlangıç olarak seçimler temelindeki çok çeşitli propaganda faaliyetlerine, bu tavrımızı doğru bulan, ortaya koyduğumuz alternatife sempatiyle bakan yeni insanları katabiliriz. Buna dönük biçimler, yöntemler geliştirebiliriz. Bu süreçte kurulan bir ilişkiye, madem bu tavrı doğru buluyorsun, bu çağrıyı içeren bildirileri kendi sokağında veya kendi apartmanında sen dağıtabilirsin, veya birlikte dağıtalım diyebilmeliyiz. Herkesten olumlu cevap alamayabiliriz. Ama sonuç aldıklarımızla da, alamadıklarımızla da bu pratiği yaygınlaştırma ve örgütlülüğe doğru atılmış bir adımdır.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


13. Şub 2015, 03:02
Profil Web sitesini ziyaret et
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 1 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker