Zaman: 15. Eki 2018, 15:22

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Forum Katagorileri
Ara


Advanced Search
Sayfaniza Ekleyin
The HTML code below contain all the necessary code to link to userboard.org please feel free to add it to your site.



Effect of above code: DEVRIM KURTULUS



Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 
FollowersFollowers: 0
Sık kullanılanlarSık kullanılanlar: 0
Görüntüleme: 824

 Sokaklardan internete çekilen solculuk 
YazarMesaj
Site Admin
Site Admin
Kullanıcı avatarı

Kayıt: 01.2012
Mesajlar: 668
Konum: kurtulusum@hotmail.de
Gender: Male
Mesaj Sokaklardan internete çekilen solculuk
İnternet çağın, en ileri, hızlı haber alma teknolojilerinden biridir. Ve artık düne göre; neredeyse her eve giriş yapmıştır. Bugün internet, kapitalizmin temel yozlaştırma, dejenere etme araçlarından biridir. Fakat ne kadar kontrol etmeye çalışsa da, sansür uygulasa da internetin halkların, ezilenlerin yararına kullanılmasını da engelleyememiştir.

Madde bilinci belirler der materyalizm. Maddi koşullar internet etrafında oluşturuluyorsa bilinç de böyle şekillenir. İnternette burjuvazinin bombardımanı, kültürü, dili, üslubu, görseli etkisinde kalan; pratikten, kavganın sıcaklığından kopuk, gerçekçi tespitler yapamayan beyin ve bilinç oluşur. Böylesi bir bilinç, bir süre sonra yeme içme işini bile internet üzerinden yapmaya, sevdiklerini sevmediklerini orada ifade etmeye, kısacası yaşamın birçok doğal anını, paylaşımını internet üzerinden çözmeye başlar.

''Sosyal Paylaşım'' sitesi deniyor ama gerçek yaşamın içindeki sohbetlerden bizi alıyor başka dile, sanal olan başka bir alana hapsediyor. Aslında sosyal paylaşımı bir yerde öldürüp yerine sanal bir paylaşım yaratıyor. Yani ''sosyal'' yerine ''anti sosyal'' kişilikler yaratmanın örnekleriyle doludur etrafımız.

Bir diyalog:
-Nasılsın abla, iyi misin?
-Valla iyiyim, siz nasılsınız?
-Biz de iyiyiz, geçen pazar burada eylem vardı, şarkılar söyledik, Yorum'a Özgürlük kampanyasının konseriydi. Her pazar kültür merkezinin kapısı önünde toplanıyoruz.
-Ha biliyorum, haberim var. Ben de sayfadan ''beğendim'', ''face''den bayağı duyuruyoruz.
-Nerede oturuyorsun abla?
-Ha sizin aynı sokakta aşağıda..
-Neden gelmedin?
-....

Takip ediyor, ''beğeniyor'', ''paylaşıyor'' fakat eyleme geçmiyor. Kendi sokağında olan ve severek katılacağı bir eyleme o kadar uzak görüyor ki kendini, yeterince bir şeyler yaptığını düşünüyor. Niye? Çünkü ''face''te paylaşmış, ''beğenmiş'', takip etmiş. Bunu yeterli görüyor ve bu onun vicdanını rahatlatıyor. Eyleme niye gelmedin dediğimizde ise cevap veremeyecek kadar bilmiyor nedenini. Aslında bu ''neden''i yaşıyor ama farkında değil yabancılaşmanın, soyutlanmanın. ''Paylaşma''yla, ''beğenme''yle kitle geliyor olsaydı, her eylem on binlerle dolup taşardı. Mesela Grup Yorum mahkemelerine binlerce kişi gelirdi.

Gözlerimizin önünde devrimciler, devrimci değerler, onların temsilcileri, savuncuları.. Bizim de yaşamımızda tutunma noktamız olan bu değerler aşama aşama yok ediliyor. Biz farkında değiliz. İzin veriyoruz üstelik. Sanıyoruz ki; internetteki bu paylaşım yeterli olacak. Evet, internetteki bu haberleşmenin çok hızlı bir şekilde binlerce insana ulaşmayı da beraberinde getirdiğini ve daha başka avantajlarını biliyoruz. Fakat biz, internet solculuğundan, orada çürütülen zamanın sokakta geçmesi gerektiğinden bahsediyoruz.

Oysa biz o bilgisayarlar başında öfkemizi söndürüyoruz. Beylik laflar yazarak, en üst perdeden tartışarak, küfürler savuşturarak.. Devrimci pratikten kopuyoruz. Yukarıdaki örnek diyalogda olduğu gibi.

İnterneti; çağımızda hiç yokmuş gibi davranarak, böyle bir ileri teknolojiyi kullanmıyormuşuz, böylesi bir haber alma, yayma imkanı yokmuş gibi ''küçük görmek'' de; düzenin bütün kiri pasını bu yollu çözmeyi merkeze alarak, bütün pratik faaliyetlerden soyutlanıp internet başında zaman geçirmek ve sanal solculuk yapmaya indirgeyerek ''büyük görmek'' de doğru değildir.

Biz meydanları gürül gürül doldurmak için savaşırken, sokakları adımlarken, mücadelenin her alanında var olma savaşı verirken bir yandan da bu haber, iletişim ağını, bu savaşın ihtiyaçları yönünde kullanırız. Ve elbette ki, internet günümüzde devrimci çevrelerin olanakları çerçevesinde düşündüğümüzde tanıtım, duyuru, iletişim, haber yayma, en geniş kitlelere duyurma faaliyetinde birinci sırada yer alır.

Biz doğru yönlendirirsek, etkisini de doğru ve güçlü, isabetli kullanmış oluruz. Bugün bir site aracılığıyla yüzlerce, binlerce kişi toplanabiliyor, birbirini bir gerçekten haberdar edebiliyor. Bu yüzdendir ki; şimdi burjuvazi göz dikti ve yasaklar, engeller koymaya çalışıyor. Ülkemizde de yeni bir takım yasalar görüşülüyor, düzenleniyor. Yani internetin imkanlarını kullanırken, aynı zamanda yaşamın gerçeğinden kopmamak gerekir. Bir koltuğa hapsolmamak gerekir. Sözümüz bu anlayışadır. Klavyenin tuşlarında heyecandan ne cevap vereceğini bilmeden kaybolmak, o tuşlara vura vura sabah etmek. Bir kısır döngü içine girmek.

Forum sitelerinde veya Indymedia gibi haber sitelerinde, Facebook, Twitter gibi paylaşım sitelerinde bazen dünyalar kurtarılıyor, dünyalar yıkılıyor. Kendine devrimciyim, solcuyum diyenler birbirlerine giriyor, küfürler, bazen ağza alınmayacak sözler sarfediliyor. Youtube gibi sitelerde bile mesela bir görüntüye yorum yazacak, orada bile ağza alınmayacak sözler.. Bunlar meşru görülüyor. Dolayısıyla çürüme başlıyor, başkaları dahil oluyor ve karşılıklı olarak alıp başını gidiyor. Çürüyor, çürütüyor. Böylelikle, her tartışmadan ilgili ilgisiz bir şeyler kapmış, bilgili bilgisiz, devrimci olan, devrimci olmayanın sözünden etkilenmiş, sözde ''solculuk'' yapılan bir dünya oluşuyor. Böylesi beyinlere gel de gerçekleri, sadelikle anlat. Çünkü onlar alışmıştır, kaosa, karmaşaya, bilgi çöplüklerine, uzun anlatımlara, şatafatlı cümlelere. Birçoğu devrimciliği yaşasalardı devrimciliği yaparlardı. Oysa bilgisayarının başında, bir internet kafede geçer solculuğu, bir iki eyleme katılır. Sonra yaşamı, internette, ''piyasada'' kendisine sunulan gibi yaşar. Orada devrimcilik biter, solculuk biter.

Yavaş yavaş pratikten uzaklaşma, düzenden hesap sormanın, bu düzeni değiştirmesinin temel unsuru olan alanlara, sokaklara çıkmak gerçeğinin yozlaşarak, dejenere olarak değişip dönüşmesi ve eve hapsolup internet üzerinden hesap soracak kadar sanal dünyanın gönüllü kölesi olmak; bugünkü internet solcularının temel felsefesidir.

Öyle ki; bugün internet üzerinden yönetilen örgütler vardır. Mücadelesinin temel perspektifi internetten yazı yazmaktır.

Bu nedenle diyoruz. Sol buysa, solun beli kamburlaşmıştır. İnternet başında oturdukça da bu kambur, kafaları bilgisayarın içine girene kadar ilerleyecektir.

_________________
Devrim Kurtulus
Resim
kurtulusum@hotmail.de


28. Mar 2013, 05:28
Profil Web sitesini ziyaret et
Mesaj Re: Sokaklardan internete çekilen solculuk
Malesef
Internet solculugu sicak odasinda oturup DEVRIM yapanlar.Aslinda Bertolt Brecht butun siirlerinde Size sesleniyor,Iyi insan Seni Iyi bir agacin Onune koyup Kursuna dizmek gerekir.Neden?Kendisinin hayatini tehlikeye atmadan Baskasinin eyleminden DEVRIMCILIK yapmak.Maksim Gorki Ve Stalin Kucuk Burjuva Idolijisinin elestirisinde Size yillar once seslendi.Ama siz Ayni tas ayni hamam.
En son KURTULUS tarafından 6. Eki 2017, 02:01 tarihinde darbelendi.

6. Eki 2017, 02:01
Eskiden itibaren mesajları göster:  Sırala  
Yeni başlık gönder Başlığa cevap ver  [ 2 mesaj ] 

Tüm zamanlar UTC + 3 saat


Kimler çevrimiçi

Bu forumu gezen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 0 misafir


Bu foruma yeni başlıklar gönderemezsiniz
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu foruma eklentiler gönderemezsiniz

Aranacak:
Geçiş yap:  
cron
© phpBB® Forum Software • Designed by Vjacheslav Trushkin for Free Forums/DivisionCore.
Türkçe çeviri: phpBB Türkiye Archiv | Contact & Abuse free forum hosting

web tracker